Emeklilikte yeni kriz kapıda: Daha fazla prim ödeyip daha düşük maaş alacaklar

Emeklilikte yeni kriz kapıda: Daha fazla prim ödeyip daha düşük maaş alacaklar

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN) 2 No'lu Şube Başkanı Yaşar Polat, Ramazan Bayramı öncesinde emekli ikramiyesinin 4.000 TL düzeyinde kalabileceğine söyledi ve 5510 sayılı kanunun yarattığı hak kayıplarına dair önemli veriler sundu. Yaşar Polat, prim gün sayısı artsa bile emekli aylıklarının düştüğünü belirterek sosyal güvenliğin bir lütuf değil, kazanılmış bir hak olduğunu hatırlattı.

2026 Ramazan Bayramı emekli ikramiyesi için resmi kanallardan henüz bir duyuru gelmezken Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN) 2 No'lu Şube Başkanı Yaşar Polat, emeklilik sistemindeki darboğaza dair uyarılarda bulundu.

Emekli maaşları ne kadar oldu sorusuna yanıt arayan milyonlarca vatandaş için geçen yıl ödenen 4.000 TL tutarındaki ikramiyenin aynı seviyede kalabileceği öngörülüyor.

Yaşar Polat, EYT son durum düzenlemelerine rağmen SGK prim gün sayısı yükselen çalışanların bile aylık bağlama oranlarındaki düşüş nedeniyle mağduriyet yaşadığını ifade etti.

"5510 SAYILI KANUN SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİNİ SARSTI"

Yeni Ankara'dan İpek Necmiye Çakır'ın haberine göre, HABER-SEN 2 Nolu Şube Başkanı Yaşar Polat, özellikle 2008 tarihinde uygulamaya giren yasal düzenlemelerin çalışan kesimin emeklilik haklarında telafisi güç yaralar açtığını dile getirdi.

Yaşar Polat'a göre emeklilik dönemi, günümüzde pek çok birey için ekonomik zorlukların başladığı bir sürece dönüştü.

Türkiye'deki sosyal güvenlik yapısının uzun seneler boyunca emekçilerin ödediği primler ve harcadığı mesai üzerine inşa edildiğini hatırlatan Yaşar Polat, 2008'de yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile sistemde köklü bir kırılma yaşandığını belirtti.

Bu düzenlemenin basit bir teknik revizyon olmadığını savunan Yaşar Polat, yasanın emekçilerin yıllar içinde elde ettiği kazanımların aşınması anlamına geldiğini söyledi.

haber-sen-2-nolu-sube-baskani-yasar-polat.jpg
Yaşar Polat

"ESKİ SİSTEMDE SSK VE BAĞ-KUR ÇALIŞANLAR İÇİN DAHA AVANTAJLIYDI"

Yaşar Polat, 5510 sayılı kanun öncesindeki dönemde Türkiye'de sosyal güvenlik hizmetlerinin üç ana kurum üzerinden sağlandığını kaydetti.

İşçiler için SSK, esnaf kesimi için BAĞ-KUR ve kamu görevlileri için Emekli Sandığı sistemlerinin devrede olduğunu hatırlattı.

Yaşar Polat, söz konusu dönemdeki modellerin çalışanların hakları ve mali gelecekleri açısından günümüzdeki mevcut şartlara oranla çok daha büyük avantajlar barındırdığının altını çizdi.

"DAHA FAZLA ÇALIŞIP DAHA FAZLA PRİM ÖDEYENLER DAHA AZ MAAŞ ALIYOR"

Sosyal güvenlik sisteminin 2008 sonrası dönemde emeklilik şartlarını daha da ağırlaştırdığını dile getiren HABER-SEN 2 No'lu Şube Başkanı Yaşar Polat, bu süreçte emeklilik yaşının yukarı çekildiğini ve gereken prim gün sayısının artırıldığını ifade etti.

En kritik sorunun emekli maaşı hesaplamalarında kullanılan aylık bağlama oranının (ABO) ciddi oranda düşürülmesi olduğunu vurgulayan Yaşar Polat, bu durumun emekli aylıklarında hissedilir bir erimeye yol açtığını belirtti.

Mevcut çarpıklığı şu sözlerle özetledi:

"Vatandaşlar sistemde daha uzun süre kalıp daha yüksek miktarda prim ödemelerine karşın, emekli oldukları vakit eskiye nazaran çok daha düşük maaşlarla yetinmek zorunda kalmaktadır."

"3600 EK GÖSTERGE EMEKLİ İKRAMİYELERİNİ VE MAAŞLARI DOĞRUDAN ETKİLEYECEK"

Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) konusundaki gelişmelerin sosyal güvenlik mekanizmasındaki eşitsizlikleri daha görünür kıldığını söyleyen Yaşar Polat, yapılan yasal düzenlemelere rağmen sistemin özündeki problemlerin varlığını koruduğunu belirtti.

Gündemdeki bir diğer hayati konunun 3600 ek gösterge olduğunu hatırlatan HABER-SEN 2 No'lu Şube Başkanı, ek gösterge düzenlemesinin sadece aktif çalışanların mevcut gelirini değil, aynı zamanda emekli aylıklarını ve emekli ikramiyelerini de doğrudan belirleyen bir unsur olduğunu sözlerine ekledi.

"SOSYAL GÜVENLİK BİR LÜTUF DEĞİL, ÇALIŞANLARIN ALIN TERİYLE KAZANDIĞI HAK"

Mevcut ekonomik ve yasal tabloda sosyal güvenlik sisteminin çalışanların gelecek beklentilerini karşılamaktan uzak bir noktaya savrulduğunu savunan Yaşar Polat, yükselen emeklilik yaşı ve düşen bağlama oranları nedeniyle maaşların reel olarak değer kaybettiğini ifade etti.

Açıklamasını şu uyarıyla tamamladı:

"Şu gerçek asla unutulmamalıdır; sosyal güvenlik bir lütuf veya bağış değil, çalışanların alın teriyle ve yıllar süren çabasıyla hak ettiği temel bir güvencedir.

Sosyal devlet ilkesinin gereği, bu hakkı zayıflatmak ya da budamak değil, tam aksine daha da güçlendirerek korumaktır."

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN