ABD kalkanı işe yaramadı: Körfez ülkeleri yeni güvenlik arayışında

ABD kalkanı işe yaramadı: Körfez ülkeleri yeni güvenlik arayışında

New York Times, İran savaşı boyunca Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Kuveyt’teki Amerikan askeri varlığının bu ülkeleri füze ve İHA saldırılarından korumakta yetersiz kaldığı değerlendirmesini yaptı. Gazeteye göre Körfez başkentleri, ABD ile güvenlik ilişkisini sürdürürken İran’la doğrudan diplomasi, bölgesel savunma iş birlikleri ve daha fazla “stratejik özerklik” arayışına girdi. Ancak bölgede ABD’nin yerini tek başına alabilecek yeni bir güvenlik sağlayıcısı da henüz bulunmuyor.

Ortadoğu’da altı aydır devam eden İran savaşı, Körfez ülkelerinin onlarca yıldır üzerine inşa ettiği güvenlik mimarisini tartışmaya açtı. New York Times’ın (NYT) 15 Eylül tarihli analizine göre Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt, uzun yıllardır ülkelerinde bulundurdukları Amerikan üslerini İran’a karşı temel güvenlik garantilerinden biri olarak görüyordu.

Ancak İran ve müttefiklerinin füze ve insansız hava aracı saldırılarının Körfez ülkelerine ulaşması, Amerikan askeri varlığının sağlayabildiği korumanın sınırlarını ortaya çıkardı.

NYT: ABD ÜSLERİ KALKAN OLMAK YERİNE HEDEF HALİNE GELDİ

NYT analizinde Bahreyn örneğine özellikle dikkat çekildi. Bahreyn, İran’a karşı güvenliğinin sağlanmasına yardımcı olması amacıyla onlarca yıldır büyük bir Amerikan deniz üssüne ev sahipliği yapıyor.

Ancak savaşla birlikte üssün kendisi de İran’ın saldırılarının hedeflerinden biri haline geldi. Gazetenin aktardığına göre şubat ayında gerçekleştirilen saldırılardan sonra Bahreyn’de görev yapan Amerikan deniz personelinin büyük bölümü Florida’ya tahliye edildi ve geride sınırlı sayıda personel bırakıldı.

Gazetenin değerlendirmesine göre benzer tablo diğer Körfez ülkelerinde de ortaya çıktı.

SUUDİ ARABİSTAN’IN PETROL HATTI DA DEVRE DIŞI KALDI

Körfez ülkelerinin güvenlik endişesini artıran son gelişmelerden biri Suudi Arabistan’ın kritik Doğu-Batı petrol boru hattının saldırı sonrası kapanması oldu.

Yaklaşık 1200 kilometrelik hat, Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin savaş nedeniyle büyük ölçüde kesintiye uğramasının ardından Suudi petrolünün Kızıldeniz’deki Yanbu limanına taşınmasında kritik rol üstlenmişti. Reuters’a göre saldırı öncesinde hatta günlük 4-5 milyon varil petrol taşınıyordu; bu miktar küresel arzın yaklaşık yüzde 4-5’ine karşılık geliyor.

NYT de İran ve müttefiklerinin saldırılarının yalnızca askeri tesisleri değil, Körfez ekonomilerinin temelini oluşturan enerji altyapısını da hedef haline getirdiğini vurguladı.

YENİ ARAYIŞ: İRAN’LA DOĞRUDAN KONUŞMAK

Gazeteye göre Körfez ülkelerinin önündeki seçeneklerden biri, paradoksal biçimde İran’la doğrudan diplomasi.

Suudi Arabistan, BAE ve Katar dahil bazı Körfez ülkeleri, savaştan önce de Tahran’la ilişkileri normalleştirmeye yönelik girişimlerde bulunmuştu.

Savaş bu süreci başlangıçta kesintiye uğrattı. Ancak NYT’ye göre başka bir güvenlik seçeneğinin bulunmaması, Körfez ülkelerini yeniden İran’la diyaloğa yöneltiyor.

UMMAN’DAKİ KRİTİK TOPLANTI ERTELENDİ

Bu kapsamda Körfez ülkeleri ile İranlı yetkililerin Umman’da bir araya gelmesi planlanmıştı. Toplantının gündeminde, büyük bölümü savaş nedeniyle kesilen Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği ve yeni bir gemicilik düzenlemesi bulunuyordu.

Ancak görüşme son anda ertelendi. Reuters, Umman Dışişleri Bakanı Badr Albusaidi’nin toplantının ertelendiğini açıkladığını, yeni bir tarih verilmediğini bildirdi.

NYT’nin üst düzey bir Körfez yetkilisine dayandırdığı bilgiye göre ertelemenin arkasında Suudi Arabistan ile İran arasında Hürmüz konusunda yaşanan anlaşmazlık bulunuyor.

Riyad’ın İran’ın “Hürmüz uluslararası su yolu değildir” yönündeki yaklaşımına itiraz ettiği ve önerilen metinde değişiklik istediği, İran’ın ise bazı değişiklikleri kabul etmediği aktarıldı.

“DIŞ KORUYUCU SENDROMUNDAN ÇIKMALIYIZ”

NYT’ye konuşan Kuveyt Üniversitesi’nden Bader Al-Saif, Körfez ülkelerinin içinde bulunduğu durumu şöyle özetledi:

“Eskinin bir kısmını korurken yeni bir şey inşa etmeye çalıştığımız bir noktada sıkışmış durumdayız.”

Al-Saif, bölgenin “dış koruyucu sendromundan” çıkması gerektiğini savundu.

Bu yaklaşım, Körfez’de son dönemde daha sık dile getirilen bölgesel savunmada kendi kendine yeterlilik tartışmasını da güçlendiriyor.

ABD’NİN YERİNİ KİMSE DOLDURAMIYOR

Ancak Körfez ülkelerinin önünde önemli bir sorun var: ABD’nin yerine geçebilecek net bir alternatif bulunmuyor.

NYT’ye göre Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Kuveyt’in orduları son yıllarda Amerikan F-15 savaş uçakları ve Patriot sistemleri dahil yüz milyarlarca dolarlık gelişmiş silah satın almalarına rağmen İran’a kıyasla daha sınırlı askeri kapasiteye sahip.

Çin ve Rusya da bölge ülkeleriyle yakın ekonomik ve siyasi ilişkilere rağmen savaşa doğrudan girerek Körfez’i savunmuş değil.

Gazete, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki yeni bölgesel savunma iş birliklerinin de henüz gerçek bir kriz anında nasıl işleyeceğinin görülmediğine dikkat çekiyor.

“ABD ŞEMSİYESİNİN YERİNE DEĞİL, YANINA”

International Crisis Group’tan Yasmine Farouk’a göre en gerçekçi seçenek Amerikan güvenlik şemsiyesinden tamamen çıkmak değil.

Farouk, Körfez ülkelerinin yeni güvenlik ortaklıklarını ABD’nin yerine geçecek yapılar olarak değil, Amerikan desteğini tamamlayan mekanizmalar şeklinde geliştirmesinin daha olası olduğunu belirtiyor.

Çünkü Körfezli yetkililer ve uzmanlar, Amerikan hava savunma sistemleri bulunmasaydı İran saldırılarındaki kayıpların çok daha ağır olabileceğini de kabul ediyor.

İRAN’IN UCUZ İHA’LARI PAHALI SAVUNMA SİSTEMLERİNİ ZORLADI

Savaşın ortaya çıkardığı bir diğer sorun ise hava savunmasının ekonomik ve operasyonel sınırları oldu.

BAE’deki Rabdan Security & Defence Institute’tan Kristian Alexander, İran’ın çok sayıda görece ucuz İHA kullanarak Körfez ülkelerine önemli maliyetler yükleyebildiğini söyledi.

Alexander’a göre gelişmiş Körfez hava savunma sistemlerinin saldırılara karşı tamamen geçirimsiz olmadığı ortaya çıktı.

NYT ayrıca savaşın ilk dönemlerinde Amerikan füze önleyici mühimmatının küresel ölçekte sınırlı olmasının Körfez ülkeleri açısından sorun yarattığını, bazı ülkelerin açığı kapatmak için Ukrayna ve Avrupa ülkelerine yöneldiğini aktardı.

ABD: KÖRFEZ’İ KORUMADIĞIMIZ İDDİASI DOĞRU DEĞİL

Beyaz Saray ise Amerikan güvenlik garantilerinin başarısız olduğu yönündeki değerlendirmeyi reddetti.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Başkan Donald Trump’ın bölgedeki ortaklarla sürekli iletişim halinde olduğunu ve ABD ile Körfez ülkeleri arasındaki bağların güçlü olduğunu söyledi.

Kelly, Amerikan askeri korumasının yetersiz kaldığını ileri süren değerlendirmelere katılmadıklarını belirtti.

UMMAN’DAN YENİ BÖLGESEL GÜVENLİK MODELİ ÖNERİSİ

Alternatif güvenlik sistemi arayışında en dikkat çekici önerilerden biri Umman’dan geldi.

Umman Dışişleri Bakanı Badr al-Busaidi, daha önce yaptığı bir değerlendirmede Körfez Arap ülkeleri ile İran ve Irak’ın da içinde bulunduğu çok taraflı bir güvenlik mekanizması kurulmasını önermişti.

Al-Busaidi’ye göre böyle bir model, bölgenin ABD dahil büyük dış güçlerle ilişkilerini yeniden değerlendirmesini ve ittifaklarda yeni bir denge kurulmasını gerektirecek.

BAE: “İRAN KOMŞUMUZ, COĞRAFYA BİZE BAŞKA SEÇENEK BIRAKMIYOR”

NYT analizinin sonunda BAE Devlet Başkanı’nın diplomatik danışmanı Anwar Gargash’ın sözlerine yer verildi.

Gargash, savaşta yaşananlara rağmen İran’la bir noktada yeniden ilişki kurulmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, ülkesinin yaklaşımını şu sözlerle anlattı:

“İran komşumuz olmaya devam ediyor. Bir noktada yeniden kurulabilecek olanı nasıl kuracağımızı bulmak zorundayız. Coğrafya bize angajmandan başka seçenek bırakmıyor.”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN