CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Ali Yerlikaya’nın görevden ayrılmasının ardından İçişleri Bakanlığı’na atanan Mustafa Çiftçi’ye, Yerlikaya dönemine ilişkin uygulama ve icraatları sordu.
Tanrıkulu, Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinin gerekçesinde, İçişleri Bakanlığı’nın kamu düzeni, güvenlik, kolluk hizmetleri, yerel yönetimler, göç yönetimi, afet ve acil durumlar, sivil toplum ilişkileri, nüfus ve vatandaşlık işlemleri, sınır güvenliği ile insan hakları ve temel özgürlüklerin korunması bakımından devletin en kritik idari organlarından biri olduğunu vurguladı.
“HUKUKLA DENETLENEBİLİRLİK ANAYASAL BİR ZORUNLULUKTUR”
Tanrıkulu, önergenin gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:
“İçişleri Bakanlığı kamu düzeni ve güvenliği, kolluk hizmetleri, yerel yönetimler, göç yönetimi, afet ve acil durum yönetimi, sivil toplum ilişkileri, nüfus ve vatandaşlık işlemleri, sınır güvenliği, insan hakları uygulamaları ve temel özgürlüklerin korunması bakımından devletin en kritik idari organlarından biridir. Sayın Ali Yerlikaya’nın İçişleri Bakanlığı döneminde (2023–2025), kamuoyuna yansıyan uygulamalar; kolluk yetkilerinin genişletilmesi, güvenlik merkezli politikaların ağırlık kazanması, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine yönelik müdahaleler, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, gözaltı ve tutuklama uygulamaları, sınır dışı işlemleri, göçmen politikaları, kayyum uygulamaları ve yerel yönetimlere yönelik idari tasarruflar bağlamında ciddi tartışmalara neden olmuştur.”
Tanrıkulu, kamu yönetiminde süreklilik ilkesine dikkat çekerek, bakanlıkların kişilere değil kurumsal yapılara dayandığını, bu nedenle önceki dönemden devreden dosyaların ve uygulamaların şeffaf biçimde açıklanmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu belirtti.
“TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ SINIRLAYAN DÜZENLEMELER” SORUSU
Tanrıkulu, önergesinde Bakan Çiftçi’ye şu soruları yöneltti:
“Sayın Ali Yerlikaya’nın İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde çıkarılan yönetmelik, genelge, iç düzenleme, talimat, uygulama protokolü sayısı kaçtır? Bunların konu başlıklarına göre dağılımı nedir? Bu düzenlemelerden kaçı doğrudan temel hak ve özgürlükleri (ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, seyahat özgürlüğü, özel hayatın gizliliği) sınırlandırıcı niteliktedir?”
KOLLUK UYGULAMALARI VE GÖZALTI VERİLERİ SORULDU
Tanrıkulu, kolluk kuvvetlerine tanınan yetkiler kapsamında şu başlıklara da yanıt verilmesini istedi:
“Kolluk kuvvetlerine tanınan yetkiler bakımından GBT uygulamaları, kimlik kontrolü, üst ve araç araması, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine müdahale, sosyal medya paylaşımlarına yönelik adli ve idari işlemler kapsamında kaç işlem tesis edilmiştir? Bu işlemler sonucunda kaç kişi gözaltına alınmıştır? Kaç kişi tutuklanmıştır? Kaç kişi hakkında adli kontrol uygulanmıştır? Kolluk müdahaleleri sonucu kaç kişi yaralanmıştır? Kaç kişi hakkında disiplin soruşturması açılmıştır?”
AYM, AİHM VE İNSAN HAKLARI BAŞVURULARI
Tanrıkulu, insan hakları ihlali iddialarına ilişkin başvurulara dair de ayrıntılı bilgi talep ederek şu soruları yöneltti:
“İnsan hakları ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ve Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılan başvuru sayısı kaçtır?”
“TAMAMLANAMAYAN PROJELER VE REFORMLAR”
Tanrıkulu’nun önergesinde şu sorular da yer aldı:
“Sayın Ali Yerlikaya döneminde başlanıp tamamlanamayan projeler nelerdir? Reform olarak duyurulup hayata geçirilmeyen düzenlemeler nelerdir? Hukuki altyapısı hazırlanıp Meclis’e sunulmayan kanun taslakları var mıdır? Ulusal yargı kararları ve AİHM kararları gereği yapılması gereken ancak yapılmayan idari düzenlemeler hangileridir?”
KAYYUM UYGULAMALARI VE YEREL DEMOKRASİ VURGUSU
Tanrıkulu, kayyum politikalarına ilişkin olarak da Bakan Çiftçi’ye şu soruları yöneltti:
“Kayyum uygulamalarıyla ilgili olarak yerel demokrasi ilkesine uygun yeni bir yaklaşım benimsenmiş midir? Kolluk personeline yönelik insan hakları, ifade özgürlüğü ve orantılı güç kullanımı eğitimleri zorunlu hale getirilecek midir? İçişleri Bakanlığı bünyesinde bağımsız bir Kolluk Denetim Kurumu kurulması planlanmakta mıdır?”
“HAK TEMELLİ KAMU YÖNETİMİ” SORUSU
Önergede ayrıca şu sorular yer aldı:
“Bakanlığınız döneminde açıklanacak kısa, orta ve uzun vadeli stratejik planlar nelerdir? Önceki döneme ilişkin hukuka aykırı işlem iddialarıyla ilgili idari ve cezai soruşturmalar başlatılacak mıdır? Kamu zararına yol açan uygulamalarla ilgili Sayıştay denetimleri sonucunda işlem tesis edilmiş midir? İdarenin işlem ve eylemlerinden doğan tazminat davalarının sayısı kaçtır? Bakanlığınız döneminde hak temelli kamu yönetimi modeli benimsenmiş midir?”
“AMAÇ: ŞEFFAFLIK VE DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ”
Tanrıkulu, soru önergesinin amacını şu sözlerle ifade etti:
“Bakanlık sürekliliğinin hukuki denetimini sağlamak, kamu yönetiminde şeffaflığı tesis etmek, demokratik hukuk devleti ilkesini güçlendirmek ve İçişleri Bakanlığı’nın güvenlik merkezli değil insan merkezli bir yapıya kavuşturulmasını sağlamak.”
