Kışın yorgunluğunu üzerinden atan doğanın uyanışını simgeleyen Marteniçka, Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan en zarif geleneklerden biri olarak biliniyor. Yalova Balkan Göçmenleri Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal-Göç), bu kadim kültürü yaşatmak ve tüm kente yaymak için dev bir etkinliğe imza atıyor. 17 bin adet el emeği marteniçkanın hazırlanmasıyla başlayan süreç, 1 Mart’ta Yalova meydanlarında görsel bir şölene dönüşecek. Sadece bir bileklik değil, bir geçmişle bağ kurma ritüeli olan bu geleneğin hikayesi ve uygulama biçimi ise her yıl olduğu gibi bu yıl da merak konusu.
YALOVA’DA 17 BİN EL EMEĞİ MARTENİÇKA İÇİN GERİ SAYIM
Yalova BAL-GÖÇ Kadın Kolları, haftalar öncesinden başladıkları yoğun mesaide sona yaklaştı. Şarkılar ve maniler eşliğinde tek tek örülen 17 bin marteniçka, baharın ilk günü olan 1 Mart 2026 Pazar günü 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda halkla buluşacak. Bal-Göç Kadın Kolları Başkanı Gönül Yüzer, bu geleneğin Balkan sokaklarının kokusunu ve çocukluk hatıralarını taşıdığını belirterek tüm Yalovalıları bu anlamlı etkinliğe davet etti.

"BABA MARTA"NIN HUYSUZLUĞUNU ALAN RENKLER
Kökeni çok eski tarihlere dayanan Marteniçka, Bulgar folklorunda "Baba Marta" (Marta Nine) günleriyle özdeşleşir. İnanışa göre Mart ayının değişken havası, Marta Nine’nin huysuzluğundan gelir. Onu neşelendirmek ve baharı bollukla karşılamak için kullanılan kırmızı ve beyaz iplerin her birinin derin bir anlamı vardır:
Beyaz Renk: Asaleti, masumiyeti, saflığı ve uzun ömrü simgeler.
Kırmızı Renk: Sağlığı, yaşama enerjisini, gücü ve bereketi temsil eder.
PİZJO VE PENDA OLMADAN OLMAZ
Marteniçkaların en belirgin figürleri, iplerden yapılan iki küçük bebektir. Beyaz olan erkek figüre Pizjo, kırmızı olan kadın figüre ise Penda adı verilir. Bu iki karakter, yaşamın döngüsünü, kadın ve erkek arasındaki uyumu ve doğanın dengesini sembolize eder. Geleneksel olarak bu süslerin satın alınmaması, mutlaka bir başkası tarafından hediye edilmesi veya sevgiyle elde hazırlanması gerektiğine inanılır.

DİLEKLER NE ZAMAN VE NASIL GERÇEKLEŞİR?
Marteniçka takmanın belirli bir takvimi olsa da, çıkarmanın zamanını doğanın kendisi belirler. 1 Mart sabahı bileklere takılan veya kıyafetlere iğnelenen bu ipler için kalpten bir dilek tutulur. Dileğin kabul olması için marteniçkanın şu üç durumdan biriyle doğaya dönmesi şarttır:
Leylek veya Kırlangıç Görmek: Gökyüzünde bu göçmen kuşlardan birini gördüğünüz an bilekliği çıkarmanız gerekir.
Çiçek Açan Bir Ağaç: Eğer kuşları göremezseniz, tomurcuklanan bir meyve ağacının dalına bilekliğinizi bağlayabilirsiniz.
Taş Altına Saklamak: Bazı yörelerde bileklik bir taşın altına konur; bir süre sonra bakıldığında altında karınca varsa, o yılın çok bereketli geçeceği söylenir.
