Yeniden Refah Partisi Ekonomi İşleri Başkanlığı, hükümetin 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Programı'nı kapsamlı bir raporla değerlendirdi. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca hazırlanan yeni OVP, 6 Eylül'de açıklanmıştı. Program, 2027-2029 dönemine ilişkin makroekonomik hedefler ile bütçe ve ekonomi politikalarının çerçevesini belirliyor.
Yeniden Refah Partisi ise 11 Eylül'de yayımladığı değerlendirmeye “Orta Vadeli Program 2027-2029: Bir Seçim Ekonomisi Programı” başlığını verdi.
Partinin Ekonomi İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu imzasını taşıyan raporda, hükümetin önceki OVP'de açıkladığı birçok hedefi tutturamadığı ve hedeflerin ileriki yıllara ötelendiği savunuldu.
YRP: MAKROEKONOMİK HEDEFLERDE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK KAYBOLDU
Raporda ilk olarak önceki OVP ile yeni programdaki temel ekonomik göstergeler karşılaştırıldı.
Yeniden Refah Partisi'nin hesaplamasına göre reel büyüme beklentisi yüzde 3,8'den yüzde 3,3'e, sanayi büyümesi hedefi yüzde 4'ten yüzde 2,3'e indirildi.
Yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 16'dan yüzde 28,4'e yükseltildiği; dış ticaret açığı öngörüsünün 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkarıldığı belirtildi.
Turizm gelirleri beklentisinin 68 milyar dolardan 65 milyar dolara indirildiği, cari açığın milli gelire oranına ilişkin tahminin ise yüzde 1,3'ten yüzde 2,6'ya yükseltildiği ifade edildi.
YRP, bu revizyonları hükümetin makroekonomik tahminlerinde “öngörülebilirlik kaybı” yaşandığı şeklinde yorumladı.
OVP'nin her yıl gerçekleşmeler ve ekonomik gelişmeler doğrultusunda güncellendiği de programın resmi tanımında yer alıyor.
‘TEK HANELİ ENFLASYON HEDEFİ 2029'A ÖTELENDİ’
Raporda en sert eleştirilerden biri enflasyonla mücadele politikalarına yöneltildi.
Yeniden Refah Partisi, enflasyon hedeflerindeki yukarı yönlü revizyonların fiyat istikrarının sağlanamadığını gösterdiğini savundu.
Parti, “tek haneli enflasyon” hedefinin 2029'a ötelendiğini belirterek, 2018'den bu yana açıklanan OVP'lerde bu hedefin sürekli ileri tarihlere taşındığını öne sürdü.
Bayramoğlu, teknolojik dönüşüm, yüksek katma değerli üretim ve arzı artıracak yatırımlar gibi yapısal adımlar atılmadan yalnızca parasal sıkılaştırmayla enflasyonun düşürülmeye çalışılmasının ekonomik faaliyeti baskılayacağını savundu.
DOLAR KURU ÜZERİNDEN ‘BASKILAMA’ ELEŞTİRİSİ
Raporda OVP'deki milli gelir tahminlerinden hareketle hesaplanan ortalama dolar kuru değerleri de değerlendirildi.
YRP'nin hesaplamasına göre bu değerler 2026 için 46,85 TL, 2027 için 56,05 TL ve 2028 için 63,70 TL seviyesine işaret ediyor.
Parti, bu tablonun 2026 ve 2027'de döviz kurunun baskı altında tutulacağını, ardından daha hızlı bir kur artışının öngörüldüğünü gösterdiğini ileri sürdü.
Raporda bunun bir yandan ithalata bağımlı sektörlerde maliyetleri artırabileceği, diğer yandan ihracatçıların talep ettiği kur seviyesinin gerisinde kalınmasına yol açabileceği savunuldu.
FAİZ ÖDEMELERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Yeniden Refah Partisi raporunda bütçe açığı ve faiz harcamalarına geniş yer ayırdı.
Rapora göre merkezi yönetimin faiz gideri tahmini 2027 için 3,03 trilyon liradan 3,97 trilyon liraya, 2028 için 3,34 trilyon liradan 4,69 trilyon liraya yükseltildi. 2029 için ise 5,24 trilyon liralık faiz gideri öngörüldüğü belirtildi.
YRP, bütçe açığındaki artışın ağırlıklı nedeninin deprem harcamaları değil, yükselen faiz yükü olduğunu savundu.
Raporda ayrıca AK Parti iktidarları döneminde 2003-2025 arasında yaklaşık 650 milyar dolarlık faiz ödemesi yapıldığı; yeni OVP dönemindeki hesaplamalarla birlikte bu tutarın 26 yıllık dönemde 931,1 milyar dolara ulaşacağı öne sürüldü.
Bu rakamlar ve “faiz lobilerine aktarım” nitelemesi Yeniden Refah Partisi’nin kendi hesaplaması ve değerlendirmesi olarak raporda yer aldı. Partinin OVP'ye ilişkin raporu kendi internet sitesinde yayımlandı.
‘154 MİLYAR DOLARLIK FAZLADAN VERGİ YÜKÜ’
Raporda vergilere ilişkin hesaplamalar da dikkat çekti.
YRP, 2027 yılında vergi gelirlerinin yüzde 36,5 artırılmasının hedeflendiğini, aynı dönemde nominal milli gelir artışının yüzde 30,3 olarak öngörüldüğünü belirtti.
Vergi gelirlerinin GSYH'ye oranının 2022'de yüzde 15,9 seviyesinde bulunduğunu belirten parti, yeni OVP'de bu oranın 2029'da yüzde 18,1'e kadar çıkmasının öngörüldüğünü kaydetti.
Bayramoğlu'nun raporunda, vergi yükünün yüzde 15,9'da kalması durumunda 2026-2029 döneminde vatandaşlardan yaklaşık 154 milyar dolar, bugünkü hesapla 9,42 trilyon lira daha az vergi alınacağı öne sürüldü.
İŞSİZLİK VERİLERİNE ‘İSTATİSTİKSEL İLLÜZYON’ ELEŞTİRİSİ
YRP, OVP'deki işsizlik hedeflerini de eleştirdi.
Raporda, 2026 işsizlik oranı hedefinin yüzde 8,4'ten yüzde 8,1'e gerilemesinin yeni iş yaratılmasından değil, işgücüne katılım oranındaki düşüşten kaynaklandığı ileri sürüldü.
İşgücüne katılım oranının yüzde 54,4'ten yüzde 52,9'a düşürülmesine dikkat çeken parti, iş aramaktan vazgeçen kişilerin işgücünün dışına çıkmasının işsizlik oranını kâğıt üzerinde aşağı çektiğini savundu.
YRP ayrıca yeni ve eski OVP'deki istihdam tahminlerini karşılaştırarak 2026 için 757 bin, 2027 için 892 bin ve 2028 için 1 milyon 205 bin kişilik aşağı yönlü revizyon bulunduğunu hesapladı.
CARİ AÇIKTA 61,7 MİLYAR DOLARLIK REVİZYON
Raporda dış ticaret ve cari açık hedefleri de karşılaştırıldı.
YRP'nin hesaplamasına göre cari açık tahminleri önceki programa kıyasla 2026'da 25,2 milyar dolar, 2027'de 18 milyar dolar ve 2028'de 18,5 milyar dolar artırıldı.
Parti, üç yıllık toplam yukarı yönlü revizyonun 61,7 milyar dolar olduğunu belirterek bunun Türkiye'nin döviz ihtiyacını artıracağını savundu.
İhracat hedeflerinin aşağı çekilmesi ve ithalat tahminlerinin yükseltilmesi de raporda “üretim ekonomisinden uzaklaşma” ve “erken sanayisizleşme” eleştirilerine gerekçe gösterildi.
YRP: BU BİR ‘SEÇİM EKONOMİSİ PROGRAMI’
Raporun sonuç bölümünde Yeniden Refah Partisi, OVP'deki revizyonların yalnızca ekonomik tahmin hatalarından ibaret olmadığını ileri sürdü.
Parti, programın “seçim ekonomisine giriş hazırlığı” niteliği taşıdığı iddiasında bulundu.
Raporda şu değerlendirmeye yer verildi:
“İktidarın, seçim dönemiyle sınırlı olmak şartıyla sıkı para politikalarını erteleyeceği, para musluklarını açacağı, ekonomide suni bir başarı hikâyesi yazacağı bir döneme girebileceğine ilişkin izlenimler yeni OVP'den elde edilmektedir.”
YRP, bu politikanın seçim sonrasında yeniden sıkılaşmayı beraberinde getireceğini savunarak vatandaşları “acı reçete” konusunda uyardı.
‘BEDELİ SEÇİMDEN SONRA MİLLETE ÖDETİLECEK’
Yeniden Refah Partisi raporun sonunda hükümeti üretim, istihdam ve ihracat merkezli bir ekonomi politikasına geçmeye çağırdı.
Parti açıklamasında, denk bütçe ve borçlanma dışı kaynaklara dayanan bir ekonomik model önerildi.
Raporun sonuç bölümünde şu ifadeler kullanıldı:
“Aziz milletimize ise iktidarın yeni OVP ile getireceği seçim ekonomisinin bedelinin, kendilerine seçimi takip eden dört sene boyunca ödetilecek yeni bir ‘acı reçete’ olacağını ifade ediyoruz.”
Hükümet ise OVP'yi makroekonomik ve finansal istikrarın güçlendirilmesi, mali disiplinin korunması, enflasyonun düşürülmesi, üretkenlik ve teknolojik dönüşümün artırılması hedefleri üzerine kurulu üç yıllık temel politika belgesi olarak tanımlıyor.
