Özel'den Erdoğan'a İBB seçimlerini yenileme çağrısı: Meclis'i istifa ettirelim seçime gidelim

Özel'den Erdoğan'a İBB seçimlerini yenileme çağrısı: Meclis'i istifa ettirelim seçime gidelim

CHP'nin Beşiktaş mitinginde konuşan CHP lideri Özgür Özel, ''Bir partinin demokrat olup olmadığı seçim kaybedince belli olur. Eskiden hâkimlik yapmış, siyasete atılıp Adalet Bakan Yardımcısı olan birine, 'Sen İstanbul'a dön dediler, özel görev verip 'CHP'nin iktidar yürüyüşünü durdur, buna katkı yapanları etkile, beni onlardan kurtar' dedi Erdoğan. Yargı kolları kurdu.'' dedi.

CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından başlayan ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitinginin bu haftaki adresi Beşiktaş oldu.

Tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın mesajını eşi Yeşim Akpolat okudu, CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mesajını ise CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik okudu. Akpolat, "Zulme direnenler kazanacak" mesajı verirken Ekrem İmamoğlu da İstanbul ve Beşiktaş için yapılan icraatları anlattığı mektubunda "Dalga dalga büyüyeceğiz, birleşe birleşe güçleneceğiz, en zor şartlar, en ağır baskılar altında bile hukuk ve demokrasi nasıl savunulurmuş, seçim nasıl kazanılırmış bütün dünyaya göstereceğiz" dedi.

''ERDOĞAN YARGI KOLLARI KURDU''

basliksiz-1-001.jpg

Sonrasında kürsüye çıkan Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

"Bugün gördüğüm ve inanamadığım bir utanmazlığı paylaşacağım. AK Parti 19 Mart darbesini yaptı, milletin seçtiği belediye başkanlarını iftirayla içeri attı, belediye bürokratlarını tutukladı, belediyeye iş yapan bütün şirketlere kayyım atadı. Sonra, bu şirketlere teklif sundular, 'Şunu imzalarsan, bu iftirayı atarsan şirketini geri alırsın.' O şirketlerin içinde İstanbul'daki bilboardları ihaleyle alan şirketler vardı. Bu şirketlere kayyım atadılar. Şimdi o reklam panolarının tamamında AK Parti'nin iftiralarını koymuşlar, Cumhuriyet Halk Partisi'ne, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne saldırıyorlar. Bu panoların önemli kısmı İLBAK grubuna ait. İlk operasyonda gözaltına aldılar, adamcağız dedi ki 'Ben AKP ile iş yaptım yıllarca' bıraktılar. O şirketin bütün panolarına AK Parti'nin ilanlarını astılar. İlanlarda diyor ki, 'Senin hayatından gidiyor.' İlan değil, kuyruklu yalan. Diyor ki, 'Mezarlıklar imara açıldı.' İstanbul'da imara açılan mezarlık duyan oldu mu. Diyor ki 'İBB'nin borçları katlandı'. Daha Aralık ayında yurtdışına 655 milyon dolar borç ödendi. Diyor ki, 'Metroları durdurdular'. 10 metronun 10'unu da biz harekete geçirdik. 3'ü açıldı, 3 tanesi bu yıl içinde açılıyor. 4 tanesinin inşaatı devam ediyor. Bitenlere test sürüşüne ben gidiyorum, sahtekarlar sizi. Önümüzdeki günlerde başvurduk, Guinness rekorlar kitabını getiriyoruz. İstanbul, aynı anda en çok metro inşaatının olduğu, bir günde en çok metro ilerlemesi yaşanan şehir oldu. Rekorlar kitabına geçiyoruz, siz yalanda rekorlar kırıyorsunuz.

''İL BAŞKANIMIZ YARIN AK PARTİ'YE HAKARET DAVASI AÇACAK''

İstanbul İl Başkanımız Özgür Çelik yarın gidecek ve 16 milyon İstanbullu adına Adalet ve Kalkınma Partisi'ne hakaret davası açacak. Milletin aklıyla alay ediyor diye. Siz beş sene, yürüyen merdivene taşı sokturdunuz, beş sene halk otobüsü kiraladınız, jimmy jibi koydunuz, motorunu yaktınız, sorana film çekiyoruz dediniz, akşam haberlerde 'İBB'nin otobüsleri bakımsızlıktan yanıyor' dediniz. Bu memleketi Ekrem İmamoğlu, haramilerin elinden kurtardı. O bilboardları koyan utanmazlara söylüyorum, ahalinin aklıyla, milletle alay ediyorsun. Sizin döneminizde sıfır kreş vardı, millet 127 kreşi görmüyor mu, 17 öğrenci yurdunu bilmiyor mu, 19 kent lokantasından karnını doyurmuyor mu?

Ey Erdoğan, çalıştığımız yerden geldin. En güçlü tarafımıza iftirayla, bilboardla, pankartla... Güneşi balçıkla sıvayamazsın. CHP, tıkır tıkır çalışıyor, belediye tıkır tıkır çalışıyor. Niye yapıyor bunu? İftiralarına kimseyi inandıramadı. 'İddianame patladı, algı CHP'den yana, bilboardla yapalım kampanya.' Panoyla, parayla siyaset olmaz. Yürekle olur siyaset, yürekle. O yürek bizde var, Ekrem Başkan'da var. O yürek bu ülkeyi seven, bu topraklar için gerekirse ölen CHP'liler de var. Erdoğan'a bir teklifim var. Çok teklifte bulundum, kabul etmedin. O zaman kutuyu istiyorsun, kutuyu açalım. Gel sandığa. 25,5 milyon imzayı tırla şehir şehir gezdiriyoruz, kaçıyor. Erdoğan'a bir teklifte bulunuyorum milletin huzurunda. Gel İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde bütün belediye meclis üyelerini istifa ettirerek İBB seçimlerini yenilemeye karar verelim. Benim adayım belli, Ekrem İmamoğlu. Sen istediğin, en güvendiğin adayı çıkar. İstanbullu çalışan metroyu, yapılan inşaatı da hizmeti de biliyor. 60 gün sonra İBB seçimlerinde eğer kazanabilirsen, Ekrem Başkan'ı yenebileceksen İBB'yi de alırsın, bundan sonrası için de güç kazanırsın. Benim bir şartım var. Seçimleri yapacağız, kararı İstanbullular verecek, ondan sonra yakamızdan düşeceksin. Hodri meydan. Cesaretin varsa İstanbul'a getir, koy sandığı. Bu kadar güveniyoruz kendimize. 1,5 milyon oy avans veriyorum sana, hodri meydan. Böyle çakallığa, böyle edepsizliğe, bilboardlar üzerinden yalan siyasetine teslim olmak yok. Panoyla, parayla değil yürekle siyaset yapacaksın. Haydi bakalım çık karşımıza. Tek şartım var. İstanbul kararını verecek, Ekrem İmamoğlu diyecek. Ondan sonra yakamızdan düşeceksiniz, tüm arkadaşlarımız tutuksuz yargılanacak. Kararı bir kişi değil, 3 hakim değil, 16 milyon İstanbullu versin. Ekrem Başkan yeniden seçildiğinde tutuksuz yargılamaya evet diyorsan ben yarın İstanbul seçimlerini yeniliyorum. Şimdi bana şunu deme, 'yargı bağımsız'. Göbeğinden sana bağlı, göbeğinden.

basliksiz-1-002.jpg

''CUMHUR İTTİFAKI'NA SOKAKTA SELAM BİLE VERMEYİN''

300 günün bir maliyeti var. Darbeyi yaptıktan sonra Merkez Bankası'ndan 60 milyar dolar sattılar. Borsa çöktü, yabancı yatırımcı kaçtı, toplam 160 milyar dolar zarara uğradık. Enflasyon hedefi 17'ydi 31'e çıktı. 600 liralık kıyma bin lira olduysa 800 olacaktı, bunların yaptığı darbeden dolayı bin lira oldu. 300 günde çeyrek altın yüzde 81 arttı. Yoksulluk sınırı 76 bin TL idi, bugün 98 bin TL. Bunların hepsi bu darbenin bize maliyeti. Şimdi çıkmış emekliye 19 bin TL vermiş, isyan etmişiz, Meclis'te oturma eylemine başladık. Alay eder gibi bin lira daha verelim 20 bin TL olsun dediler. 4 emekli bir araya gelse yoksulluk sınırının üstüne yine çıkamıyor, yoksulluktan kurtulamıyor. AK Parti geldiğinde emekli 1,5 asgari ücret alıyordu. Bugün beğenmediğimiz 28 bin TL'lik asgari ücretten 42 bin TL yapar. O gün 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşı, bugün 2 çeyrek alıyor, alamıyor. Emekliye yapılan bu büyük zulme karşı hep birlikte mücadele etmek lazım. Buradan sadece CHP değil, bütün muhalefet partileri hatta dün sayın Bahçeli de buna 'sefalet ücreti' dedi. Emekliye verilen maaşa sefalet gözüyle bakan herkese diyoruz ki, yarın Plan Bütçe'de görüşülecek. Emekliden yana olanlar samimiyetle el kaldırsınlar, Türkiye'de çok şey değişecek. Emekliden bir beklentimiz var, size sahip çıkana sahip çıkın. AK Parti bu sefalet ücretine devam ederse, Devlet Bey öyle dediği halde MHP, AK Parti'yle birlikte sizin aleyhinizde olursa bu Cumhur İttifakı'na sokakta selam bile vermeyin.

''ZİNCİR MAĞAZANIN İŞİ TARİHİ GEÇMİŞ ÜRÜNLERİ UCUZA SATMAK''

Bu kadar yakıcı sorunlar oluyorken, bir yandan akıl almaz yargı kararları toplumun tüm alanlarına gidiyor. İki topçuyla şike davası görüyorlar, iki popçuyla uyuşturucuyla mücadele ediyorlar. Bu ülkenin adalet ihtiyacı her yerde var. 20 sanatçıyı götürüyorlar, gece gündüz ekrana onu koyuyorlar, 15 gün sonra 3'ünün testi pozitif. 17'sinin anasına, babasına ayıp değil mi. Her şeyi birbirine karıştırıp sanki her şeyle mücadele ediyormuş gibi yapıp, Erdoğan'ın iktidarı sürdürmesiyle meşgul oluyorlar. Eğitim-İş'in sitesine Deniz Gezmişlerin idam edildikleri gün onları anmaktan sitelerine erişim engeli gelmiş. O kararı alan ve aklınca Erdoğan'a yaranana söylüyorum. Erdoğan da Trump'a yaranmaya çalışıyor. Her yerde CHP'yi Amerikancı olmamakla suçlayıp aklınca kendisi Amerika'dan meşruiyet devşirmeye çalışıyor. Doğru yerdesin. Sen 6'ncı filo geldiğinde ona selam duranların devamısın, biz onları denize döken Deniz Gezmişlerin arkadaşıyız.

Dünkü konuşmadan sonra bugün gençlerden teşekkür alıyoruz. Çünkü gençlerin yurtdışında yaptıkları siparişlere vergi yoluyla yasak getirmişlerdi. Ticaret Bakanı çıkmış, uygunsuz ürün tespit ettik, o yüzden yasakladık diyor. Uygunsuz ürünü yasakla. Tüketici sağlığı diyorsun bugün gördüm, ikisi İstanbul'da beş tane Türkiye'de yeni mağaza açmışlar. Zincir mağazanın işi tarihi geçmiş ürünleri ucuza satmak. Utanç verici. Bu ülkede Ticaret Bakanı çıkmış uygunsuz üründen dolayı gençlerin alışverişine vergi getirdik diyor. Tarihi geçmiş ürünleri ucuza satıyorlar. Ticaret Bakanı da Sağlık Bakanı da Tarım Bakanı da duysun. Bunun adı AK Parti'nin kara düzenidir. And olsun ki bu kara düzeni yıkacağız, bu rejimi değiştireceğiz. Bir büyük başlangıcı hep beraber yapacağız.

''AK PARTİ'NİN KARA DÜZENİNİN DAHA ÇOK İNSANI BATIRMASINA ENGEL OLACAĞIZ''

Türkiye'de maalesef 7 milyon kumar bağımlısı var. AK Parti'nin umrunda bile değil. Yargı kolları meseleyi magazinleştirmeyle meşgul. Bir eylem planı hazırladık, Meclis'e sunacağız. AK Parti'nin kara düzeninin daha çok insanı batırmasına, canına kıymasına engel olacağız. Bu kara düzenden, AK Parti'nin kara düzeninden kimse tek başına kurtulamaz. Öğrenci kurtulmadan polis kurtulmaz, emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Hep birlikte kurtulacağız. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.

basliksiz-1-003.jpg

Geldik 300'üncü güne. Belki dünya siyasi tarihinin en uzun seçim kampanyası olacak. Belki bininci gününde bitecek ama bitecek. Bozdoğan Kemeri'nin önünde kahraman Türk polisiyle İstanbul Üniversiteliler halay çekene kadar mücadeleye var mıyız? Cezaevindeki arkadaşlarımıza gözü gibi bakan her bir infaz koruma memuruna 3600 ek gösterge verip, her birisine bir lojman vermek için iktidara yürümeye hazır mıyız? Atanamayan öğretmenleri atamaya var mıyız? Artık Türkiye'de kimsesizlerin kimsesi cumhuriyet olsun diye her yoksula insanca geçineceği, karnını doyuracağı, evladını giydireceği bir insanca maaş vermek için, temel vatandaşlık gelirini vermeye, iktidara gelmeye hazır mıyız? Bütün yüzleri güldürmeye var mıyız? Türk'üyle, Kürt'üyle bu ülkeyi barıştırmaya, Alevi'siyle Sünni'siyle her vatandaşı eşit kılmaya var mıyız? Herkesi zengin, herkesi mutlu, herkesi sağlıklı yapmaya, bu güzel ülkenin yüzünü güldürmeye hazır mısın? Bu seçimi kazanmaya hazır mıyız?"

İMAMOĞLU'NDAN MEKTUP

CHP'nin İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İmamoğlu'nun mektubunu okudu. İmamoğlu mektubunda şu ifadeleri kullandı:

"Güzel İstanbullular, güzel Beşiktaşlılar… Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, gözlerinin içi gülen çocuklar, cesur gençler… Her birinize teker teker sarılıyorum, hasretle kucaklıyorum. Sizleri çok özledim. Adalet mücadelesinin yılmaz neferlerinin, boyun eğmeyenlerin meydanına hoş geldiniz. İyi ki buradasınız, bu güzel meydandasınız. İyi ki dayanışmanın, umudun ve cesaretin sesini yükseltiyorsunuz. Milletin iradesine vurulan darbenin, bizlere yapılan zulmün karşısında dimdik duruyorsunuz. Sağ olun, var olun.”

“MİLLETİN GÖNLÜNDE ONLAR YOK, BİZ VARIZ”

“Beşiktaş’ın muhafızı, Beşiktaşlıların iradesi Rıza Akpolat kardeşimi ve tüm diğer arkadaşlarımızı hapsedenler, bir büyük korkuya esir düşmüşlerdir. Onları yakıp kavuran bu korku, millete hesap verme korkusudur. Biz iş başına gelmek, vatandaşa hizmet etmek için gün sayarken, onlar milletin karşısına çıkmamak için sandıktan kaçıyorlar. Çünkü milletin gönlünde onlar yok, biz varız. Biz icraatlarımızla, hizmetlerimizle vatandaşın gönlüne girdik. Milletin parasını doğrudan millete verdik. Halka ait ne varsa işgalden kurtardık, halkın kullanımına açtık. Bu sayede neler başardığımızı sizler çok iyi biliyorsunuz. Sadece bu meydanda yarattığımız büyük değişim bile icraatçı, halkçı yönetim anlayışımızın özünü göstermeye yeter.”

basliksiz-1-004.jpg

“İSTANBUL’UN MUHAFIZI OLMA BİLİNCİYLE HAREKET ETTİK”

“Barbaros Meydanı, İstanbul’un ‘adı var, kendi yok’ meydanlarından biriydi. Kamusal alanlar işgal edilmişti, vatandaşın denizle bağı kopmuştu. Artık bir güvenlik riski oluşturan çelik köprü yolu kaldırdık, burayı yeniden düzenledik. Vatandaşımızı meydanla ve denizle buluşturduk. Gezme, dinlenme, buluşma imkanları sağladık. Alana yeni ağaçlar, yeni yeşil bölgeler kazandırdık. Asla birilerine rant yaratma düşüncesinde olmadan, sadece ve sadece vatandaşın faydasını gözeterek, İstanbul’un muhafızı olma bilinciyle hareket ettik.”

“BUNLARI BİR KİŞİNİN DEĞİL, AZİZ MİLLETİMİZİN EMRİNE AMADE OLDUĞUMUZ İÇİN YAPTIK”

“Beşiktaş’ta ulaşımı kolaylaştırmak için Yıldız-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattını ve Boğaziçi Üniversitesi Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı’nı açtık. Karanfilköy’de 60 yıllık mülkiyet sorununu çözdük, hak sahiplerini depreme dayanıklı evlerine kavuşturmak için adım attık. Kabataş Transfer Merkezi’ni açtık. Bebek ve Kuruçeşme sahillerini yeniledik, güçlendirdik, parklarımızı yeniledik. Beşiktaş’ın altyapı sorunlarını çözdük. Çocuklarımıza, gençlerimize, annelerimize çok büyük sosyal destekler verdik. Bütün bunları bir kişinin değil, aziz milletimizin emrine amade olduğumuz için yaptık.”

“BİZİ ENGELLEYEMEYECEKLER”

“Hizmet ve icraat mücadelemizi durdurmak için hukuku ayaklar altına alıp, bana, Rıza Akpolat başkanımıza ve tüm belediye başkanı arkadaşlarıma her türlü zorbalığı yapanlar bilsinler ki bizi engelleyemeyecekler. İktidara geleceğiz ve çok daha fazlasını yapacağız. Ekonomide, eğitimde, yargıda, sağlıkta, devletin sunduğu tüm imkanlarda adaleti hakim kılacağız. Bu hükümetin en çok mağdur ettiklerinin, dar gelirlilerin, emeklilerin, gençlerin ve kadınların hayatını kolaylaştıracak, güzelleştirecek adımlar atacağız.”

“KAZANAN BİZ OLACAĞIZ, KAZANAN 86 MİLYON OLACAK”

“Herkesin emeğinin, girişiminin, yatırımının karşılığını sonuna kadar aldığı, çok güçlü, yenilikçi, verimli bir üretim ekonomisi inşa edeceğiz. Sadece hukukun ve demokrasinin sınırları içerisinde hareket eden, millet iradesine tabi ve vatandaşa sonuna kadar saygılı bir devlet yapısı kuracağız. Hep birlikte başaracağız. Dalga dalga büyüyeceğiz. Birleşe birleşe güçleneceğiz. En zor şartlar, en ağır baskılar altında bile hukuk ve demokrasi nasıl savunulurmuş, seçim nasıl kazanılırmış, dünyaya göstereceğiz. Yolumuz ne kadar uzun ve çetrefilli olursa olsun, kazanan biz olacağız. Kazanan 86 milyon olacak. Adaletsizlik, liyakatsizlik, merhametsizlik son bulacak ve her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak, çünkü biz çoğalacağız. Kurtuluş yok tek başına, haydi herkes görev başına. Kalın sağlıcakla.”

RIZA AKPOLAT: ''ÜLKEMİZİN AYDINLIK YARINLARI İÇİN BUGÜNDEN BEDEL ÖLDÜYORUZ''

17 Ocak 2025'ten bu yana cezaevinde bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın kaleme aldığı mektup ev hapsi kaldırılan eşi Yeşim Akpolat tarafından okundu.

basliksiz-1-006.jpg

Akpolat cezaevinden yazdığı mektupta şunlara yer verdi:

"Bugün bu satırları Silivri'nin dört duvar arasında yazıyorum ama kalbim ve aklım Beşiktaş Meydanı'nda sizlere. Nazım'ın dediği gibi; 'Mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta.' Ben asla teslim olmadım, ne adaletsizliğe ne hukuksuzluğa ne zorbalığa olmadım olmayacağım. Bugün sözlerimi, sesimi sizlerle ulaştıran bu zor günlerde dik duruşundan bir an bile ödün vermeyen canım eşim Yeşim'e emanet ediyorum.

Mücadelemi genel başkanımız Sayın Özgür Özel'e, gençlik kollarında girdiğim baba ocağım Cumhuriyet Halk Partisi'nin inançlı neferlerine ve yol arkadaşım, kardeşim Özgür Çelik'e emanet ediyorum. Hakkımı hukukumu canımdan çok sevdiğim Beşiktaşımı ise siz değerli Beşiktaşlılara emnaet ediyorum. Hepinizi saygıyla, sevgiyle ve hasretle selamlıyorum. Kıymetli Beşiktaşlılar bir yıldır iddianamesiz, adına itiraf denilen 'itirafçı' beyanları dışında, hiçbir kanıt olmaksızın Silivri zindanındayım. Sadece ben değil, 15 buçuk milyon oyla cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ve 15 belediye başkanımız, onlarca onurlu bürokratımız, Silivri zindanında.

Ülkemizin aydınlık yarınları için bugünden bedel ödüyoruz. Ben burada neden tutsak edildiğimi çok iyi biliyorum. Hem partimizde hem Türkiye'de büyük bir değişimi gerçekleştirip, halkımızın umudunu yeşerten neferlerden olduğum için tutsağım. Beşiktaş'ı rantın değil halkın Beşiktaş'ı yaptığım için tutsağım. Yandaş medyada günlerce iftiralar atıp, itibar suikastı yaptılar. Sureti halktan gözüken kimi kişiler, bu itibar suikastine hevesle katıldılar. Onların kim oldukları ve kime hizmet ettiklerini yakın bir zamanda ortaya çıkaracağım. Aileme, dostlarıma, sevdiklerime zulm ettiler. '40 sayfa itiraf yazdı, itirafçı oldu' dediler. Yalan çıktı utanmadılar.

Evimi, tüm yaşamımı didik didik ettiler, tek bir suç unsuru bulamadılar. Suç icat etmeye kalktılar onu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Suç örgütü liderini serbest bırakırken, tek bir kanıt koymadan beni ve yol arkadaşlarımı esir aldılar. Haksız hukuksuz geçen bir yılın ardından, artık herkes şunu biliyor ki: 'Rıza Akpolat'ın boğazından tek bir haram lokma geçmedi geçemez'.

basliksiz-1-005.jpg

Ellerinde beni yargılayacak tutarlı hiçbir kanıtları olmadıkları için, yıllarca her kademesinde görev aldığım partimde değişim için çalışmamı da suç saydılar. Geçen hafta İstanbul İl Kongresi'nde hakkımda açılan davada hakim karşısına çıktım. Dün ise 38'inci Olağan Kurultay davasında... Savcılık beraat edeceğimden emin olacak ki, bu kez de başka bir davadan tutukladı beni.

Beşiktaş'ta aşevi yapmamız suç ilan edildi. Ne iftiralar ne haksız yargılamalar ne tutuklamalar... Benim için artık hiçbir önemi yok. Ben iktidarın bu kumpas mahkemelerinde yargılanmayı, sizlerin vicdanında mahkum olmaya tercih ederim. Benim için öneli olan Beşiktaş halkının, yol arkadaşlarımın gönlünde tertemiz olmaktır. Bana Silivri başta olmak üzere ülkemin zindanlarında direnen tüm yol arkadaşlarıma uygulanan, düşman hukukudur. Teslim alınmak istenen bizim şahsımızda, sizlerin iradesidir.

Buradan bir kez daha ilan ediyorum halkın iradesini, Cumhuriyeti, adaleti ve hürriyeti savunmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Asla teslim olmayacağım. Çünkü Hızır Paşa'ya teslim olmayan Pir Sultan'ın geleneğinden geliyorum. Çünkü boynunda idam fermanıyla Anadolu'ya geçip, kurtuluş ateşini yakan Mustafa Kemal'in partisi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin evladıyım.'

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN