Türkiye’nin Çin’den ithal edilen elektrikli ve bazı diğer otomobillere uyguladığı ek vergiler ile ithalat şartları, Dünya Ticaret Örgütü’nde Türkiye aleyhine önemli sonuçlar doğuran bir karara konu oldu. Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından DTÖ’nün WT/DS629/R numaralı panel raporunu paylaşarak iktidara sert eleştiriler yöneltti.
Yavuzyılmaz, “AKP, Dünya Ticaret Örgütü’ndeki ‘Çin otomobilleri’ davasını kaybetti” ifadelerini kullanırken, kararın Türkiye açısından yıllık en az 100 milyon dolarlık bir maliyet doğuracağını hesapladıklarını ileri sürdü.
DTÖ’nün resmi karar özeti ise Çin’in bütün iddialarının kabul edilmediğini, ancak özellikle elektrikli araçlar, belirli hibrit araçlar ve ithalat izin sistemi bakımından Türkiye aleyhine önemli ihlal tespitleri yapıldığını gösteriyor.
DAVA 2024’TE ÇİN’İN BAŞVURUSUYLA BAŞLADI
Çin, 8 Ekim 2024’te Türkiye’nin Çin menşeli elektrikli araçlara uyguladığı ek vergiler, ithalat izin belgesi sistemi ve diğer bazı otomobil türlerine getirilen ek mali yükümlülükler nedeniyle DTÖ nezdinde istişare talebinde bulundu.
Kasım 2024’te yapılan görüşmelerden sonuç çıkmayınca Çin, Ocak 2025’te panel kurulmasını istedi. DTÖ Uyuşmazlıkların Halli Organı, 24 Şubat 2025’te paneli kurdu. Panel raporu ise 28 Temmuz 2026’da DTÖ üyelerine dağıtıldı.
ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA ÇİN HAKLI BULUNDU
DTÖ panelinin en önemli tespitlerinden biri, Çin’den ithal edilen elektrikli otomobillere yönelik ilave vergiler konusunda oldu.
Panel, Türkiye’nin elektrikli araçlara uyguladığı ek vergilerin DTÖ kapsamındaki tarife taahhütlerini aştığı ve Çin menşeli ürünlere Türkiye’nin tarife çizelgesinde öngörülenden daha olumsuz muamele uyguladığı sonucuna vardı.
Buna göre uygulama, GATT 1994’ün II:1(a) ve II:1(b) maddelerine aykırı bulundu.
BAZI HİBRİT ARAÇLARDA DA TÜRKİYE ALEYHİNE KARAR
Panel, hibrit araçların tamamında aynı sonuca ulaşmadı. HS 2017 tarife sisteminden önce belirli 34 tarife pozisyonunda sınıflandırılacak hibrit araçlara getirilen ek vergiler, Türkiye’nin DTÖ taahhütlerini aştığı gerekçesiyle kurallara aykırı bulundu.
Ancak söz konusu 34 tarife pozisyonunun dışında kalan hibrit araçlar açısından Çin’in iddiaları kabul edilmedi.
BENZİNLİ ARAÇLARDA ÇİN İDDİASINI KANITLAYAMADI
Panel kararının Türkiye lehine olan önemli bölümlerinden biri ise içten yanmalı motorlu araçlara ilişkin oldu. Çin, benzinli ve diğer içten yanmalı motorlu otomobillere getirilen ek vergilerin DTÖ kurallarına aykırı olduğunu kanıtlayacak yeterli hukuki temeli ortaya koyamadı. Bu nedenle bu başlıkta Türkiye aleyhine ihlal kararı çıkmadı.
TÜRKİYE’NİN “SAĞLIK VE DOĞAL KAYNAKLAR” SAVUNMASI KABUL EDİLMEDİ
Türkiye, bazı ek vergilerin insan, hayvan ve bitki yaşamının korunması ile doğal kaynakların korunması gerekçeleriyle meşru olduğunu savundu. Ancak DTÖ paneli bu savunmaları kabul etmedi.
Panel, Türkiye’nin söz konusu vergilerle insan, hayvan veya bitki sağlığına yönelik belirli bir risk arasında yeterli bağ kuramadığına ve vergilerin doğal kaynakların korunmasıyla bağlantısını ortaya koyamadığına hükmetti.
İTHALAT İZİN SİSTEMİ DE AYRIMCI BULUNDU
Kararın Türkiye açısından en kritik başlıklarından biri de Çin’den gelen elektrikli ve haricen şarj edilebilir hibrit araçlara uygulanan İthalat İzin Belgesi Sistemi oldu.
Sistem kapsamında satış sonrası servis ağı, yetkili temsilci, çağrı merkezi ve batarya gibi alanlarda bir dizi şart aranıyordu.
DTÖ paneli, bu koşulların ve bunların ithalat izni üzerinden uygulanmasının Çin’den gelen araçlara Türkiye’deki benzer araçlara kıyasla daha olumsuz muamele oluşturduğuna hükmetti.
Türkiye’nin bunun tüketicinin korunması ve tip onayı düzenlemelerinin uygulanması için gerekli olduğu yönündeki savunması da panel tarafından yeterli bulunmadı.
SERBEST TİCARET ANLAŞMALARINDA TÜRKİYE BÜYÜK ÖLÇÜDE HAKLI
Çin’in itiraz ettiği bir başka konu, Türkiye’nin Serbest Ticaret Anlaşması yaptığı ülkelerden gelen araçları bazı ek vergilerden muaf tutmasıydı.
Panel, ilk aşamada bunun Çin’e ayrımcı muamele oluşturduğunu tespit etti ancak Türkiye’nin Serbest Ticaret Anlaşması bulunan ülkeler bakımından bu farklılığın GATT’ın ilgili hükümleri kapsamında büyük ölçüde gerekçelendirilebildiğine karar verdi.
Bunun istisnası ise Venezuela oldu. Panel, Türkiye-Venezuela anlaşmasının ilgili bazı araç tarife pozisyonlarını kapsamadığı gerekçesiyle Venezuela’ya tanınan muafiyet konusunda Çin’i haklı buldu.
YAVUZYILMAZ: YILLIK FATURA EN AZ 100 MİLYON DOLAR
Deniz Yavuzyılmaz, kararın mali etkisine ilişkin kendi hesaplamalarını da paylaştı.
Yavuzyılmaz, Türkiye’nin karşı karşıya kalabileceği maliyetin yıllık en az 100 milyon dolar, güncel kurla yaklaşık 4 milyar 486 milyon lira olacağını öne sürdü.
Yavuzyılmaz, Çin’in Türkiye’den zararının giderilmesini talep edebileceğini veya ticari karşı önlemler gündeme getirebileceğini savundu.
Ancak 100 milyon dolarlık tutar DTÖ panelinin belirlediği bir tazminat rakamı değil; Yavuzyılmaz’ın yaptığı hesaplamaya dayanıyor. DTÖ’nün resmi özetinde Türkiye’nin ihlal tespit edilen tedbirlerini kurallarla uyumlu hale getirmesi gerektiği belirtiliyor.
AKP, Dünya Ticaret Örgütü’ndeki ‘Çin otomobilleri’ davasını kaybetti!
— Deniz Yavuzyılmaz (@yavuzyilmazd) September 14, 2026
AKP’nin Çin menşeili otomobil şirketi BYD’ye, yatırım teşviki adı altında, devasa tutarda bir vergi avantajı sağlamasına rağmen;
Şirketin Türkiye’de bugüne kadar yatırım yapmaması skandalının ardından⬇️
Yeni… pic.twitter.com/H4zYKsOkuW
BOLAT’A: “TEMYİZ EDİN, SONRA İSTİFA EDİN”
Yavuzyılmaz, paylaşımında Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a da seslendi.
DTÖ’deki karar için temyiz süresinin 26 Eylül 2026’da sona ereceğini belirten Yavuzyılmaz, şu çağrıda bulundu:
“Bir an önce temyiz başvurusunu yapın! Ondan önce de bir zahmet istifa edin!”
Yavuzyılmaz, son iki yılda otomobillere uygulanan ek vergilerin birçok kez değiştirilmesini de eleştirerek, “2 yılda 5 kez araçların ek vergi oranlarını değiştirirseniz, bu işi çocuk oyuncağına çevirirseniz, olacağı budur” ifadelerini kullandı.
BYD TEŞVİKLERİNİ DE GÜNDEME GETİRDİ
Yavuzyılmaz, açıklamasında Çinli otomotiv devi BYD’ye Türkiye’de yatırım yapması amacıyla sağlanan teşvikleri de yeniden gündeme taşıdı.
BYD’ye önemli vergi avantajları tanındığını belirten Yavuzyılmaz, şirketin Türkiye’deki yatırımının henüz hayata geçirilmemesini eleştirirken, diğer Çinli üreticilere uygulanan ek vergilerin da DTÖ’de Türkiye aleyhine sonuç doğurduğunu savundu.
DTÖ’nün DS629 sayılı uyuşmazlığı ise doğrudan Türkiye’nin Çin menşeli elektrikli ve diğer bazı araçlara uyguladığı ek vergiler, ithalat izin koşulları ve belirli muafiyetlerin uluslararası ticaret kurallarına uygunluğunu konu alıyor.
