Türkiye genelinde yaşanan hayat pahalılığı ve gelirlerdeki erime, vatandaşları tüketici hakem heyeti başvuru yollarını aramaya iterken, borç sarmalı giderek derinleşiyor.
Hukuk büroları tarafından uygulanan baskılar nedeniyle icra iflas kanunu maddeleri yeniden tartışmaya açılırken, mağdurlar avukatlık bürosu telefon tacizi karşısında çaresiz kalıyor.
Vatandaşın gündemindeki en önemli konu ise kredi sicil affı düzenlemesi olmaya devam ediyor.
Bankalara olan borçlarını ödemekte güçlük çeken kişiler, icra dairelerinden önce telefon hatlarının ucundaki tehditkâr seslerle mücadele etmek zorunda kalıyor.
Bankaların alacak takibi için yetkilendirdiği bazı hukuk büroları ve varlık yönetim şirketleri, mesai kavramı gözetmeksizin sabahın erken saatlerinden gece yarılarına kadar borçluları ve ailelerini arayarak taciz boyutuna varan baskılar uyguluyor.
TAKİPTEKİ ALACAKLARDA KORKUTAN ARTIŞ
Nefes'ten Songül Dalgıç Bilgili'nin haberine göre, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan 9 Ocak 2026 tarihli verilere göre, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarında alarm zilleri çalıyor.
Bir yıl içinde yüzde 108 oranında artış gösteren takipteki alacakların toplam tutarı 248 milyar TL barajını aştı.
Özellikle takipteki bireysel kredi kartı borçlarının yüzde 121 artışla 128.6 milyar TL seviyesine ulaşması dikkat çekerken, ihtiyaç kredilerindeki batık tutarı ise yüzde 97 artarak 118 milyar TL sınırına dayandı.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) verileri de tablonun vahametini doğruluyor; yılın sadece ilk 20 gününde icra dairelerine 545 bin yeni dosya eklendi ve toplam açık dosya sayısı 24 milyonun üzerine çıktı.
Kiralık IBAN sektöründe dönen devasa para trafiği şoke etti!
HUKUK TANIMAYAN TAHSİLAT YÖNTEMLERİ
Finans kuruluşları, tahsil edemedikleri alacakları varlık yönetim şirketlerine devrederken, bu süreçte devreye giren bazı avukatlık ofislerinin izlediği yollar şikayet konusu oluyor.
İstanbul Avrupa Yakası bölgesinde kayıtlara geçen çarpıcı bir örnekte, borçlu olmadığı halde yakınının borcu nedeniyle sürekli aranan bir vatandaş, durumu protesto edince avukatın hakaretlerine maruz kaldı.
"Bankaları dolandırıp kaçamazsınız" şeklinde ithamlarla karşılaşan mağdur vatandaş, kişisel verilerinin ihlal edildiği ve huzurunun bozulduğu gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu.
HAPİS KORKUTMASIYLA TAHSİLAT BASKISI
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yaşananları açık bir hukuk ihlali olarak nitelendirdi.
Mehmet Bülent Deniz, şunları söyledi:
"Hukuk büroları tahsil ettikleri tutar üzerinden prim usulü çalıştıkları için borçlu ve yakınlarına sistematik bir taciz uyguluyorlar.
Özel çağrı merkezleri kurup borçlunun annesini, babasını, eşini ve dostunu arıyorlar.
'Borcu ödemezsen hapse girersin, eve gelip eşyalarını kaldırırız' gibi yasal dayanağı olmayan tehditlerle insanları korkutuyorlar."
Mehmet Bülent Deniz ayrıca, federasyona gelen istenmeyen arama şikayetlerinin yüzde 80'inin bu tür tahsilat aramalarından oluştuğuna dikkat çekti.
13 kişi dolandırıldı, ihale ona kaldı: 25 yıl hapis! Arkadaş kurbanı oldu
ÖLÜM DUASI EDEN ÇAĞRI MERKEZİ ÇALIŞANLARI
Şikayetlere yansıyan diyaloglar, tahsilat baskısının insanlık dışı boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.
Mehmet Bülent Deniz, bazı çağrı merkezi personellerinin borçlulara, "Dua ediyoruz baban bir an önce ölür de miras kalınca oradan tahsil ederiz" şeklinde kan donduran cümleler kurabildiğini aktardı.
Bu tür yaklaşımların toplumsal bir yaraya dönüştüğünü belirten Mehmet Bülent Deniz, şöyle konuştu:
"Mevcut yasal takibe düşenlerin dört katı kadar insan da takibe düşme sınırında bekliyor.
Bu durum artık bankacılık sorunu olmaktan çıkıp sosyal bir krize evrildi."
YAPILANDIRMA İÇİN YASAL DÜZENLEME ÇAĞRISI
Yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için çözüm önerisi sunan Mehmet Bülent Deniz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Mehmet Bülent Deniz, banka borçlarının Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranında faizle ve 36 ay vade seçeneğiyle yeniden yapılandırılmasını sağlayacak bir yasanın acilen çıkarılması çağrısında bulundu.
İkinci el piyasasında yaşananlar bu kadarına da pes dedirtti!
