Milyonlarca çalışan ve emeklinin gözü ocak ayında yapılacak maaş ve ücret artışlarına çevrilmişken Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten dikkat çeken açıklamalar geldi. Bloomberg HT canlı yayınına katılan Şimşek, ekonomi programından enflasyona, seçim döneminde izlenecek politikalardan ücret artışlarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
Şimşek’in özellikle memur ve emekli maaşlarına ilişkin sözleri, ocak ayında yapılacak zamlar öncesinde öne çıktı.
“MAAŞLAR EN AZ ENFLASYON KADAR ARTACAK”
Ücret artışlarına ilişkin soruya yanıt veren Şimşek, çalışanların satın alma gücünün korunması gerektiğini söyledi.
Şimşek, “Ücretli kesimin en az enflasyon kadar alım gücünün korunması kadar değerli ve önemli bir şey yok. Burada bizim bir tereddüdümüz yok” ifadelerini kullandı.
Memur ve emekliler konusunda ise daha net konuşan Şimşek şöyle dedi:
“Bütün kamu çalışanları ve emeklilerimizin maaşları her zaman en az enflasyon kadar artacak.”
Şimşek’in aynı açıklaması farklı haber kaynaklarınca da Bloomberg HT yayınından aktarıldı.
ASGARİ ÜCRET İÇİN ORAN AÇIKLAMADI
Şimşek’in sözleri ocak ayında belirlenecek asgari ücret açısından da yakından takip edilirken, Bakan yayında asgari ücret için doğrudan bir zam oranı açıklamadı.
Şimşek, ücretlerin geçmiş enflasyona göre mi yoksa hedeflenen enflasyona göre mi artırılması gerektiğine ilişkin tartışmada, ücretli kesimin alım gücünün korunması gerektiğini vurguladı.
OVP İÇİN İKİ TEMEL FONKSİYON
Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin konuşan Şimşek, programın iki temel fonksiyonu bulunduğunu belirterek, bunlardan ilkinin politika taahhüdü olduğunu ve bütçe boyutuyla bağlayıcı nitelik taşıdığını söyledi. Şimşek, OVP’nin özel sektör açısından ise yol haritası olduğunu ifade etti.
Üç yıllık politika çerçevesinin korunduğunu belirten Şimşek, temel hedefin dezenflasyon olduğunu ancak sürecin arzulanan hızda ilerlemediğini söyledi.
Dış faktörlere işaret eden Şimşek, “Bu sene savaş olmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu” dedi.
Savaşın etkisinin yalnızca petrol ve doğal gazla sınırlı olmadığını söyleyen Şimşek, bütün emtia fiyatlarında artış yaşandığını ve bunun enflasyonu olumsuz etkilediğini belirtti.
Tahminlerin yapıldığı günün koşullarını yansıttığını ifade eden Şimşek, IMF’nin yılda dört kez tahminlerini gözden geçirdiğini, kendilerinin ise bunu bir kez yaptığını söyledi.
BÜTÇE AÇIĞINDA YÜZDE 3,1 BEKLENTİSİ
OVP açısından en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu belirten Şimşek, bütçe açığının milli gelire oranında hedeflenenden daha iyi performans gösterildiğini söyledi.
Şimşek, 2026’da eşel mobil uygulandığını ve ciddi bir gelirden feragat edildiğini belirterek, buna rağmen yüzde 3,5’lik hedef karşısında yüzde 3,1’lik performans öngördüklerini ifade etti.
Dışarıdaki şoka rağmen büyümenin yüzde 3,3 olacağını söyleyen Şimşek, cari açıkta da iyileşme bulunduğunu belirtti.
Mali disiplini tesis etme hedefini hatırlatan Şimşek, OVP sayesinde birçok hedefin başarıldığını, kur korumalı mevduattan çıkıldığını ve rezervlerin mesele olmaktan çıktığını söyledi. Şimşek, büyümenin ılımlı ancak dünyaya oranla makul seviyede olduğunu ifade etti.
ENFLASYONDA “ATALET” VURGUSU
Şimşek, enflasyonda modelin öngördüğünden daha fazla atalet bulunduğunu belirterek, geçmişe endekslemenin güçlü olduğuna dikkat çekti. Kira, eğitim ve ücretlerde endekslemelerin oldukça güçlü olduğunu söyleyen Şimşek, kur tarafında yüzde 30-40’lık geçişkenlik bulunduğunu ifade etti.
Politika çerçevesinde ve yönünde değişiklik olmadığını belirten Şimşek, hedeflerin büyük oranda tuttuğunu söyledi.
“Dezenflasyon fiyatların düşmesi değil, fiyat artışlarının yavaşlamasıdır” diyen Şimşek, bu alanda büyük ölçüde başarı olduğunu ifade etti.
Dezenflasyonun 2024’ün ikinci çeyreğinden itibaren başladığını söyleyen Şimşek, para politikasının temel mal enflasyonunda daha etkili olduğunu belirtti. Para ve maliye politikasının etkili olduğu alanlarda dezenflasyonun görüldüğünü ifade etti.
TÜİK’in uluslararası standartlar doğrultusunda veri ürettiğini söyleyen Şimşek, rakamlara bakıldığında enflasyonda ciddi anlamda yavaşlama bulunduğunu belirtti. Hedeflerin ciddi ölçüde iddialı olduğunu ifade eden Şimşek, özellikle hizmetlerde atalet bulunduğunu ancak burada da tepkinin görülmeye başladığını söyledi.
“SAVAŞ OLMASAYDI YIL SONU YÜZDE 20-22 CİVARINDA OLURDU”
Şimşek, “Savaş olmasaydı enflasyonda yıl sonunu yüzde 20-22 civarında tamamlardık” dedi.
Başlangıçta öngörülen zaman çizelgesinin bir miktar uzayabileceğini belirten Şimşek, hayat pahalılığının en büyük öncelikleri olduğunu söyledi. Seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçilmeyeceğini ifade eden Şimşek, sürdürülebilir büyüme için dezenflasyona ihtiyaç olduğunu belirtti.
KUR REJİMİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
Türkiye’de normalde dalgalı kur rejiminin olması gerektiğini ve ideal olanın bu olduğunu söyleyen Şimşek, tek yönlü bir piyasanın yönetilen kur rejimi anlamına geldiğini belirtti.
Uzun zamandır TL’ye ilgi olduğunu ifade eden Şimşek, TL’nin bırakılması durumunda aşırı değerlenebileceğini, piyasaya girilmesi halinde ise tersi yönde bir etki oluşacağını söyledi.
Şimşek, enflasyonun tek haneye inmesi halinde esnek bir kur rejimine geçilebileceğini, mevcut şartların buna izin vermediğini ancak zamanı geldiğinde bunun tartışılabileceğini ifade etti.
Sanayiye Orta Doğu dışında rakiplerine göre en ucuz enerjiyi Türkiye’nin verdiğini söyleyen Şimşek, dış talep açısından ticaret ortaklarının büyüme oranlarının da önemli olduğunu belirtti.
Şimşek, bütün tartışmaların kura indirgenmesinin sağlıklı olmadığını ifade ederek, bütüncül yaklaşım kapsamında reformlar üzerinden verimliliğin nasıl artırılabileceğine baktıklarını söyledi.
REEL SEKTÖRE DESTEKLER
Enerji piyasasında çok hassas olduklarını belirten Şimşek, büyük darboğazın petrol ve doğal gaz türevlerinde bulunduğunu, Türkiye’nin hammadde temininde sorun yaşamadığını ifade etti.
Reel sektör açısından finansmana erişimin önemli olduğunu söyleyen Şimşek, rekabet gücünü gözeterek ciddi destekler verdiklerini belirtti.
Çiftçilere verilen kredilerin ortalama faizinin yüzde 12 olduğunu ifade eden Şimşek, yaklaşık 1 milyon çiftçiye kredi sağlandığını ve bunun faizinin yüzde 70’inin karşılandığını söyledi.
Sanayicilere ihracat üzerinden katkı verildiğini belirten Şimşek, reeskont kredilerinin artırıldığını söyledi. Eximbank’ın sermayesinin 7 kat artırıldığını ifade eden Şimşek, bu yıl verebileceği kredinin 60 milyar dolar olduğunu belirtti.
Şimşek, 2023 sonundan bu yana 284 ürün belirlendiğini, bu ürünlerden birini üretenlere 10 yıl vadeli toplam 750 milyar lira büyüklüğünde yatırım kredisi sunulduğunu söyledi.
Ayrıca 5-6 sektörde çalışan başına her ay 5 bin liraya yakın maaş desteği bulunduğunu belirten Şimşek, yeni dönemde imalat sanayisine işletme sermayesi desteği verileceğini açıkladı. Şimşek, “Bu sene 250 milyar TL ile başladık, sonrasında daha da büyütebiliriz” dedi.
Reel sektöre devletin bütçe imkanlarının seferber edildiğini söyleyen Şimşek, genel para politikasının bozulması yaklaşımını doğru bulmadıklarını belirtti. Şimşek, seçici ve hedefli politikalarla reel sektörün stresini azaltmaya çalıştıklarını ifade etti.
ŞİMŞEK’TEN “SEÇİM EKONOMİSİ” AÇIKLAMASI
Seçim ekonomisi tartışmalarına değinen Şimşek, “Seçim ekonomisi uygulayacağımızı söyleyen arkadaşlar ya OVP’yi okumadı ya da matematik bilmiyor” dedi.
Bütçede son üç yılda hedeflerin tutturulduğunu ve daha iyi performans gösterildiğini söyleyen Şimşek, deprem konutlarının önemli ölçüde bitirildiğini belirtti.
Şimşek, önümüzdeki birkaç yılda yılda 750 bin sosyal konut inşa edileceğini ve bunun için bütçede 250 milyar lira ayrılacağını söyledi.
EŞEL MOBİL YIL SONUNA KADAR MAZOTTA DEVAM EDECEK
Vergilere ilişkin de konuşan Şimşek, kurumlar vergisi, gelir vergisi ve cari açığı dengeleme dışında dolaylı vergilerde yeni bir düzenlemenin gündemde olmadığını belirtti.
Gelecek yıl eşel mobili devam ettirmeyi düşünmediklerini söyleyen Şimşek, eşel mobil uygulamasının yıl sonuna kadar mazotta devam edeceğini ifade etti.
Şimşek ayrıca kayıt dışılıkla mücadelede büyük başarı elde edildiğini ve gelir vergisi veren mükellef sayısının 5,5 milyona yükseldiğini söyledi.
