AYM Başkanı Özkaya açıkladı: Tayfun Kahraman kararında iki hak ihlali var

AYM Başkanı Özkaya açıkladı: Tayfun Kahraman kararında iki hak ihlali var

AYM Başkanı Kadir Özkaya, Tayfun Kahraman’ın ikinci bireysel başvurusunda hem adil yargılanma hakkının hem de bireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verildiğini açıkladı. AYM’ye 14 yılda 755 bin 547 bireysel başvuru yapıldığını belirten Özkaya, bugüne kadar 86 bin 849 ihlal kararı verildiğini, bunların yüzde 99,9’unun gereğinin yerine getirildiğini söyledi. Özkaya ayrıca AYM'de bireysel başvuruların ön incelemesinde yapay zekâ kullanımına kısa süre içinde başlanacağını duyurdu.

SİNAN BURHAN - MİLLET HABER AJANSI

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Türkiye Basın Federasyonu Başkanı Sinan Burhan ve federasyonun yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Görüşmede bireysel başvuru sistemi, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı, Yargıtay ve Danıştay’la ilişkiler, Tayfun Kahraman kararı, yüksek yargıdaki iş yükü ve teknolojik dönüşüm başta olmak üzere birçok konu ele alındı.

jh.jpg

Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvurularda bir temyiz veya kanun yolu mahkemesi gibi hareket etmediğini özellikle vurguladı.

“AYM KANUNA UYGUNLUK DEĞİL, ANAYASAL DENETİM YAPAR”

Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay, Danıştay ve diğer yargı kurumları arasında hiyerarşik bir ilişki bulunmadığını belirten Özkaya, her yargı organının görev ve yetkisinin Anayasa ve kanunlarla belirlendiğini söyledi.

Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvurulardaki konumunu şu sözlerle anlattı:

“AYM bireysel başvurularda kanun yolu denetimi yapmamaktadır. Kanuna uygunluk değil, anayasal denetim yapmaktadır.”

Anayasa yargısının artık yalnızca yasaların Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen bir mekanizma olmadığını belirten Özkaya, temel hak ve özgürlüklerin korunması ve demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesinin de anayasa yargısının temel işlevlerinden biri haline geldiğini ifade etti.

vg.jpg

KARARLARDA AİHM VE DİĞER YÜKSEK MAHKEMELER DE İNCELENİYOR

Özkaya, bireysel başvurular incelenirken yalnızca iç hukuk düzenlemelerinin dikkate alınmadığını söyledi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarında kullanılan ilke ve standartların, diğer ülkelerin anayasa mahkemelerinin içtihatlarının ve Türkiye’deki yüksek yargı organlarının kararlarının da titizlikle incelendiğini belirten Özkaya, raportörlerin görüşleri ile Mahkemenin kurumsal birikiminin de değerlendirmeye dahil edildiğini kaydetti.

Bireysel başvurulardaki hak ihlali iddialarının “adalet odaklı bir yaklaşımla” ele alındığını söyledi.

d.jpg

TAYFUN KAHRAMAN KARARINDA İKİ AYRI İHLAL

Özkaya’nın açıklamalarındaki en dikkat çekici bölümlerden biri Gezi Parkı davasında hüküm giyen TAYFUN KAHRAMAN’IN İKİNCİ BİREYSEL BAŞVURUSU oldu.

Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin Kahraman’ın başvurusunda iki ayrı yönden ihlal kararı verdiğini açıkladı.

Buna göre AYM, hem adil yargılanma hakkının hem de bireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

Kararın henüz yayımlanma sürecinde olduğunu belirten Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin görev alanının kişinin suçlu olup olmadığını belirlemek olmadığını vurguladı.

Özkaya, Mahkemenin görevinin yargılama sırasında anayasal ve usule ilişkin güvencelerin sağlanıp sağlanmadığını incelemek olduğunu söyledi.

Tayfun Kahraman hakkındaki ilk AYM kararının da bu çerçevede verildiğini ifade etti.

14 YILDA 755 BİN 547 BİREYSEL BAŞVURU

Özkaya, 2010 Anayasa değişikliğiyle kabul edilen ve 23 Eylül 2012’den itibaren uygulanmaya başlayan bireysel başvuru sistemine ilişkin çarpıcı veriler de paylaştı.

Bireysel başvuruyu Türk hukuk tarihinin en önemli reformlarından biri olarak nitelendiren Özkaya, sistemin devreye girmesinden bugüne kadar Anayasa Mahkemesi’ne toplam 755 bin 547 bireysel başvuru yapıldığını açıkladı.

Bu başvuruların 646 bin 21’i sonuçlandırıldı.

Böylece yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 86’sı karara bağlanmış oldu.

Mahkemenin önünde halen 109 bin 526 derdest bireysel başvuru bulunuyor.

539 BİN BAŞVURUYA KABUL EDİLEMEZLİK

Özkaya’nın verdiği bilgiye göre sonuçlandırılan başvuruların yaklaşık 539 bininde kabul edilemezlik kararı verildi.

Buna karşılık Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru sisteminin başladığı 2012’den bugüne kadar toplam 86 bin 849 ihlal kararı verdi.

Bu ihlal kararlarının yaklaşık 56 bini makul sürede yargılanma hakkına ilişkin başvurulardan oluştu.

Özkaya, bireysel başvuru mekanizması sayesinde Türkiye’de temel hak ve özgürlüklerin korunmasına ilişkin kapsamlı bir içtihat oluştuğunu belirterek, bunun aynı zamanda Türkiye açısından önemli bir insan hakları içtihat bankası ortaya çıkardığını söyledi.

“İHLAL KARARLARININ YÜZDE 99,9’U UYGULANDI”

Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması konusunda son dönemde yaşanan tartışmalara da değinen Özkaya, dikkat çekici bir oran paylaştı.

Özkaya’ya göre AYM tarafından verilen ihlal kararlarının yüzde 99,9’unun gereği yerine getirildi.

Mahkeme bünyesinde ihlal kararlarının uygulanıp uygulanmadığını takip eden özel bir mekanizma bulunduğunu belirten Özkaya, bu oranın bireysel başvurunun etkili bir hak arama yolu olduğunu gösterdiğini ifade etti.

YARGITAY VE DANIŞTAY’LA YENİ “DİYALOG” MODELİ

Özkaya, Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay ve Danıştay arasındaki içtihat farklılıklarının giderilmesi amacıyla yeni bir çalışma yöntemi geliştirdiklerini de açıkladı.

Bir yüksek mahkemenin yerleşik içtihadının değiştirilmesini gerektirebilecek bir durum ortaya çıktığında doğrudan iletişim ve müzakereye önem verdiklerini belirten Özkaya, AYM raportörlerinin ilgili Yargıtay veya Danıştay dairesinin temsilcileriyle bir araya gelmesini sağlayan bir yöntem oluşturduklarını söyledi.

Bu toplantılarda ilgili yüksek mahkeme dairesinin neden belirli bir yönde içtihat geliştirdiğinin dinlendiğini ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunulduğunu anlattı.

“RAPORTÖRLERE TALİMAT VERİLEMEZ”

Anayasa Mahkemesi’nin iç çalışma sistemine ilişkin bilgiler de paylaşan Özkaya, raportörlerin bağımsızlığına özel önem verdiklerini söyledi.

Kendisi dahil hiç kimsenin bir raportöre, “Bu dosyayı şöyle yaz” şeklinde talimat veremeyeceğini belirten Özkaya, raportörlerin değerlendirmelerini özerk biçimde hazırladığını ifade etti.

Dosyaların belirlenmiş öncelik kriterleri ve yerleşik içtihatlar doğrultusunda incelendiğini söyledi.

ANA PRENSİP: “İLK GİREN İLK ÇIKAR”

Özkaya, bireysel başvuruların değerlendirilmesinde temel prensibin “ilk giren ilk çıkar” olduğunu açıkladı.

Ancak bazı dosyalarda öncelikli inceleme yapıldığını belirtti. Buna göre; yaşam hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, tutukluluk, can güvenliği, kararın gecikmesi halinde verilecek kararın anlamını kaybedebileceği durumlar öncelikli dosyalar arasında yer alıyor.

BİREYSEL BAŞVURULARIN YÜZDE 34’Ü ARTIK UYAP’TAN

Anayasa Mahkemesi’nin dijital dönüşümüne ilişkin verileri de paylaşan Özkaya, 1 Ekim 2025 tarihinden itibaren bireysel başvuruların UYAP Avukat Portalı üzerinden elektronik ortamda yapılmaya başlandığını hatırlattı.

Bu tarihten bugüne kadar Mahkemeye yapılan 55 bin 549 bireysel başvurunun 18 bin 726’sı UYAP üzerinden gerçekleştirildi. Böylece elektronik başvuruların toplam içerisindeki oranı yüzde 34’e ulaştı.

AYM’DE YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ BAŞLIYOR

Özkaya’nın açıklamalarındaki bir diğer önemli başlık ise yapay zekâ oldu. Anayasa Mahkemesi’nde yapay zekâ kullanımına ilişkin ciddi çalışmalar yürütüldüğünü belirten Özkaya, sistemin ilk aşamada bireysel başvuru dosyalarının hazırlık süreçlerinde devreye alınacağını söyledi.

Yapay zekâdan; bireysel başvuru formlarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesinde yararlanılması planlanıyor. Sistemin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesi hedefleniyor.

“KARARI YAPAY ZEKÂ VERMEYECEK”

Özkaya, yapay zekânın hukuki karar mekanizmasının parçası olmayacağının özellikle altını çizdi.

“Nihai hukuki değerlendirme ve karar, her zaman olduğu gibi insan aklına ve vicdanına ait olacak. Raportörlerimiz yapay zekâdan yalnızca hazırlık aşamasında faydalanacak.”

Yapay zekâ desteğiyle raportörlerin dosya inceleme yükünün hafifletilmesi ve Mahkemenin günlük işlem kapasitesinin artırılması hedefleniyor.

33 ÜLKENİN YÜKSEK MAHKEMESİYLE İŞ BİRLİĞİ

Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin uluslararası faaliyetlerine ilişkin de bilgi verdi.

Mahkemenin Asya’dan Avrupa’ya ve Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada anayasa yargısı kurumlarıyla iş birliği yaptığını belirten Özkaya, bugüne kadar 33 farklı ülkenin yüksek mahkemesiyle ikili iş birliği anlaşması imzalandığını açıkladı.

Türk devletlerinin anayasa yargısı kurumlarıyla da yakın temas içerisinde olduklarını belirten Özkaya, Türkiye’nin uluslararası anayasa yargısı alanındaki etkinliğinin arttığını söyledi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN