Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesinde yaşayan 47 yaşındaki Yalçın Arslan, yaklaşık beş yıldır süregelen şiddetli baş ağrılarını bastırmak için düzenli olarak reçetesiz ağrı kesici kullanmaya başladı. Ağrı kesicilerin yarattığı tahribatı fark edemeyen Arslan, geçtiğimiz aylarda şiddetli mide bulantısı ve baş dönmesi şikayetiyle acil servise başvurduğunda acı gerçekle karşılaştı: Böbrekleri tamamen iflas etmişti.

"DİYALİZE MAHKUM OLMASINA GÖZ YUMAMAZDIM"
Hastalık teşhisinin ardından kadavradan organ bekleme sürecinin uzunluğunu göz önünde bulunduran 18 yıllık eşi Seval Arslan, hiç tereddüt etmeden donör olma kararı aldı. Yapılan kan ve doku analizlerinde tam uyum sağlanmasının ardından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Organ Nakil Merkezi’nde gerçekleştirilen operasyonla genç kadının bir böbreği eşine nakledildi.
Eşinin sağlığına kavuşmasından büyük mutluluk duyduğunu belirten fedakar eş Seval Arslan, "Eşimin diyalize girmesini kesinlikle istemedim. Testlerimiz hemen yapıldı ve ameliyatımız başarıyla geçti. Hiç kimse organ bağışından korkmasın, herkes bağışta bulunsun" sözleriyle topluma çağrıda bulundu. Sağlığına yeniden kavuşan Yalçın Arslan ise bilinçsiz ilaç kullanımının bedelini çok ağır ödediğini belirterek eşine minnettar olduğunu söyledi.

"MASUM GÖRÜLEN AĞRI KESİCİLER ORGANLARI ÇÜRÜTÜYOR"
Operasyonu gerçekleştiren ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cabir Alan, toplumdaki kontrolsüz ilaç tüketimi alışkanlığına dikkat çekerek hayati uyarılarda bulundu:
"Toplumumuzda en yaygın yapılan hatalardan biri gelişigüzel ağrı kesici içmektir. Kontrolsüz ilaç kullanımı böbreklere giden kan akışını azaltarak kalıcı hasara yol açar. Kişide gizli hipertansiyon veya diyabet varsa risk katlanarak büyür. Uzun süreli ağrı kesici tüketen bireyler mutlaka periyodik olarak böbrek fonksiyon testlerini yaptırmalıdır."
KADAVRA BAĞIŞINDA YETERSİZ KALIYORUZ
Operasyon ekibinden Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt ise Türkiye'nin canlı vericili nakillerde oldukça başarılı olduğunu ancak kadavradan organ bağışı oranlarının hala çok düşük seviyelerde seyrettiğini ifade etti. Kurt, e-Devlet ve e-Nabız sistemleri üzerinden organ bağışının artık saniyeler içinde yapılabildiğini hatırlatarak, beyin ölümü gerçekleşen bireylerden yapılacak bağışların onlarca hastaya can verebileceğini vurguladı.
