Büyük umutlarla ve birikimlerle bayiden sıfır kilometre olarak satın alınan bir aracın aslında fabrikasyon hatalarla dolu olduğunu öğrenmek, bir sürücünün başına gelebilecek en büyük talihsizliklerden biri. Yargıtay'ın devreye girmesiyle birlikte, milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren ve ezberleri bozan yeni dönem resmen başladı. Peki, bayilerin standartlara uygun savunmasını yıkan süreç nasıl gelişti?
Adana'da yaşanan olayda, direksiyonuna geçtiği aracını bir süre kullandıktan sonra satmaya karar veren vatandaş, rutin bir ekspertiz kontrolü sırasında hayatının en büyük sürpriziyle karşılaştı. Aracın sol kapısında, orta direğinde ve marşpiyelinde referans değerlerin çok üzerinde boya tespit edildi. Jelatinini kendi soyduğu otomobilde böylesi bir durumla karşılaşan mağdur sürücü, durumu derhal yetkili bayiye bildirerek ayıpsız bir araçla değişim talep etti ancak kapılar yüzüne kapanınca tek çareyi mahkemeye başvurmakta buldu.

SIFIR OTOMOBİLDE EKSPERTİZ ŞOKU
Mahkeme sürecinde davalı şirket, araçtaki boya kalınlığının fabrika standartlarına uygun olduğunu iddia ederek suçu müşteriye atmaya çalıştı. Ancak mahkemece görevlendirilen bağımsız bilirkişilerin yaptığı detaylı teknik inceleme, gerçeği gün yüzüne çıkardı. Bilirkişi raporu, araçtaki boya akıntılarının ve kalınlığın tamamen üretim ve tasarım aşamasındaki hatalardan kaynaklandığını, tüketicinin en ufak bir kusurunun bulunmadığını belgeledi.
Bu raporun ardından yerel mahkeme doğrudan aracın sıfırıyla değiştirilmesine karar verse de, dosyanın temyiz için gittiği yüksek mahkemeden süreç açısından çok farklı ve dengeleri değiştirecek yepyeni bir hukuki yorum geldi.
YARGITAY, YENİ DÖNEMİ BAŞLATTI
Dosyayı inceleyen Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi, araçtaki sorunun sürüş güvenliğini engelleyen veya yolcu taşımayı imkansız kılan bir kusur olmadığını, bu nedenle doğrudan değişim kararının orantısız olacağını belirtti.
Yüksek mahkeme, söz konusu durumun imalat aşamasında meydana gelen gizli bir ayıp olduğunu kabul ederek, tüketicinin uğradığı değer kaybının nakden ödenmesi gerektiğine hükmetti. Bu emsal niteliğindeki karar, ikinci el piyasasında otomobilinin değeri düşen binlerce sürücü için dev bir umut kapısı araladı. Artık sıfır km aldığı otomobilde fabrikasyon boya hatası çıkan vatandaşlar, aracı iade edemeseler dahi oluşan değer kaybını bayiden yasal olarak tahsil edebilecek.

GİZLİ AYIP DURUMUNDA TÜKETİCİ NE YAPMALI?
Sıfır km araçlarda karşılaşılan bu tür gizli ayıplar karşısında tüketicilerin haklarını ararken zaman kaybından kaçınmaları büyük önem taşıyor. Ekspertiz raporuyla durum belgelendiği andan itibaren, zaman kaybetmeden noter kanalıyla bayiye ihtarname çekilmesi adli sürecin ilk ve en kritik adımı olarak öne çıkıyor. Hak arama mücadelesinde aracın garanti süresine bakılmaksızın, gizli ayıbın öğrenildiği tarihten itibaren yasal hakların kullanılabileceği unutulmamalı.
Tüketici mahkemelerine başvururken bağımsız ve tarafsız kurumlardan alınan ekspertiz belgelerinin dosyaya eklenmesi, dava sürecinin hızlanmasını ve mağduriyetin en kısa sürede giderilmesini sağlıyor.
İKİNCİ EL PİYASASINDA SÜREÇ NE?
Otomotiv sektöründe üretim bandından çıkan bazı araçların, fabrikadaki kalite kontrol aşamasında çift kat boyaya tabi tutulduğu bilinen bir gerçek. Ancak bu durumun satış esnasında tüketiciye açıkça bildirilmemesi, ileride aracın ikinci el satışı sırasında ağır bir değer kaybına yol açabiliyor. Yargıtay'ın verdiği bu karar, otomobil bayilerinin satış öncesinde araç üzerindeki tüm fabrikasyon rötuşları ve boya kalınlıklarını müşteriye şeffaf bir şekilde açıklama zorunluluğunu da beraberinde getiriyor. Aksi takdirde bayiler, aradan yıllar geçse bile gizli ayıptan doğan maddi tazminatları ve değer kayıplarını ödemekle karşı karşıya kalacak.
