İstanbul Büyükçekmece Adliyesi’nde adli emanetten 25 kilo altın ve 50 kilo gümüşün çalındığı skandala ilişkin soruşturmada kritik bir detay netleşti. Yapılan incelemelerde çalınan ziynetlerin, göçmen kaçakçılığı ve usulsüz vatandaşlık soruşturması kapsamında el konulan ziynet eşyaları olduğu belirlendi. KARAR’ın ulaştığı bilgilere göre, söz konusu ziynetlerin neredeyse tamamının Medet Anlı suç örgütü kapsamında el konulan ziynetler olduğu ortaya çıktı.
ALTINLAR GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI DOSYASINDANDI
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, 23 Eylül’de Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan operasyon kapsamında 100’ün üzerinde şüpheli gözaltına alınmış, operasyon kapsamında iki kuyumcudaki ziynet eşyalarına el konulmuştu. Bu operasyonun, yabancı uyruklu kişilere usulsüz şekilde konut satışı yapılarak vatandaşlık sağlandığı iddialarına dayandığı öğrenildi. El konulan altın ve gümüşlerin büyük bölümünün bu dosyadan adli emanete alındığı ve daha sonra çalındığı tespit edildi. Adı son dönemde organize suç iddialarıyla gündeme gelen Medet Anlı, gayrimenkul ve vatandaşlık danışmanlığı üzerinden faaliyet yürüten bir yapı ile anılıyor.
Savcılık dosyalarına yansıyan iddialara göre Anlı ve bağlantılı kişiler, yabancı yatırımcılara vatandaşlık vaadiyle yüksek meblağlar karşılığında konut satışı organize etti. Sistem, taşınmaz satış bedellerinin resmi kayıtlarda farklı gösterilmesi üzerine kuruluydu.
İddiaya göre bazı yabancılara “vatandaşlık paketi” adı altında daha düşük meblağlar söylenirken, tapu işlemlerinde satışların çok daha yüksek bedeller üzerinden gösterildiği; bu yöntemle hem vatandaşlık kriterlerinin sağlandığı hem de kara para aklama mekanizması kurulduğu öne sürüldü. Soruşturma kapsamında incelenen işlemlerde, taşınmaz satışlarında çifte fiyat uygulaması dikkat çekti. İddiaya göre yabancı uyruklu kişilerden alınan paranın bir bölümü resmi satış bedeli dışında tutuldu. Bu yöntemle hem göçmen kaçakçılığı zinciri kurulduğu hem de kayıt dışı para trafiği oluşturulduğu değerlendiriliyor. El konulan ziynetlerin de bu sistemden elde edilen gelirlerle bağlantılı olduğu belirtiliyor.

site yönetimi tarafından gönderilen mesajlar.
MEDET ANLI KİMDİR?
“Suç örgütü lideri” olarak anılmasından önce “iş insanı” olarak bilinen Medet Anlı inşaat sektöründe oldukça bilinen bir isim. Özellikle yabancılara yönelik satışları üzerine geçmişte verdiği bir demeç, bugün tutuklu olduğu "Muvazaalı Gayrimenkul Satışı” dosyasıyla ilgili ciddi ipuçları veriyor. 2021’in kasım ayında DHA’ya konuşan Anlı’nın “Yabancıya 400 milyon liralık konut sattık. Ayda 80-100 konut satıyoruz, en çok konut sattığımız ülkelerin başında İran, Fas, Lübnan, Kuveyt geliyor. Yeni yılda hedefimiz ayda 200 konut satmak; 3 yıl içinde 11 bin konutu bitirip, teslim etmeyi ve yüzde 100 büyümeyi hedefliyorum” ifadeleri "Muvazaalı Gayrimenkul Satışı” iddialarının tutuklanmasından seneler öncesine dayandığını, bunu da açık açık yaptığını gösteriyor.
Anlı’nın adı yalnızca "Muvazaalı Gayrimenkul Satışı” soruşturmasında değil, geçmişteki konut projeleri nedeniyle de tartışma konusu olmuştu. Sosyal medyada kurulan mağdur gruplarında, Anlı ile bağlantılı projelerden ev alan ya da kiracı olan çok sayıda kişinin şikâyetleri yer alıyor. “Hayatpark mağdurları” adıyla açılan gruplarda paylaşılan mesajlarda, site yönetiminin aidat baskısı, icra tehditleri ve hizmet kesintisi uyarıları dikkat çekiyor. Bazı mesajlarda aidat ödenmemesi halinde su, elektrik, asansör ve temizlik hizmetlerinin durdurulacağı yönünde bildirimler paylaşıldı. Mağdurlar ayrıca tamamlanmayan projeler, altyapı sorunları ve yaşam koşullarına ilişkin görüntüler paylaşarak yıllardır çözüm beklediklerini dile getiriyor.
KENDİ ALTINLARINI ÇALDIRMIŞ OLABİLİR Mİ?
Adliye soygununa ilişkin soruşturmada en dikkat çekici başlıklardan biri de bu bağlantı oldu. Çalınan ziynetlerin doğrudan göçmen kaçakçılığı dosyasına ait olması, hırsızlığın hedefli bir operasyon olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Büyükçekmece Adliyesi’ndeki emanet kasası soygununda tutuklu sayısı artarken, firari şüpheliler için yakalama çalışmaları sürüyor. Soruşturmanın hem adliye içindeki güvenlik zafiyetine hem de ziynetlerin ait olduğu suç ağlarına odaklandığı belirtiliyor.
