CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu’nun Almanya’daki bilimsel bir sempozyuma katılmak için talep ettiği geçici yurt dışı çıkış izninin mahkemece reddedilmesine tepki gösterdi. Tanrıkulu, kararı "düşman ceza hukuku" ve "kolektif cezalandırma" olarak nitelendirdi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Tanrıkulu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı soruşturma dosyası kapsamında hakkında adli kontrol tedbiri ve yurt dışı çıkış yasağı bulunan oğlu Mehmet Selim İmamoğlu’nun yaşadığı hukuki sürece ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) İnşaat ve Fizik Mühendisliği bölümlerinde çift anadal yaparak mezun olan ve halen İTÜ Fizik Mühendisliği'nde yüksek lisans eğitimine devam eden Selim İmamoğlu'nun, Almanya'nın Dresden Üniversitesi'nde düzenlenecek prestijli bir fizik sempozyumundan kabul aldığını belirten Tanrıkulu, süreci şu sözlerle aktardı:
"Selim İmamoğlu bu önemli sempozyuma bilimsel bir poster sunumu göndermiş ve çalışması kabul edilmiştir. Sunum yapmak üzere Almanya’ya bir ya da iki günlüğüne gitmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemeye başvurarak, 'Sunumumu yapıp döneceğim' diyerek teminat göstermeyi de teklif etmiş, yurt dışı çıkış yasağının kısa süreliğine kaldırılmasını talep etmiştir. Ancak mahkeme bu talebi reddetmiştir."
Böyle bir bilimsel çalışmanın aylar süren bir emeğin ürünü olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, sempozyuma katılamamanın telafisi mümkün olmayan bir kayıp yarattığını belirtti.
"DÖRT AYRI TEMEL HAK İHLAL EDİLDİ"
Mahkemenin verdiği ret kararını "düşman ceza hukuku uygulaması" olarak değerlendiren Tanrıkulu, bu işlemle Anayasa ile güvence altına alınan dört temel hakkın ihlal edildiğini savundu. Tanrıkulu, ihlal edilen hakları; adil yargılanma hakkı, bilim ve sanat özgürlüğü, eğitim hakkı ve seyahat özgürlüğü olarak sıraladı.
YENİ ADALET BAKANI'NA DİYARBAKIR'DAN ÇAĞRI
Açıklamasında mevcut Adalet Bakanı'na da doğrudan seslenen Sezgin Tanrıkulu, söz konusu soruşturmanın bakanın başsavcılığı döneminde başlatıldığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Sadece bir evlat olduğu için böyle bir soruşturmaya maruz bırakılmış; tek bir işlemle Anayasa'daki en az dört temel hakkı ihlal edilmiştir. Buradan yeni Adalet Bakanı'na, Diyarbakır’dan sesleniyorum: Bir öğrencinin, bir evladın, bir yurttaşın tek bir kararla Anayasa’daki dört ayrı temel hakkının ihlal edilmesine ne diyorsunuz?"
Tanrıkulu sözlerini, yaşanan sürecin Türkiye'nin "hukuk devleti" ve "yargı bağımsızlığı" iddialarıyla çeliştiğini vurgulayarak noktaladı.
