Aziz İhsan Aktaş davasında Utku Çaykara savunma yapıyor: 13 aylık başkanlığımın 8,5 ayını tutuklu geçirdim

Aziz İhsan Aktaş davasında Utku Çaykara savunma yapıyor: 13 aylık başkanlığımın 8,5 ayını tutuklu geçirdim

Aziz İhsan Aktaş davasında, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara duruşmada savunma yaptı. Çaykara, 13 aylık belediye başkanlığının 8,5 ayını tutuklu geçirdiğini ve belediyenin zarar görmediğini vurguladı.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Silivri’de görülen “Aziz İhsan Aktaş davası”nın üçüncü gününde tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara savunma yaptı. Çaykara, sağlık kontrollerine çevik kuvvet eşliğinde götürüldüklerini ve adeta her anlarının kayda alındığını belirterek, ifadesi alınmadan basına servis edilip suçlu ilan edildiğini söyledi.

Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı organize suç örgütünün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla, 33'ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşmasının üçüncü günü sürüyor. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü'nde bulunan duruşma salonunda görülen duruşmada, bazı sanıklar ve avukatları salonda hazır bulundu.

"HAKKIMDA HİÇBİR İFADE, HİÇBİR İŞLEM, HİÇBİR YENİ GELİŞME YAŞANMAMIŞTIR"

"İhaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" iddialarıyla 4 Haziran 2025'te tutuklanan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, savunmasında şunları kaydetti:

"Kasım 2024'te, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belediyemize bir yazı gönderilmiş ve bugün eylem 28 kapsamında yargılandığımız ihale dosyası istenmiştir. Belediye yönetimi tarafından yapılan hazırlıkların ardından bu dosya savcılığa iletilmiştir. Ardından savcılık makamı, söz konusu ihalenin iptal edildiğini, bu nedenle dosyanın gerekli olmadığını belirterek, mevcut diğer ihale dosyalarının gönderilmesini istemiştir. Bu talimat doğrultusunda, eylem 29 kapsamında yargılanmama konu olan dört ayrı ihale dosyası da hazırlanarak Kasım 2024'te bizzat savcılığa teslim edilmiştir. Yani Sayın Başkan, Kasım 2024 itibarıyla, bugün yargılandığım eylem 28 ve eylem 29 kapsamındaki tüm ihale dosyaları savcılığın bilgisi ve tasarrufu altındadır. Bu tarihten sonra, ilk operasyonun gerçekleştiği Mayıs 2025'e kadar, hakkımda hiçbir ifade, hiçbir işlem, hiçbir yeni gelişme yaşanmamıştır.

31 Mayıs 2025 tarihinde, bir şafak operasyonuyla, narkotik şube ekipleri tarafından evimde arama yapılarak gözaltına alındım. Burada özellikle belirtmek isterim ki; üç gün boyunca, narkotik birimde, uyuşturucu kokuları içerisinde nezarethanede tutulduk. Hiçbir soru sorulmadı. Sağlık kontrollerine çevik kuvvet eşliğinde, tek sıra halinde götürüldük. Adeta bir prodüksiyon düzenlenmiş gibi, her anımız kayıt altına alındı. Daha ifademiz bile alınmadan, bu görüntüler basına servis edilerek, toplum nezdinde peşinen suçlu ilan edildik. Bir gün önce üç nikâh kıymış, yüzlerce insanla kucaklaşmış bir insan olarak uyuyup; ertesi sabah suçlu muamelesiyle uyanmak, yalnızca beni değil, ailelerimizi de derinden yaralamıştır. Allah kimseye böyle bir süreci yaşatmasın."

"HUKUKEN İŞLEYEMECEĞİM BİR SUÇTAN TUTUKLANDIM"

Başkan Çaykara, savcılıkta kendisine yöneltilen tek somut iddianın, 11 Mayıs 2025 tarihli bir etkin pişmanlık ifadesine dayandığını, bu ifadede, "Beşiktaş Belediyesi’ndeki hak ediş ödemeleri karşılığında, bir belediye başkan adayının seçim çalışmaları için para talep edildiği"nin ileri sürüldüğünü aktardı.

Emniyette ve savcılıkta da seçime 39 gün kala, adaylık sürecinin ne denli yoğun ve yıpratıcı olduğunu, böyle bir süreçte böyle bir taleple ilgili bilgisininin bulunmadığını, o tarihte kamu görevlisi olmadığını açıkça anlattığını kaydeden Çaykara, savunmasına şöyle devam etti:

"Buna rağmen, hukuken işleyemeceğim bir suçtan tutuklandım. Size soruyorum, savcılık makamı, Kasım 2024'ten itibaren ihale dosyalarını bilmesine rağmen, Aziz İhsan Aktaş'ın 11 Mayıs 2025'te alınan etkin pişmanlık ifadesinde neden Aktaş'a ihalelere ilişkin tek bir soru dahi yöneltmedi? Tutuklandıktan aylar sonra, dosyada hiçbir yeni delil ortaya çıkmadan, aynı ifade yorumlanarak değiştirilmiş, iddialar Beşiktaş Belediyesi’nden Avcılar Belediyesi ihalelerine kaydırılmış, bir anda rüşvet ve ihaleye fesat iddiası oluşturulmuştur.

İçinde bulunduğumuz durumun ne kadar karmaşık ve ne kadar ironik olduğunu göstermek için aslında söylenecek çok fazla söz yoktur. Dosya zaten bunu açıkça ortaya koymaktadır. Dosyada yer alan ve eylem 28 ile eylem 29'u kapsayan teknik bilirkişi raporları, gerek soruşturma makamı tarafından alınan raporlar gerekse tarafımızca sunulan raporlar incelendiğinde, tamamının sonuç bölümünde açık ve net şekilde 'ihaleye fesat suçu oluşmamıştır' tespiti yer almaktadır. Sadece benim sunduğum raporda değil, iddia makamının dayandığı teknik raporlarda da ihale alan firma açısından da ihaleye fesat suçu oluşmadığı açıkça ifade edilmiştir. Şimdi burada şu soruyu sormak zorundayım Sayın Başkan, ihaleyi alan firma dahi ihaleye fesat suçunun oluşmadığını kabul ederken, benim bu firma ile ihaleye fesat karıştırmak veya rüşvet ilişkisi kurmak amacıyla nasıl bir suç ilişkisi içerisinde olduğum iddia edilebilir? Ben hangi somut fiil ile hangi hukuki sorumluluk çerçevesinde bu suçun parçası haline getiriliyorum?"

"İFADELERİN SONRADAN DEĞİŞTİRİLEREK YENİ BİR KURGU OLUŞTURULDUĞU AÇIKÇA GÖRÜLMEKTEDİR"

Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, dosyada ayrıca, ihale alan firma adına düzenlenmiş bir hukuki mütalaanın bulunduğunu, avukatlarının bu mütalaaya ilişkin ayrıntılı değerlendirmeleri yapacağını bildirdi.

Çaykara, "Ancak mütalaanın içeriğine bakıldığında, firma yetkilisinin 11 Mayıs 2025 tarihli ifadesiyle Aziz İhsan Aktaş'ın kendisini mağdur olarak tanımladığı görülmektedir. İddianamede kendim bir şey fark ettim. Eylem 44'te deniyor ki, o dönemde belediye başkanı olmadığım için 'rüşvet' suçu oluşamıyormuş. Benim 'ihaleye fesat karıştırma' ile suçlandığım iddianamede, 'rüşvet' suçunun oluşamayacağı yazıyor. Rüşvet olmadan ihaleye fesat karıştırma suçu nasıl işlenecek? Bir bağ kurulamamış… Bu dosyada anlatıldığı şekliyle oluşturulmak istenen kurguya karşı, sözlerimi vicdanlarınıza hitap ederek söylemek istiyorum. Hakkımda ileri sürülen tüm isnatlara ayrıntılarıyla ve samimiyetle cevap vermek isterdim. Ancak Kasım ayından itibaren ihale dosyalarının tümü bilinmesine rağmen, mayıs ayında tek bir 'etkin pişmanlık' ifadesiyle dosyanın yönünün tamamen değiştirilmiş olması, savunma hakkının fiilen sınırlandığını da göstermektedir. İsnat edilen suçlar, benim hayatın olağan akışı içerisinde işlemesi mümkün olmayan suçlardır. Dosya kapsamına bakıldığında, somut hiçbir birleşme, irtibat ya da delil bulunmamasına rağmen, ifadelerin sonradan değiştirilerek yeni bir kurgu oluşturulduğu açıkça görülmektedir."

"TOPLAM 13 AY GÖREV YAPTIM. BUNUN 8,5 AYINI TUTUKLU GEÇİRDİM"

Adaylık döneminin, hayatının en yoğun, en yıpratıcı ve en stresli dönemlerinden biri olduğunu, gece gündüz sahada olunan, binlerce insanla temas edilen, aynı anda onlarca kurumsal sorumluluğun taşındığı bir seçim süreci yaşadığını anlatan Başkan Çaykara, şöyle devam etti:

"Böyle bir dönemde, bir ihale sürecini manipüle etmeye yönelik herhangi bir irade ya da menfaat ilişkisi içinde bulunmam hayatın olağan akışına açıkça aykırıdır. Sayın Başkanım; Allah nasip etti, milletimiz takdir etti. 33 yaşında Avcılar Belediye Başkanı seçildim. Toplam 13 ay görev yaptım. Bunun 8,5 ayını tutuklu geçirdim. Bu süre içerisinde, yaklaşık 13,5 milyon TL bedelli işler gerçekleştirilmiş, belediyenin tek kuruş zarara uğramadığı, işlerin eksiksiz ve mevzuata uygun şekilde tamamlandığı dosya kapsamındaki belgelerle sabittir. İddia edildiği gibi lehine hareket edildiği söylenen firmaya dahi, en küçük bir imtiyaz tanınmamış; aksine, eksik ya da hatalı işlerde tek kalemde ceza kesilmiş, gerektiğinde sözleşmeler iptal edilmiştir. Hak edişler eksiksiz yapılmış, hiçbir çalışanın hakkına tek kuruş dahi girilmemiştir. Buna rağmen iddianamenin en başında 'suçtan zarar gören Avcılar Belediyesi' denilmektedir.

Sayın Başkanım, tek kuruş kamu zararı olmayan Avcılar Belediyesi’nin neyinin zarar gördüğünü gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Ancak ben size Avcılar Belediyesi’nin nasıl ve neden zarar gördüğünü anlatayım. Dosyada yer alan 9 Mayıs 2025 tarihli Belediye Meclisi kararını dikkatinize sunuyorum. Tutuklanmamdan yalnızca 15-20 gün önce; AK Parti, MHP ve CHP’li meclis üyelerinin oy birliğiyle, Avcılar Belediyesi’ne 120 adet aracın satın alınmasına karar verilmiştir. Aylar süren İller Bankası ve Bakanlık görüşmeleri sonucunda bütçe ayarlanmış, belediyenin tüm araçlarının öz malı olması hedeflenmiştir. Ancak bu dosya ve tutuklama süreci nedeniyle; bakanlık izni iptal edilmiş, araç alımı askıya alınmış, belediye tekrar tekrar ihaleye çıkmak zorunda bırakılmıştır. İşte Avcılar Belediyesi bundan zarar görmüştür. Aynı şekilde; sürekli belirsizlik, yönetimde aksama, moral bozukluğu, çalışma temposunun düşmesi nedeniyle kamu hizmetleri sekteye uğramıştır.

"DEPREM" HATIRLATMASI...

Deprem gerçeği ortadayken, İstanbul için kaybedilecek tek bir saniye dahi yokken; biz 8,5 aydır burada tutuluyoruz. Oysa bu süreçte, 25 yıldır çözülemeyen sorunlar için Bakanlıklar ve Büyükşehir Belediyesi ile somut ve kararlı adımlar atılmıştı. Bu çalışmalar maalesef yarım kalmıştır.
Zarar gören varsa, sahada biz görüyoruz. Sokakta göz göze geldiğimiz çocukların, annelerin, yaşlıların gözlerindeki kırgınlığı biz hissediyoruz.

Son olarak şunu söylemek isterim, 18 yaşımda, baba yadigârı olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldum. Bugüne kadar partimde birçok görev aldım. 81 il, yüzlerce ilçe gezdim. 32 yaşında milletvekili adayı oldum. 33 yaşında Avcılar Belediye Başkanı seçildim. 34 yaşında tutuklandım. Ben bu memlekete hizmet etmekten başka bir niyet taşımadım. Bu ülkenin sokaklarında, insanlarında, çocuklarında geleceği gördüm. Bugün burada yüreğimden geçen tek şey şudur: Geleceğe bırakılacak en büyük miras adalettir. Bu nedenle heyetinizden; öncelikle tahliyemi, ardından da beraatimi talep ediyorum."

Utku Caner Çaykara'nın annesi, oğlunun savunmasını ağlayarak dinledi. Çaykara'nın savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN