Suudi Arabistan yönetimi İran’ın müttefiki Husilere ait bir insansız hava aracının Kabe-i Muazzama’nın bulunduğu Mekke'yi hedef aldığını duyurdu. Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri tarafından takip edilen hava aracının Mekke üzerindeki uçuşa yasak bölgeye ulaşamadan vurulduğu açıklandı. Olayın ardından herhangi bir can kaybı veya maddi hasar bildirimi yapılmadı. Yaşanan gelişme, Suudi Arabistan'ın son günlerde artan güvenlik tehditleri nedeniyle Mekke ve Cidde dahil çeşitli bölgelerde alarm seviyesini yükselttiği ve ABD'den destek çağrılarına yanıt alamadığı bir döneme denk geldi.
GÖZLER MEKKE PAKTI'NDA
Buna karşılık, Husi yetkililer suçlamaları reddetti. Muhammed el-Farah, Mekke için Riyad'ın güvenlik uyarısı yayınlamasının ardından gelen iddiaları “tamamen yalan” diye nitelendirdi. Saldırıyı reddeden Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim bölgesel savaşın mezhep çatışmasına dönüşebileceği endişesine yol açtı. Suudi yönetiminin açıklamasının ardından Pakistan'dan Riyad'a güçlü destek gelirken, Türkiye'nin de taraf olduğu üçlü Mekke Savunma Anlaşması yeniden gündeme geldi. Anlaşma üyelerden birinin saldırıya uğraması halinde kolektif cevap verilmesini öngörüyor.

SAVAŞIN GÖLGESİ KUTSAL MEKANDA
Yemen’deki Husilerin fırlattığı İHA’nın önceki akşam Mekke’nin güneyinde düşürülmesi, bölgesel savaşın gölgesini İslam’ın en kutsal kentine kadar taşıdı. Riyad “Haremeyn’in güvenliği kırmızı çizgidir” diye uyarırken, suçlamayı reddeden Husiler Aramco tesisini ve bir hava üssünü vurduklarını açıkladı.
Ortadoğu’daki gerilim, çatışmaların sınırlarını aşarak İslam dünyasının en kutsal kenti Mekke’ye kadar ulaştı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, Mekke semalarına girmeye çalışan insansız hava aracını (İHA) şehrin güneyinde, yasak hava sahasına ulaşmadan imha ettiğini duyurdu. Bölgedeki güvenlik krizini yeni bir boyuta taşıyan bu gelişmenin ardından Suudi Arabistan, Taif, Cidde ve Mekke’de yıllar sonra ilk kez kırmızı alarm verdi. Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husiler tarafından gönderildiğini iddia ettiği İHA’nın yerel saatle 18.50’de engellendiğini belirtti. Maliki, bu saldırı girişimini milyonlarca Müslümanın dini hassasiyetlerini hedef alan “yüz kızartıcı bir eylem” olarak nitelendirdi ve “Haremeyn-i Şerifeyn’in ve ziyaretçilerin güvenliği bizim kırmızı çizgimizdir” uyarısında bulundu. Olayın ardından can kaybı ya da maddi hasar yaşanmazken, 2017’den bu yana Mekke’yi hedef alan bu ikinci girişim diplomatik alanda da geniş yankı buldu. Türkiye de kınama açıklaması yaptı. Dışişleri Bakanlığı “Suudi Arabistan’ı hedef alan İHA saldırılarını en güçlü şekilde kınıyoruz” ifadesini kullanırken, Suudi Arabistan makamlarının bölgedeki gerilimi tırmandırmama yönündeki itidalli tutumunun takdirle karşılandığı bildirildi. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) saldırıyı “iğrenç” olarak nitelendirerek şiddetle kınarken, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğüne tam destek verdiklerini açıkladı. Öte yandan Yemen’deki Husiler ise Mekke’yi veya diğer kutsal mekânları hedef aldıkları yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, “Mekke’nin hedef alındığı iddiaları, Suudi Arabistan’ın bir yalan ve fabrikasyonudur. Bizim operasyonlarımız yalnızca Suudi askeri üslerine ve petrol tesislerine yöneliktir” açıklamasını yaptı. Husi güçleri, Yemen’in Marib kenti üzerinde Suudi Arabistan’a ait bir F-15 savaş uçağını yerli yapım füzelerle düşürdüklerini duyurdu. Ayrıca Suudi ulusal petrol şirketi Aramco’nun Yanbu’daki tesisi ile Hamis Muşayt Hava Üssü’ne çok sayıda balistik füze ve İHA ile eşzamanlı saldırılar düzenlediklerini öne sürdüler. ABD Büyükelçiliği, vatandaşlarına Suudi Arabistan’a seyahatlerini gözden geçirmeleri çağrısında bulundu. Husilerin Muha’yı ve Meyyun Adası’nı alarak Babulmendeb’e uzanması, ABD-İsrail’in İran’la savaşı Hürmüz’ü kapatınca petrolünü Kızıldeniz’e yönlendiren Riyad’ı köşeye sıkıştırıyor. Bu yıl 1,7 milyon hacıyı ağırlayan Mekke’nin menzile girmesi, yangının tehlikeli bir eşiğe dayandığını gösteriyor.
GÖZLER MEKKE PAKTI’NDA
Mekke yakınında düşürülen İHA ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar, Türkiye ile Pakistan’ın Riyad’a verdiği ortak savunma taahhüdünü gündeme taşıdı. Üç ülkenin 7 Ağustos’ta Mekke’de imzaladığı anlaşma, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tümüne yapılmış sayılmasını öngörüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in imzaladığı pakt, ortak caydırıcılığı ve savunma iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Açıklanan çerçeve, saldırı halinde hangi askeri adımların zorunlu olacağını netleştirmiyor.
Taraflar, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve savunma amaçlı olduğunu vurguluyor. Ankara ve İslamabad, Suudi Arabistan’dan yardım talebi almadıklarını bildirdi. Mekke çevresindeki gerilim, ortak savunma taahhüdünün nasıl uygulanacağı sorusunu öne çıkarırken, Türkiye ve Pakistan’ın Husilere karşı askeri müdahalesine ilişkin bir karar açıklanmış değil.
