Arınç'tan tartışmalara cevap: Erdoğan’la yolumuz, davamız, inancımız birdir

Arınç'tan tartışmalara cevap: Erdoğan’la yolumuz, davamız, inancımız birdir

Bülent Arınç, Davutoğlu Ailesinin nikâh töreninde yaptığı konuşmanın ardından başlayan tartışmalara cevap verdi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral’ın kendisine yönelik sert eleştirilerinin ardından açıklama yapan Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la geçmişten gelen “kardeşlik hukuku” bulunduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanımızla yolumuz, davamız, inancımız birdir” dedi. Arınç, Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan’ın nikâhtaki sözleri için de teşekkür etti.

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Sare Davutoğlu’nun oğlu Mehmet Davutoğlu’nun Ravza Öğüt ile Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen nikâhında yaptığı konuşmanın ardından başlayan tartışmalara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.

Arınç, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada sözlerinin bağlamından koparıldığını savunurken, nikâhı kıyan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’a teşekkür etti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la siyasi geçmişine ilişkin de dikkat çekici mesajlar verdi.

SARAL’DAN ARINÇ’A SERT TEPKİ GELMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, gün içinde Arınç’ın nikâhtaki konuşmasına sosyal medya hesabından sert tepki göstermişti.

Arınç’ın nikâh törenini siyasi hesaplaşmaya dönüştürdüğünü savunan Saral, “Bir nikâh törenini siyaset kürsüsüne çevirmek ne nezaketle bağdaşır ne de devlet adamlığıyla” ifadelerini kullanmıştı. Saral ayrıca Arınç’ın bir Cumhuriyet savcısına yönelik sözlerini de eleştirmiş ve Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan’ın nikâh sırasında yaptığı kısa konuşmaya atıfta bulunmuştu.

Saral, paylaşımının sonunda Arınç’a, devlet adamlığının nerede ve ne kadar konuşacağını bilmekle ilgili olduğu mesajını vermişti.

ARINÇ’TAN ERGÜN TURAN’A TEŞEKKÜR

Arınç, yeni açıklamasında ilk olarak Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan’ın nikâhtaki sözlerine değindi.

Turan’ın konuşmasını “son derece nazik” olarak nitelendiren Arınç, şunları söyledi:

“Ergün Bey’i TOKİ Başkanlığından beri yakından tanır ve takip ederim. Kendisi fevkalade başarılı, iki dönemdir Fatih’e çok büyük hizmetlerde bulunmuş; ahlakı, çalışkanlığı ve kişiliğiyle yüz akı olan bir belediye başkanımızdır.”

Turan, Arınç’ın nikâhtaki siyasi değerlendirmelerinin ardından söz alarak siyasetçilerin çocuklarının düğünlerinde zaman zaman başka tartışmaların nikâhın önüne geçtiğini söylemiş, “Ben her görüşe tabii katıldığımı söyleyemem. Güzel günler gördüğümüz kanaatindeyiz” ifadelerini kullanmıştı.

“SÖZLERİMİZİ BAĞLAMINDAN KOPARDILAR”

Arınç, nikâhtaki konuşmasının ardından başlayan tartışmaların maksatlı biçimde büyütüldüğünü savundu.

“Maksatlı ve kötü niyetli birtakım insanlar, her zaman olduğu gibi sözlerimizi bağlamından kopararak başka anlamlara çektiler” diyen Arınç, sosyal medyada kendisine yönelik hakaret içerikli paylaşımlara da sert tepki gösterdi.

Arınç, kendisine yönelik açıklamalar yapan bazı kişileri “ezeli düşmanlarım” sözleriyle tanımlayarak, hakaretleri sahiplerine iade ettiğini söyledi.

“ERDOĞAN’LA YOLUMUZ, DAVAMIZ, İNANCIMIZ BİRDİR”

Arınç’ın açıklamasında en dikkat çeken bölüm ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilişkisine yönelik sözleri oldu.

Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde beş yıldan uzun süre, Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde ise yaklaşık bir buçuk yıl en yakın yardımcılarından biri olarak görev yaptığını hatırlatan Arınç, her iki dönemde de görevini sadakatle sürdürdüğünü söyledi.

Erdoğan’la siyasi birlikteliklerinin onlarca yıl öncesine dayandığını belirten Arınç şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanımızla geçmişe dayanan bir kardeşlik hukukumuz var. Biz bu yollarda beraber mücadele ettik.”

Milli Türk Talebe Birliği, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi dönemlerinden örnekler veren Arınç, AK Parti’nin kuruluşunda da birlikte yer aldıklarını hatırlattı.

Arınç, şu ifadeleri kullandı:

“Bugüne kadar hiçbir zaman birbirimizden kopmadık ve karşı karşıya gelmedik. Cumhurbaşkanımızla yolumuz, davamız, inancımız birdir.”

“BU PARTİ BİZİM EVİMİZDİR, O BİZİM LİDERİMİZDİR”

AK Parti’ye hiçbir zaman muhalif olmadığını söyleyen Arınç, kendisine geçmişte yapılan farklı siyasi teklifleri de reddettiğini belirtti.

Arınç, “AK Parti’nin dışına çıkmayı aklıma bile getirmediğim gibi gelen teklifleri de elimin tersiyle ittim” diyerek, yıllardır “Bu parti bizim evimizdir, o bizim liderimiz ve genel başkanımızdır” görüşünü savunduğunu ifade etti.

“ERDOĞAN’IN HUKUKUNU KORUMAK BİRİNCİ GÖREVİMİZDİR”

Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik gerçek bir hakaret söz konusu olması halinde buna karşı duracağını da vurguladı.

“Onun hukukunu korumak bizim birinci görevimizdir” diyen Arınç, “Eğer kendisine gerçekten tahkir maksatlı bir hakaret yapılmışsa, bunun cezasını ilk önce biz veririz” ifadelerini kullandı.

Ancak siyasi kimlik taşıyan kişilerin eleştirilere daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini savunan Arınç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrasında cumhurbaşkanının aynı zamanda siyasi parti genel başkanı sıfatı taşıdığına dikkat çekti.

DAVUTOĞLU HAKKINDAKİ SORUŞTURMAYI NEDEN ELEŞTİRDİĞİNİ AÇIKLADI

Arınç’ın nikâhtaki konuşmasının merkezinde, Ahmet Davutoğlu hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yürütülen soruşturma bulunuyordu.

Arınç törende, Davutoğlu’nun savcılığa giderek ifade vermesini överken, soruşturmayı başlatan savcı için “işgüzarlık yapmış” ifadesini kullanmıştı. Aynı konuşmada isim vermeden eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in adliyeye giderken sakız çiğnemesine de tepki göstermişti.

Yeni açıklamasında bu yaklaşımını sürdüren Arınç, siyasi parti genel başkanlarının birbirlerine yönelik sert eleştirilerinin ifade özgürlüğü kapsamında daha geniş değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“AYNI SÖZLERİ SÖYLEYENLER DE YARGILANMALI O ZAMAN”

Arınç, açıklamasının sonunda eleştirilerinin hukuki tutarlılık üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Geçmişte farklı siyasi partilerde bulunup daha sonra AK Parti’ye geçen veya Cumhur İttifakı içerisinde yer alan bazı isimlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sert sözlerini hatırlatan Arınç, eğer benzer sözler hakaret olarak kabul edilecekse bu kişilerin de aynı şekilde yargılanması gerektiğini ifade etti.

Arınç’ın açıklamasıyla birlikte, Mehmet Davutoğlu ile Ravza Öğüt’ün nikâhında başlayan ve Melih Gökçek, Ergün Turan ile Oktay Saral’ın açıklamalarıyla büyüyen tartışmaya yeni bir halka daha eklenmiş oldu.

“HAYATIM BOYUNCA HAKSIZLIĞA UĞRAYANLARIN AVUKATLIĞINI YAPTIM”

Arınç, Ahmet Davutoğlu hakkında yürütülen soruşturmaya neden tepki gösterdiğini de açıklayarak, Davutoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan saygısıyla bilinen bir isim olduğunu söyledi.

Arınç, şu ifadeleri kullandı:

“Bunun yanlış olduğunu bildiğimiz halde, edebiyle ve Sayın Cumhurbaşkanımıza olan derin saygısıyla bilinen bir insana yapılan haksızlığı dile getirmek istedim.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini uzun yıllardır yakından tanıdığını belirten Arınç, siyasi hayatı boyunca haksızlığa uğradığını düşündüğü kişilerin yanında durduğunu ifade etti.

“Sayın Cumhurbaşkanımız beni sizlerden çok daha iyi tanır” diyen Arınç, geçmişte hem kendisinin hem Erdoğan’ın hem de Necmettin Erbakan’ın yargı süreçleri yaşadığını hatırlattı.

ERDOĞAN, ERBAKAN VE KENDİ YARGILANMA SÜREÇLERİNİ HATIRLATTI

Arınç, geçmişte siyasi davalarda yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı:

“Ben hayatım boyunca haksızlığa uğrayanların avukatlığını yaptım, bizzat kendim de yargılandım. Bizler geçmişte yargının mağduru olduk; Sayın Cumhurbaşkanımız cezaevine girdi, ben de 4,5 yıl ile yargılandım ve 2,5 yıl sonra cezaevinin kapısından döndüm. Merhum Erbakan Hocamız da bu süreçleri yaşadı, cezaevini gördü.”

Arınç, bugün kendisini eleştiren bazı isimlere de sert sözlerle yüklendi.

“Bugün kuştüyü yataklarında yatıp ahkâm kesenler, bizim verdiğimiz bu mücadele hakkında hiçbir şekilde yorum yapamazlar.”

Arınç'ın açıklamalarının tamamı şu şekilde:

Sayın Davutoğlu'nun evladının nikah töreninde yaptığım konuşma sebebiyle kamuoyunda bir tartışma başlatıldı. Maksatlı ve kötü niyetli birtakım insanlar, her zaman olduğu gibi sözlerimizi bağlamından kopararak başka anlamlara çektiler.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki konuşmamın ardından Fatih Belediye Başkanı Sayın Ergün Turan'ın yaptığı son derece nazik konuşma için kendisine teşekkür ederim. Ergün Bey'i TOKİ Başkanlığından beri yakından tanır ve takip ederim. Kendisi fevkalade başarılı, iki dönemdir Fatih'e çok büyük hizmetlerde bulunmuş; ahlakı, çalışkanlığı ve kişiliğiyle yüz akı olan bir belediye başkanımızdır.

İkinci olarak, sosyal medyada ezeli düşmanlarım sayılabilecek, bir kısmı ahlak ve haysiyetten yoksun kişilerin yaptığı terbiyesizce açıklamaları Allah'a havale ediyorum. Onlarla nasıl hesaplaşacağımı iyi bilirim, ancak sarf ettikleri hakaretleri kendilerine misliyle iade ediyorum.

Üçüncü husus olarak, neden böyle bir konuşma yaptığımı açıklamak isterim. Ben, 5 yıldan uzun süre Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın, 1,5 yıl kadar da Sayın Davutoğlu'nun başbakanlığında en yakın yardımcısı olarak görev yaptım ve bundan iftihar ediyorum. Her iki başbakanımızın döneminde de —özellikle Sayın Erdoğan'la başladığımız süreçten itibaren— büyük bir sadakatle görevimi en iyi şekilde yaptım; kendilerine saygıda kusur etmedim ve talimatları dışına çıkmadım. Aynı uyumlu çalışmayı Sayın Davutoğlu ile de sürdürdük.

Daha önce de ifade ettiğim gibi, Cumhurbaşkanımızla geçmişe dayanan bir kardeşlik hukukumuz var. Biz bu yollarda beraber mücadele ettik; Millî Türk Talebe Birliği'nden yetiştik. Millî Selamet Partisi döneminde onlar gençken ben il başkanıydım; Refah ve Fazilet partilerinde hep birlikte gayret gösterdik. Ben milletvekiliyken o belediye başkanımızdı. Sonrasında Türkiye'ye en hayırlı hizmeti yaparak AK Parti'mizi kurduk; o da liderimiz, genel başkanımız ve başbakanımız oldu.

Bugüne kadar hiçbir zaman birbirimizden kopmadık ve karşı karşıya gelmedik. Cumhurbaşkanımızla yolumuz, davamız, inancımız birdir. Ama bazı mizaç farklılıkları pek tabi olabilir. Esasta biz birbirimizin dava arkadaşıyız. Kader birliği yaptık. Vesayetleri birlikte sona erdirmek için birlikte gayret ettik. Kaldı ki ben hiçbir zaman partiye muhalif olmadım, AK Parti'nin dışına çıkmayı aklıma bile getirmediğim gibi gelen teklifleri de elimin tersiyle ittim. "Bu parti bizim evimizdir, o bizim liderimiz ve genel başkanımızdır" dedik; herkes bu cevabı en az 10 yıldır verdiğimizi bilir.

Dolayısıyla, onun hukukunu korumak bizim birinci görevimizdir. Eğer kendisine gerçekten tahkir maksatlı bir hakaret yapılmışsa, bunun cezasını ilk önce biz veririz. Ancak şunu unutmamak gerekir: Türkiye'nin devlet geleneğinde ve halkımızın Cumhurbaşkanına bakış açısında, hele ki bu kadar büyük hizmetleri olmuş bir lider için, 86 milyon insan arasından tek bir kişi bile ona hakaret etmeyi aklından geçirmez.

Son zamanlarda mesnetsiz kişilerin bilerek hakaret etmesi bilinen bir gerçektir. Ancak siyasî kimlik taşıyan kişilerin, yapılan eleştirilere —ne kadar ağır olursa olsun— daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini de bilmemiz gerekir. Güncel yargı ve AİHM kararları da göstermektedir ki, 2018 sonrası Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Cumhurbaşkanı aynı zamanda siyasî bir kimliğe ve parti genel başkanlığı görevine sahiptir. Partilerin genel başkanları da bu sıfatları nedeniyle birbirlerini en ağır şekilde eleştirebilirler.

Eğer bu sözlerde kötü bir amaç veya haksızlık aranacaksa; geçmişte başka partilerde olup bugün AK Parti'ye katılanların veya Cumhur İttifakı içinde yer alıp doğrudan hakaret sayılabilecek sözler sarf edenlerin de herhalde yargılanması gerekir.

Bunun yanlış olduğunu bildiğimiz halde, edebiyle ve Sayın Cumhurbaşkanımıza olan derin saygısıyla bilinen bir insana yapılan haksızlığı dile getirmek istedim. Sayın Cumhurbaşkanımız beni sizlerden çok daha iyi tanır; ben hayatım boyunca haksızlığa uğrayanların avukatlığını yaptım, bizzat kendim de yargılandım. Bizler geçmişte yargının mağduru olduk; Sayın Cumhurbaşkanımız cezaevine girdi, ben de 4,5 yıl ile yargılandım ve 2,5 yıl sonra cezaevinin kapısından döndüm. Merhum Erbakan Hocamız da bu süreçleri yaşadı, cezaevini gördü. Bugün kuştüyü yataklarında yatıp ahkâm kesenler, bizim verdiğimiz bu mücadele hakkında hiçbir şekilde yorum yapamazlar.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN