Ekopolitik’in düzenlediği “Dünyaya Yön Verenler” panelinin en duygusal anları, Filistinli doktor Prof. Dr. Izzeldin Abuelaish’in konuşmasında yaşandı. “Nefret Etmeyeceğim” kitabının yazarı Abuelaish, çocukluğunu geçirdiği Cibaliye Mülteci Kampı’ndan doktorluk kariyerine, üç kızını ve yeğenini kaybettiği saldırıdan bugün Gazze’de yaşananlara kadar hayatının en ağır dönemlerini anlatırken sık sık ağladı.
Panelin moderatörü Ekopolitik Genel Sekreteri Bilgehan Uçak, Abuelaish’i kitabındaki, “Eğer kızlarımın Filistinliler ile İsrailliler arasındaki barış yolundaki son kurbanlar olduğunu bilseydim, kayıplarını kabul ederdim” sözleriyle takdim etti.
“KIZLARIMI UNUTMADIM, VAZGEÇMEDİM”
Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda doğup büyüdüğünü anlatan Abuelaish, Gazze’ye her gidişinde ilk olarak kızlarının mezarlarını ziyaret ettiğini söyledi.
Gözyaşları içinde konuşan Abuelaish, “Onlara, ‘Sizi unutmadım, vazgeçmedim’ diyorum. Kızlarımın yaşadığına inanıyorum. Dünyada insanlık ruhu var oldukça onlar da yaşamaya devam edecek” ifadelerini kullandı.

Mülteciliğin yalnızca bir kavram olmadığını vurgulayan Abuelaish, bir insanın bir gün evi, ailesi, planları ve geleceği varken ertesi gün her şeyini kaybedebileceğini anlattı.
Kendi çocukluğunu “hayatta kalma mücadelesi” olarak tanımlayan Abuelaish, ailesinin yoksulluğa rağmen eğitime büyük önem verdiğini ve yiyeceklerinden kısarak çocuklarını okuttuğunu söyledi.
“ÜÇ KIZIMI VE YEĞENİMİ KAYBETTİM”
Abuelaish’in konuşmasında en zorlandığı bölüm, üç kızını ve yeğenini kaybettiği saldırıyı anlattığı anlar oldu.
“16 Ocak, İsrail’in evime saldırdığı ve üç kızımla yeğenimi öldürdüğü gündü” diyen Abuelaish, “Dünyada hiç kimsenin benim gördüğümü görmesini istemiyorum” ifadelerini kullandı.
İsrail’de bir hastanede çalışan ilk Filistinli doktor olduğunu belirten Abuelaish, mesleği boyunca insanları kimliklerine göre ayırmadığını anlattı.
“Yeni doğan bir bebeğin ağlamasından onun Filistinli, Türk, Kanadalı veya İsrailli olduğunu anlayabilir miyiz?” diye soran Abuelaish, insanların hastanede eşit doğduğunu ancak dışarı çıktıklarında din, etnik köken ve kimlik üzerinden ayrıştırıldığını söyledi.
“ONLARI GERİ GETİREMEYECEĞİM AMA HATIRALARINI YAŞATABİLİRİM”
Abuelaish, kızlarının ölümünün ardından nefret ve intikam yolunu seçmediğini söyledi.
“Onları asla unutmayacağım. Bir gün onlarla yeniden buluşacağıma inanıyorum” diyen Abuelaish, hayatının geri kalanını kızlarının hatırasını yaşatmaya ve başka insanların benzer acıları yaşamaması için mücadele etmeye adadığını ifade etti.

“İNTİKAM İSTEMİYORUM, ADALET İSTİYORUM”
Abuelaish’in konuşmasındaki en çarpıcı mesajlardan biri intikam ve adalet üzerine oldu.
Kızlarını öldüren asker karşısına çıkarılsa bile intikam almak istemeyeceğini söyleyen Abuelaish, şöyle konuştu:
“Onu öldürmek kızlarımı geri getirmeyecek. Benim önemsediğim şey adalet. İntikam değil.”
Adaletin özgürlük ve insan onuru için vazgeçilmez olduğunu belirten Abuelaish, benzer suçların tekrarının önlenebilmesi için hesap verebilirlik, şeffaflık ve hukuk gerektiğini söyledi.
GAZZE’Yİ ANLATIRKEN YİNE GÖZYAŞLARINA BOĞULDU
Konuşmasının ikinci bölümünde Gazze’deki mevcut duruma geçen Abuelaish, özellikle kadınların ve çocukların yaşadıklarını anlatırken yeniden duygulandı.
Gazze’nin 40 kilometre uzunluğunda, yaklaşık 9 kilometre genişliğinde dar bir bölge olduğunu hatırlatan Abuelaish, nüfusun büyük bölümünün mültecilerden oluştuğunu, çocukların ve kadınların savaşın en ağır bedelini ödediğini söyledi.
Abuelaish, Gazze’de yaşananları “kitlesel yıkım, kitlesel ölüm, kitlesel yerinden edilme, açlık ve acı” sözleriyle tarif etti.
“Ailemden hayatta kalanlarla konuşuyorum. Her saniye korku içinde yaşıyorlar. Bir sonraki anda hayatta olup olmayacaklarını bilmiyorlar” dedi.

“7 EKİM’DE SİVİLLERİN ÖLDÜRÜLMESİNİ KINIYORUM”
Abuelaish, 7 Ekim saldırılarına ilişkin de açık bir tutum ortaya koydu.
“Herhangi bir yerde herhangi bir masum insanın öldürülmesini kınıyorum. Hiç kimsenin masum bir insanı öldürmeye hakkı yok” diyen Abuelaish, bununla birlikte Filistinlilerin yaşadığı sürecin yalnızca 7 Ekim 2023’ten başlatılmasına karşı çıktı.
Filistinlilerin yıllardır işgal, abluka ve savaşlarla karşı karşıya olduğunu belirten Abuelaish, dünyanın 7 Ekim’den önce yaşananlara da bakması gerektiğini söyledi.
“İLK YAPILMASI GEREKEN KAN DÖKÜLMESİNİ DURDURMAK”
Abuelaish, Gazze konusunda atılması gereken ilk adımın ateşin durması olduğunu söyledi.
“İlk şey bu kan dökülmesini durdurmak” diyen Abuelaish, suskunluğun ve kayıtsızlığın da adaletsizliğin parçası olduğunu savundu.
Umut kavramının yalnızca sözden ibaret olamayacağını belirten Abuelaish, “Umut eylem gerektirir” dedi.
ELİF ESEN SORDU: BARIŞ İÇİN ÖNCE ADALET Mİ GEREKİR?
Panelde DEVA Partili Elif Esen, Abuelaish’e kalıcı barışın adalet sağlandıktan sonra mı mümkün olabileceğini, yoksa önce barışın kurulup ardından adaletin mi geleceğini sordu.
Esen ayrıca uluslararası toplumun Gazze konusunda hukuk, evrensel değerler ve merhamet açısından “sınıfta kaldığını” belirterek uluslararası sistemin nasıl yeniden kurulabileceğini sordu.
Abuelaish, yanıtında merhametin yalnızca bir duygu olmadığını söyledi:
“Merhamet sorumluluktur. Yanlış bir şey gördüğünüzde onu değiştirmek için harekete geçmektir.”
Barışın da tek başına savaşın olmaması anlamına gelmediğini vurgulayan Abuelaish, gerçek ve kalıcı barışın saygı, eşitlik, özgürlük, insan onuru, haklar ve adalet üzerine kurulması gerektiğini söyledi.
“NETANYAHU DA HUKUKUN ÜSTÜNDE DEĞİL”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya ilişkin soruya da yanıt veren Abuelaish, hiçbir liderin hukukun üzerinde olamayacağını söyledi.
Abuelaish, askeri yöntemlerin İsraillilere de kalıcı güvenlik getirmeyeceğini savunarak, “Filistinliler güvenli, özgür ve güvende olmadığı sürece İsrailliler de güvenli olmayacak” dedi.
Daha önceki konuşmasında da Netanyahu’ya ilişkin, “Hiç kimse hukukun üzerinde değildir. Hiç kimsenin koşulsuz dokunulmazlığı olmamalı” ifadelerini kullanmıştı.
“ÇOCUKLARA NEDEN ÖFKELİ OLDUKLARINI SORMALIYIZ”
Abuelaish, Gazze’de büyüyen çocukların geleceğine ilişkin soruya cevap verirken sorunun yalnızca “Bu çocuklar ileride Hamas’a katılır mı?” şeklinde kurulmasına itiraz etti.
“Bir çocuğun neden nefret ettiğini, neden öfkeli olduğunu sormalıyız” diyen Abuelaish, bunun nedenini çocukların dünyanın kendilerine sırt çevirdiğini düşünmesinde aramak gerektiğini söyledi.
Filistinli çocukların Birinci İntifada sırasında İsrail askerlerine taş attığını, Oslo süreci başlayınca ise çekilen askerlere çiçek, mum ve zeytin dalı uzattığını hatırlatan Abuelaish, “Onların yaşadığı koşulları değiştirin. Nefreti ve öfkeyi değil, özgürlüğü, onuru ve hakları büyütün” dedi.
ŞULE DEMİRTAŞ’A: “SÖZ YETMEZ, EYLEM GEREKİR”
KARAR yazarı Şule Demirtaş’ın bireylerin, gazetecilerin ve toplumun ne yapabileceğine ilişkin sorusuna yanıt veren Abuelaish, değişimin bireysel sorumlulukla başladığını söyledi.
Gazetecilere de özel bir sorumluluk yükleyen Abuelaish, gerçeğin korkmadan yazılması gerektiğini belirtti.
Gazze’ye insani yardım, ilaç, su ve gıda ulaştırılmasının önemine dikkat çeken Abuelaish, sınırların hastalar için açılması gerektiğini söyledi ve Türkiye’nin insani yardım konusunda daha aktif rol oynayabileceğini ifade etti.

“UKRAYNA İÇİN AYAĞA KALKAN AVRUPA NEDEN FİLİSTİN İÇİN KALKMADI?”
Paneldeki son bölümde Abuelaish’e insan onuru ve eşitliğin neden güçlü ülkeler tarafından aynı şekilde uygulanmadığı soruldu.
Abuelaish, bunun temelinde ayrımcılık, üstünlük duygusu ve çifte standart bulunduğunu savundu.
“Ukrayna’da olanlar karşısında Avrupa’nın tamamı ayağa kalktı. Neden Filistinliler için aynı şeyi yapmadı?” diye soran Abuelaish, uluslararası sistemin ciddi bir reforma ihtiyaç duyduğunu söyledi.
BM İÇİN REFORM ÇAĞRISI
Birleşmiş Milletler’in 1945’in şartlarına göre kurulduğunu belirten Abuelaish, dünya nüfusunun ve devlet sayısının büyük ölçüde değişmesine rağmen karar mekanizmalarının aynı kaldığını söyledi.
BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto sistemini eleştiren Abuelaish, tek bir ülkenin uluslararası toplumun büyük bölümünün desteklediği kararları engelleyebilmesinin kurumları işlevsiz hale getirdiğini savundu.
“Dünya değişti. Kurumların da bu değişime uyum sağlaması gerekiyor” dedi.
“SON NEFESİME KADAR BU MESAJI TAŞIYACAĞIM”
Panelin sonunda kendisine verilen hediyeyi kabul eden Abuelaish, konuşmasını yine duygusal sözlerle tamamladı.
“Bu mesajı hayatımın son nefesine kadar taşımaya devam edeceğim. Çocuklarıma ve torunlarıma da aktardım” diyen Abuelaish, salondakilere “Umudunuzu kaybetmeyin” çağrısında bulundu.
