Ankara 72. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuksuz sanık Gökhan Gülyurt duruşmaya katılmadı. Taraf avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. Dosyada müşteki olarak yer alan polis memuru Okan A., duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.
Mahkeme hakimi, dosyaya giren yeni evrakı okumasının ardından müşteki beyanlarına geçti.
MÜŞTEKİ POLİS OLAY ANINI ANLATTI
Söz verilen müşteki Okan A., olay günü Hipodrom Caddesi üzerinde polis memuru Sare Y. ile birlikte görevli olduğunu söyledi. Okan A., otobüsü durdurmak amacıyla ihtarda bulunduklarını ancak aracın durmadığını belirterek, otobüsün Sare Y.’nin üzerine sürüldüğünü ve daha sonra yoluna devam ettiğini ifade etti.
Bu beyan, dosyada yer alan diğer müşteki polislerin anlatımlarıyla birlikte değerlendirildi.
SAVCILIK ESASA İLİŞKİN GÖRÜŞÜNÜ SUNDU
Müşteki beyanının ardından cumhuriyet savcısı, davaya ilişkin esasa dair mütalaasını açıkladı. Savcı, mahkemeden sanığın zincirleme şekilde "görevi yaptırmamak için direnme" suçundan cezalandırılmasını istedi.
Savcılık görüşünün açıklanmasının ardından söz alan sanık avukatı, mütalaadaki sanık aleyhine olan hususları kabul etmediklerini belirtti. Avukat, esasa ilişkin ayrıntılı savunma hazırlayabilmek için mahkemeden süre talebinde bulundu.
MAHKEMEDEN SÜRE KARARI
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık müdafiinin süre talebini kabul etti. Mahkeme, esasa ilişkin savunmanın hazırlanabilmesi için duruşmayı 13 Nisan tarihine erteledi.
İDDİANAMEDE OLAYIN GÜZERGÂHI AYRINTILI ŞEKİLDE YER ALDI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olayın 23 Nisan günü meydana geldiği belirtildi. İddianameye göre, CHP’li milletvekilleri ile genel başkan yardımcılarının bulunduğu, Gökhan Gülyurt’un kullandığı 06 CHP 66 plakalı makam otobüsü, Hipodrom Caddesi’nden Talatpaşa Caddesi yönüne doğru ilerlediği sırada polis memurları Sare Y. ve Okan A. tarafından durdurulmak istendi.
Savcılık iddianamesinde, polislerin otobüsün hangi güzergâha gideceğini öğrenmek amacıyla "dur" ikazında bulunduğu, buna rağmen aracın durmadığı kaydedildi.
Metinde, Gülyurt’un aracı polis memurları Sare Y. ve Okan A.’nın üzerine sürdükten sonra Talatpaşa Bulvarı üzerinden Altınsoy Caddesi’ne döndüğü ve Ankara Adliyesi istikametine doğru ilerlemeyi sürdürdüğü aktarıldı.
ADLİYE ÖNÜNDE İKİNCİ “DUR” İHTARI
İddianamede olayın yalnızca Hipodrom Caddesi ile sınırlı kalmadığı, otobüsün Ankara Adliyesi önüne ulaştığında da polis ekiplerince yeniden durdurulmak istendiği belirtildi.
Bu bölümde, adliye önünde görevli polis memuru Mehmet Ö’nün elini kaldırarak ısrarla "dur" ihtarında bulunduğu, ancak aracın yine durmadığı ifade edildi. Otobüsün çarpma ihtimali nedeniyle Mehmet Ö’nün yolun kenarına atlamak zorunda kaldığı anlatıldı.
ATATÜRK BULVARI’NDA ÜÇÜNCÜ MÜDAHALE GİRİŞİMİ
Savcılık iddianamesine göre otobüs, Atatürk Bulvarı yönünde ilerleyişini sürdürdüğü sırada bu kez polis memurları Yasemin K. ile Okan Y. tarafından durdurulmak istendi.
Ancak iddiaya göre Gülyurt, burada da "dur" ihtarına uymadı ve aracı polislerin üzerine sürerek yoluna devam etti.
SAVCILIK: OTOBÜS “SİLAHTAN SAYILAN” ARAÇ NİTELİĞİNDE
İddianamede, olayda kullanılan otobüsün niteliğine de ayrıca vurgu yapıldı. Savcılık, "silahtan sayılan otobüsü" müştekilerin üzerine sürme eyleminin cebir niteliği taşıdığını ve bu nedenle "görevi yaptırmama için direnme" suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğunu değerlendirdi.
Hazırlanan iddianamede, Gökhan Gülyurt hakkında zincirleme şekilde "görevi yaptırmamak için direnme" suçundan 13 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
