Ankara'da faaliyet gösteren Gazi Üniversitesi Türk Havacılık ve Uzay Sanayisi (TUSAŞ) Kazan Meslek Yüksekokulu Uçak Teknolojisi ön lisans programı, savunma ve havacılık sektörünün teknik uzman ihtiyacını doğrudan karşılayan modeliyle dikkat çekiyor.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından paylaşılan bilgilere göre, bu alanda eğitim alan gençler henüz mezuniyet aşamasına gelmeden sektörün önde gelen kuruluşlarından iş teklifleri alıyor.
İki yıllık ön lisans sürecinde teorik bilgiyi doğrudan fabrika ortamındaki uygulamalarla harmanlayan öğrenciler, yerli savunma ve uzay ekosistemine daha okul sıralarındayken adım atıyor.
e-Devlet'ten 5 milyon kişiye ücretsiz yapay zeka eğitimi
TÜRKİYE'NİN HAVA ARAÇLARI İÇİN NİTELİKLİ İNSAN GÜCÜ
Havacılık sahasındaki ilginin temelinde, Türkiye'nin savunma sanayisinde son dönemde yakaladığı küresel sıçrama yer alıyor.
Kaan, Hürjet, Hürkuş, Anka ve Aksungur gibi dev projelerle dünya çapında ses getiren Türkiye, teknoloji tüketen konumdan kendi sistemlerini tasarlayan, geliştiren ve ihraç eden bir güce dönüştü.
Savaş uçağı ve gelişmiş hava araçları üretme hedefine doğru kararlılıkla ilerleyen sektör, askeri alanın yanı sıra havayolu şirketlerinden uzay teknolojilerine kadar çok geniş bir istihdam kapısını aralıyor.
Büyüyen üretim filosuyla birlikte nitelikli teknik kadrolara duyulan ihtiyaç da her gün katlanıyor.
"SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK NİTELİKLİ KADROLARLA MÜMKÜN"
Konuya ilişkin değerlendirmelerini paylaşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, savunma sanayisi ve havacılık alanındaki kazanımların kalıcı hale gelmesinde yetişmiş personelin belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Yükseköğretim sistemini sektörün beklentilerine cevap verecek biçimde yapılandırdıklarını belirten Prof. Dr. Erol Özvar, şu ifadeleri kullandı:
"Üniversite-sektör işbirliklerini güçlendirirken öğrencilerimizin eğitimleri sırasında uygulamanın içinde yer almalarını, mezun olduklarında ise istihdama hızlı şekilde katılmalarını hedefliyoruz.
Havacılık ve savunma sanayisine insan kaynağı yetiştiren programlarımız da bu vizyonun önemli örnekleri arasında yer alıyor."
Kağıt üstündeki tek haneli hayaller, sokaktaki 10 milyonluk işsiz ordusunu saklayamıyor
ÖĞRENCİLER SINIFTAYKEN SEKTÖRDEN TEKLİF GELİYOR
Uçak Teknolojisi Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Dr. Ebru Yiğit Dakmaz, sektördeki teknik kadro arayışının her geçen gün büyüdüğünü ifade etti:
"Öğrencilerimiz henüz eğitimleri devam ederken bile çeşitli havacılık firmaları tarafından istihdam edilmek üzere aranıyor."
Program bünyesinde görev yapan öğretim görevlisi Doç. Dr. Harun Koçak ise öğrencilerin teknik resim, imalât yöntemleri, kompozit malzemeler ve hava aracı montaj teknikleriyle eğitime başladıklarını, ardından saha uygulamalarıyla savunma sanayisi firmalarına hazırlandıklarını kaydetti:
"Birçok sektör temsilcisi arayıp eleman ihtiyacı olduğunu söylüyor.
Mezun olan öğrencilerimizden boşta kalanlar varsa yönlendirmemizi istiyor."
HAFTANIN İKİ GÜNÜ FABRİKADA UYGULAMALI EĞİTİM
Öğretim görevlisi Abdurrahman Selvi, öğrencilerin çift yönlü bir eğitimden geçtiğini vurguladı.
Savunma sanayisinin imalât, montaj ve kompozit alanlarında kendilerine yoğun talep ulaştığını aktararak şöyle konuştu:
"Haftanın iki günü iş yeri eğitimi ve yaz stajıyla öğrencilerimize dolu dolu uygulamalı eğitim sunuyoruz.
Havacılık geleceğin gözde mesleklerinden biri.
Havacılığa ve teknolojiye ilgisi olan gençlerin bu bölümü büyük bir iştahla tercih etmelerini isteriz."
Böylece gençler, mezuniyet gününden önce üretim bantlarındaki disiplini ve modern parça işleme süreçlerini bizzat tecrübe ediyor.
Yıllarca dirsek çürüten mezunlara büyük şok: Patronlar artık yapay zeka bileni arıyor
YÜZLERCE YENİ PLATFORM İÇİN YETENEKLİ ELLER SAHAYA ÇIKIYOR
TUSAŞ Akademi Direktörlüğü Genç Yetenek ve Değişim Programları Şefi Berat Emre İleri, sektörün hem sivil hem askeri kanatta devasa bir dönüşümden geçtiğine dikkat çekti:
"Sektör çok ciddi bir dönüşüm içerisinde.
Gelecek vizyonumuzda yüzlerce hava aracı platformunun üretilmesi ihtiyacı söz konusu olacak.
Bu hava araçları, bu değerli ellerin elinden çıkacak."
Uçak Teknolojisi ile Hava Aracı İmalâtı programlarının üretim aşamasındaki kritik açığı kapattığını söyleyen Berat Emre İleri, hangarlarda, montaj hatlarında, imalât tesislerinde ve zorlu test ortamlarında görev yapacak teknik ekiplere büyük sorumluluk düştüğünü belirtti.
VİDANIN VE PERÇİNİN DEĞERİNİ BİLEN BİLİNÇLİ GENÇLER
Savunma hamlesinin arka planında insana yapılan yatırımın bulunduğunu kaydeden Berat Emre İleri, milli bilincin stajın ilk gününden itibaren aşılandığını dile getirdi.
Sürecin ruhunu şu sözlerle anlattı:
"Ülke olarak geliştirdiğimiz hava aracı platformları birçok farklı ülkenin radarına girmiş durumda.
Onlarca hava aracı platformu geliştiriyoruz ancak en önemli projelerimizden biri insan kaynağı projesidir.
Bu gururu yaşayacak ve ömür boyu taşıyacak genç yeteneklere ihtiyacımız var.
Gençlere stajın ilk gününden itibaren milli sorumluluk bilinci kazandırmaya çalışıyoruz.
Bir vidanın, bir perçinin bile hava aracındaki değerini bilmelerini sağlamaya çalışıyoruz.
Milli gururu yaşayacak ve yaşatacak adaylarla bu yolculuğu birlikte sürdüreceğiz."
Akademide alarm zilleri çalıyor: Profesör sayısı rekor kırarak asistan sayısını geçti
GENÇLERİN GÖZÜ YURT DIŞINDA DEĞİL MİLLİ PROJELERDE
Programdan yetişip savunma sanayisinde çalışma hayatına başlayan Beytullah Kumaş, bu alanın yalnızca mesleki bir kazanç sunmadığını, memlekete hizmet şansı da yarattığını aktardı.
İki yıllık eğitimi tercih eden öğrencilerden Emirhan Yıldırım, memnuniyetini şu sözlerle dile getirdi:
"Havacılık sektörünün bir sınırı yok.
Her geçen gün gelişiyor.
İki yıllık bir ön lisans programını tamamladığımızda güzel bir meslek sahibi olabiliyoruz.
Milli projelerle ülkemizi temsil ediyoruz.
Yapılan çalışmalar hem ülkemizin gücünü gösteriyor hem de bizlere büyük bir gurur yaşatıyor."
Savunma sanayisi içinde üretmenin kendisine büyük değer kattığını söyleyen Mert Özkan ile perçin işçiliğinin gökyüzündeki önemini vurgulayan Emircan Uçan da sektörün teknik insan ihtiyacının sürekliliğine işaret etti.
DÖRT YILLIK FAKÜLTEYİ BIRAKIP KANAT MONTAJINA GEÇTİ
Daha önce dört yıllık bir lisans programını yarıda bırakıp yeniden sınavlara girerek bu bölüme yerleşen Nursima Karatekin, kararından son derece memnun.
Pratik eğitimlerin kendilerini sahaya eksiksiz hazırladığını belirterek şunları söyledi:
"Dış kanat, orta kanat ve montaj süreçlerinin içinde birebir yer alıyoruz.
Bu kadar hassas ve önemli bir üretim sürecinin parçası olmak çok güzel."
Program mezunlarından Abdulsamet Akdeniz ise Türkiye'nin yerli havacılık atılımına bağlılığını şöyle ifade etti:
"Yurt dışından bir firma beni çağırsa gitmem, çünkü ülkeme hizmet etmek istiyorum.
Türkiye'deki havacılık şirketleri büyüyor, ben de bu gelişimin bir parçası olmak istiyorum."
Mühendisler şokta: İnşaat ustalarının kazandığı parayı duyan kulaklarına inanamıyor
