Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 2012-2025 yıllarını kapsayan hak ihlali verilerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Suiçmez, açıklanan verilerin Türkiye’de hak ihlallerinin münferit olmaktan çıkarak “yapısal bir soruna” dönüştüğünü ortaya koyduğunu ifade etti.
“İSTİSNA DEĞİL YAPISAL TERCİH"
Anayasa Mahkemesi’nin 31 Mart’ta açıkladığı verilere göre, 2012-2025 yılları arasında toplam 84 bin 519 hak ihlali kararı verildi. İhlallerin büyük bölümünün “makul sürede yargılanma” ve “adil yargılanma hakkı” kapsamında gerçekleştiği belirtildi.
Suiçmez, hukuk teorisinde “hak ihlali”nin sistemin işleyişinde öngörülemeyen bir sapma olarak tanımlandığını hatırlatarak, “Bu sayı artık bir hata değil, yargı sisteminin yapısal bir tercihi haline gelmiştir” dedi. Açıklamada, ortaya çıkan tablonun olağanın çok ötesinde, kronikleşmiş bir soruna işaret ettiği vurgulandı.
İBB davasında kritik gün: Ara karar bugün açıklanabilir
“HER GÜN ORTALAMA 18 HAK İHLALİ”
Verilere göre 13 yıllık süreçte yaşanan ihlallerin, Türkiye’de her gün ortalama 18 kez anayasal bir hakkın ihlal edildiğini ortaya koyduğunu belirten Suiçmez, “84 bin 519 kez ‘yanlış yaptın’ uyarısı alan bir mekanizmanın davranışını değiştirmemesi, bir öğrenme reddi ve hukuk karşısındaki yapısal direncin kanıtıdır” ifadelerini kullandı.
“YARGI REFORMLARI SONUÇ VERMEDİ”
Suiçmez, yayımlanan her “Yargı Reformu Strateji Belgesi”nin ardından ihlal sayılarının azalmak yerine arttığını savunarak, bu durumun reformların ya kağıt üzerinde kaldığını ya da sorunun özüne dokunmadığını gösterdiğini dile getirdi.
İktidarın geçmişte dile getirdiği “hak ihlallerine sıfır tolerans” söyleminin geçerliliğini yitirdiğini ifade eden Suiçmez, “İktidar artık hak ihlalleriyle mücadele eden değil, hak ihlallerinin öznesi haline gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.
“BİREYSEL BAŞVURU, ADALETSİZLİĞİN İSTATİSTİĞİNE DÖNÜŞTÜ”
Bireysel başvuru mekanizmasına da değinen Suiçmez, bu hakkın bir dönem “devrim” olarak sunulduğunu hatırlattı. Ancak mevcut tabloya bakıldığında sistemin adaleti sağlamak yerine ihlallerin kaydını tutan bir yapıya dönüştüğünü savunan Suiçmez, “Vatandaşa şikâyet hakkı verilmiş, ancak şikâyete konu olan hukuksuzluklar sistematik olarak beslenmiştir” dedi.
AYM'den 'isim değişikliği' kararı: O zorunluluk iptal edildi, kişisel veriler artık gizli kalacak
445,5 MİLYON TL TAZMİNAT ÖDENDİ
Açıklamada, hak ihlalleri nedeniyle 2018-2025 döneminde toplam 445 milyon 500 bin TL tazminat ödenmesine karar verildiği belirtildi. Suiçmez, bu tutarın yalnızca “buzdağının görünen kısmı” olduğunu ifade etti.
“BU KAYNAKLA NELER YAPILABİLİRDİ?”
Suiçmez, ödenen tazminat tutarıyla gerçekleştirilebilecek kamu hizmetlerine ilişkin örnekler vererek çarpıcı bir tabloyu da ortaya çıkardı. Buna göre söz konusu kaynakla:
- Devlete ait 2 adet tam donanımlı yangın söndürme uçağı,
- Deprem bölgesinde kullanılmak üzere 1.485 adet yaşam konteyneri,
- 22 adet Aile Sağlığı Merkezi,
- 55 adet tam donanımlı yeni nesil ambulans,
- 6 bin 187 üniversite öğrencisine bir yıllık burs,
- 2 milyon 227 bin 500 öğün ücretsiz okul yemeği
finanse edilebilirdi.
“GÖRÜNMEYEN MALİYET OLARAK VEKALET ÜCRETLERİ"
Suiçmez, tazminatların yanı sıra devletin üstlendiği ek maliyetlere de dikkat çekti. 84 bin 519 dosyanın büyük bölümünün avukatlar aracılığıyla takip edildiğini belirten Suiçmez, devletin hatalı bulunduğu durumlarda harç iadesi yapmak ve yargılama giderlerini karşılamak zorunda kaldığını ifade etti.
Ayrıca “zaman maliyeti”ne de vurgu yapan Suiçmez, “Bu dosyalar, binlerce hâkim, savcı ve raportörün milyonlarca saatini devletin yaptığı hataları düzeltmek için harcaması anlamına geliyor” dedi.
“HUKUK SİSTEMİ CAN ÇEKİŞİYOR”
Suiçmez, açıklamasının sonunda, “Anayasa Mahkemesini tanımıyorum, saygı da duymuyorum” şeklindeki söylemlere atıfta bulunarak, bu yaklaşım karşısında hukuk sisteminin ciddi bir kriz içinde olduğunu savundu.
Suiçmez, “Hukuk sistemimiz can çekişmeye devam ediyor. Bunun bedelini ise her zaman olduğu gibi halkımız ödüyor” ifadelerini kullandı.

