Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Modernizasyon Daire Başkanlığı bünyesinde 12 yıldır tren raylarının yenilenmesi ve elektrifikasyonu alanında görev yapan Elektrik ve Elektronik Mühendisi Abdullah Öztürk, demiryolu hatlarında biriktirdiği insan manzaralarını tiyatro sahnesine taşıyor.
40 yaşındaki mühendis, Türkiye'nin dört bir yanındaki raylarda edindiği saha gözlemlerini dramatik metinlere dönüştürerek kaleme aldığı 20 tiyatro eserinden 8'ini sahneye taşımayı başarırken, bu oyunlardan 5'i ulusal çaptaki yarışmalarda ödüller kazandı.

Abdullah Öztürk
İLK OYUNUNU ÜNİVERSİTEDEKİ TÜRKÇE KULÜBÜNDE SAHNELEDİ
Edebi üretim yolculuğuna lise yıllarında kaleme aldığı şiir ve denemelerle adım atan Abdullah Öztürk, sahne sanatlarıyla Erciyes Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümündeki lisans eğitimi esnasında tanıştı.
Üniversitede 2008 yılında Türkçe Kulübü Başkanlığı görevini yürüttüğü sırada kendi amatör tiyatro topluluğunu kuran deneyimli tekniker, ilk tiyatro metnini bizzat yazıp sahneye koydu.
Mühendislik eğitimini noktalayan Abdullah Öztürk, 2014 yılında TCDD Genel Müdürlüğü Modernizasyon Daire Başkanlığı bünyesinde Elektrik ve Elektronik Mühendisi kadrosuyla meslek hayatına başladı.

DEMİRYOLU MÜHENDİSLİĞİNDEN YAZARLIK DİPLOMASINA UZANAN YOL
Kurumdaki teknik sorumlulukları kapsamında konvansiyonel hatlar ile hızlı tren güzergahlarının elektrikli hale getirilmesi amacıyla projeler hazırlayan, yapım süreçlerini yürüten ve saha kontrollüğünü üstlenen Abdullah Öztürk, tiyatro tutkusunu akademik seviyeye taşımaya karar verdi.
Sahadaki yoğun mesaisine karşın 2017 yılında yetenek sınavlarına katılan mühendis, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) Tiyatro Bölümü Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalı'nı kazandı.
Fakültedeki lisans eğitimini 2021 yılında bölüm ikincisi olarak tamamlayarak demiryollarındaki teknik mesaisini dramatik yazarlık üretimiyle eş zamanlı sürdürdü.

CUMHURİYETİN 100. YILINA ÖZEL BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ ALDI
Tiyatro sahasındaki üretimini saygın yarışmalardaki başarılarla taçlandıran Abdullah Öztürk, ilk ödülünü 2020 yılında Kadıköy Belediyesi tarafından açılan yarışmada elde etti.
Aynı yıl Aydın Üstüntaş Geleneksel Oyun Yazma Yarışması'ndan ödülle dönen yazar, Suat Taşer Kısa Oyun Yazma Yarışması'nda da dereceye girdi.
Yazma disiplinini aralıksız sürdüren Abdullah Öztürk, 2022 yılında Devlet Tiyatroları tarafından düzenlenen Cumhuriyet'in 100. Yılında Kadın Konulu Oyun Yazma Yarışması kapsamında 'Holden'in Kül Kedileri' adlı eseriyle Türkiye birincisi seçildi.
Bu yapım, 2022 yılından bu yana aralıksız biçimde Ankara Devlet Tiyatrosu sahnesinde perde açıyor.

EN UÇ SINIR İSTASYONU AKYAKA'DAKİ 5 DEMİRYOLCUNUN DESTANI
Başarı grafiğini 2023 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ulusal Oyun Yazma Yarışmasından aldığı ödülle pekiştiren Abdullah Öztürk, 2025 yılında Devlet Tiyatroları'nın 'Romandan Sahneye Projesi' çerçevesinde 'Gramofon Hâlâ Çalıyor' oyununu seyirciyle buluşturdu.
Antalya Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye konulan bu eser günümüzde de tiyatroseverlerle buluşmaya devam ediyor.
Bugüne kadar dört farklı sahne metnini iki ayrı kitapta toplayan mühendis, ödüllü 'Son İstasyon' metninde Türkiye'nin en uç sınır noktası sayılan Kars Akyaka İstasyonu'nda vazife yapan 5 personelin zorlu koşullarda Ankara'ya ulaşma mücadelesini ve omuzladıkları mesleki sorumluluğu kağıda döküyor.

"TCDD, TÜRKİYE'DE HİKAYESİ EN ÇOK OLAN KURUMLARDAN BİRİ"
Demiryollarının edebiyatına sunduğu ilhamı anlatan Abdullah Öztürk, kurumun taşıdığı insani zenginliğe dikkat çekerek düşüncelerini şu sözlerle paylaştı:
"Yazar için hikaye biriktirmek, toplamak, hikayelere şahit olmak ve bunları süzgecinden, yorumundan geçirip kağıda aktarmak önemli.
Demiryolları bu anlamda Türkiye'de belki de hikayesi en çok olan kurumlardan birisi.
Hem tarihsel kökeni itibarıyla hem de bugün biz bunu raylarla ifade etsek de aslında ulaştığı insanlar, ulaştığı mekanlar itibarıyla bu hikayelerin çok yoğun olduğu bir kurum.
Bu anlamda ben sanatıma kattığı katkı adına demiryollarında çalışmaktan mutluyum.
Çünkü tren en ücra kasabaya uğrar ya da çok kalabalık kozmopolit bir şehrin içerisinden geçebilir.
Ülkemizde hemen hemen herkesin demiryollarına dair, trenlere dair bir anısı, hatırası, içinde biriktirdiği ya da şahit olduğu bir şey var.
Bu anlamda da ben bir yazar olarak böylesi hikayelere alan açtığı ve var olan hikayeleri derlememe vesile olduğu için demiryolcu olmaktan gayet memnunum.
Yazdığım oyunların sahneleniyor olması sosyal çevrem tarafından da takdir topluyor."


