Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Kocaeli İl Teşkilatı tarafından düzenlenen “Türkiye Buluşmaları” programında yaptığı konuşmada ekonomi, siyaset ve dış politika gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin farklı bölgelerini ziyaret ettiklerini belirten Arıkan, vatandaşların en önemli gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu söyledi.
Ankara ile Anadolu’nun gündeminin birbirinden farklı olduğunu savunan Arıkan, “Ankara’nın gündemiyle Anadolu gündemi aynı değil. Ankara’dan ülkeyi yönetmeye çalışanlarla, Anadolu’da ayakta kalmaya çalışanların dertleri aynı değil. Ankara’da her şeyi tartışıyorlar ama emekli maaşını tartışmıyorlar. Her şeyi konuşuyorlar ama asgari ücreti konuşmuyorlar. Her şeyi görüyorlar ama çarşı, pazardaki fiyatları görmüyorlar” dedi.
YOKSULLUK VE GELİR DAĞILIMI ELEŞTİRİSİ
Türkiye’de açlık sınırının 35 bin 174 lira, yoksulluk sınırının ise 114 bin 516 lira olduğunu ifade eden Arıkan, bu rakamların asgari yaşam standartları için gerekli seviyeyi ortaya koyduğunu söyledi. Bir ailenin yoksul sayılmaması için eve yaklaşık 4,5 asgari ücret girmesi gerektiğini belirten Arıkan, ekonomik verilere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bütün bunlar olurken iktidar yetkilileri, efendim, ‘Yüzde 2,5 büyüdük, kişi başına neredeyse 50 bin dolarlık bir alım gücü var, dünyada böyle bir ülke bulmak kolay değil’ diyor. Çok doğru. Emeklinin 20 bin lira asgari ücretlinin 28 bin lira aldığı, iktidarın da 50 bin dolarlık alım gücü olduğuna inandığı bir ülke bulmak, gerçekten mümkün değildir.”
Türkiye’de yaşanan sorunun siyasi görüşler arasındaki bir mücadele olmadığını dile getiren Arıkan, “Bu ülkedeki mücadele, hak yiyenlerle, hakkı yenenlerin mücadelesidir. Yüksek yerlerde torpili olduğu için 3-5 yerden maaş alanlarla, ay sonunu getirmek için pazarda etiket takip edenler arasındadır. İhaleleri adrese teslim alanlarla, borç içinde yaşayan esnaf arasındadır. Kar rekoru kıran banka düzenleriyle borcunu ödeyemeyen milyonlar arasındadır. Kur korumalı sofralarda servet büyütenlerle, çocuğuna tost alamayan anneler arasındadır. Lüks araç konvoylarıyla gezenlerle, işine gitmek için dolmuş parasını hesaplayan emekçiler arasındadır” ifadelerini kullandı.
“BU İKTİDAR TÜRKİYE’Yİ ARTIK TAŞIYAMIYOR”
Türkiye’nin güven ve ahlak krizi yaşadığını öne süren Arıkan, güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyledi. İktidarın ülkeyi yönetme kapasitesini kaybettiğini savunan Arıkan, Cumhurbaşkanı’nın geçmişte kullandığı “metal yorgunluğu” ifadesini hatırlatarak şunları kaydetti:
“Bu iktidar Türkiye’yi artık taşıyamıyor. Sayın Cumhurbaşkanı bir zamanlar, ‘metal yorgunluğu’ demişti… Bu sözün üzerinden neredeyse on yıl geçti… Şimdi, o metal daha da paslandı, o metal daha da çürüdü. Türkiye’yi taşıyamaz hale geldi. Dünyanın büyük kırılmalar yaşadığı, yüz yıllık yeni planların yapıldığı bir dönemde Türkiye, yorgun bir iktidarın gölgesinde yeniden ayağa kalkamaz.”
ABD VE İSRAİL’E SERT ELEŞTİRİ
Dış politika başlığında ABD ve İsrail’e yönelik sert eleştirilerde bulunan Arıkan, bölgede yaşanan gelişmelerin yalnızca ilgili ülkeleri değil tüm mazlum halkları etkilediğini söyledi.
“Katil Amerika’yla Soykırımcı İsrail’in, operasyonlarını sadece askeri bir girişim olarak düşünemeyiz. Bu saldırılar, bir ülkeye değil, bütün mazlum halklara, verilmek istenen bir gözdağıdır. Gazze de, Lübnan’da, İran’da, Yemen’de, Venezuela’da, Latin Amerika’da, Sudan’da, Nijer’de, Grönland’da, Arnavutluk’ta, Dünya’nın hiçbir yeri İsrail ve Amerika’ya karşı güçlü bir birliktelik yapmadıkça, güvende değildir.”
“BU AMERİKA’NIN DOSTLUĞUNDAN KİMSEYE FAYDA GELMEZ”
A Milli Futbol Takımı’na Dünya Kupası’nda başarı dileyen Arıkan, turnuvanın ABD’de düzenlenmesine daha önce de itiraz ettiklerini belirtti. Bazı milli takım kafilelerine yönelik uygulamaları eleştiren Arıkan, şöyle konuştu:
“Sırf hakaret etmek için K9 köpekleriyle, kötü bir muamele ile uyuşturucu araması yapıldı ve bunu kameralar karşısında canlı yayında, yaptılar. Güvenlik tedbiri elbette olacaktır. Buna itirazımız olamaz. Ancak güvenlik tedbiri adı altında, ‘Ben güçlüyüm, istediğime istediğim gibi davranırım’ anlayışı kabul edilemez. Amerika, emperyalisttir, siyonisttir. Bu Amerika’nın dostluğundan kimseye fayda gelmez. İktidar bu zihniyete karşı gereken cevabı şaka gibi ama tanklı tüfekli yaptıkları bir marşla verdi. Ama inşallah Milli Takımımız, bizim çocuklar sahada en güzel cevabı verecekler.”
“BİZİM TEKLİFİMİZ BİRLİKTE YOL YÜRÜMEKTİR”
Konuşmasında tüm kesimlere ortak mücadele çağrısında bulunan Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün Türkiye'nin ihtiyacı olan şey sadece yeni projeler değildir. Yeni bir siyasi ahlaktır. Yeni bir güven sözleşmesidir. Yeni bir toplumsal mutabakattır. Çünkü hiçbir yatırımcı güven olmayan yere yatırım yapmaz. Hiçbir girişimci öngörü olmayan yerde büyüyemez. Hiçbir genç adalet görmediği yerde hayal kuramaz. Bu yüzden 'temiz siyaset' bir ahlak tartışması olduğu kadar aynı zamanda bir kalkınma meselesidir.
Bizim bir teklifimiz var. İçinde bulunduğumuz koşullardan rahatsız olan, gidişata itiraz eden, bu bozuk düzeni değiştirmek isteyen herkese teklifimiz, tüm farklılıklarımıza rağmen, gelir dağılımda, adalet için, yargı mekanizmasının siyasetin aparatı olarak kullanılmasına müsade etmemek için, çocuklarımızın hayallerini, gençlerimizin ve kadınlarımızın umutlarını çoğaltmak ve büyütmek için, bu ülkeyi tolumun her kesimi açısından yaşanabilir kılmak için mücadele eden herkese teklifimiz birlikte yol yürümektir. Milletimizin bizden beklentisi haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı, kimseyi dışarıda bırakmadan, hep birlikte bu coğrafyanın ihtiyacı olan en büyük ittifakı kurmak, büyütmek için en etkin şekilde çalışmamızdır. Biz bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmelerin farkında olarak ve tarihi sorumluluğumuzun bir gereği olarak toplumun farklı kesimlerini barıştırmak, kucaklaştırmak, birleştirmek için gayret edeceğiz. Bizim tercihimiz tarihin doğru tarafında durmak değil, doğru tarafı inşa etmektir."
