Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin açıklama yaptı. CHP hakkında verilen mutlak butlan kararının yoğun gündemi nedeniyle Bilgi Üniversitesi kararına ilişkin değerlendirmesini bugün paylaştığını belirten Davutoğlu, kararın üniversiteler, öğrenciler, akademisyenler ve Türkiye’nin yükseköğretim itibarı açısından ağır sonuçlar doğuracağını söyledi.
Bilgi Üniversitesi’nin kapatılması protesto edildi
Davutoğlu, üniversitelerin bir gece yarısı kararnamesiyle kapatılır hale gelmesinin siyasi otoritenin gücünü değil, zaafını ortaya koyduğunu belirtti.
“ÜNİVERSİTE KURUM OLARAK YAŞATILMALIYDI”
Davutoğlu, üniversitelerin de hukuka tabi olduğunu ancak hukuka aykırı bir durum varsa izlenmesi gereken yolun açık olduğunu ifade etti.
“Hukuka aykırı bir durum varsa yapılacak şey bellidir” diyen Davutoğlu, bu durumda hukuka aykırılığa sebep olan yöneticilerin cezalandırılması, kamuoyuna gerekli açıklamaların yapılması, devlet teminatıyla üniversiteye kayıt olan öğrencilerin ve çalışan akademisyenlerin mağdur edilmemesi gerektiğini söyledi.
Davutoğlu, “Üniversite kurum olarak yaşatılır” ifadelerini kullandı.
“BİLGİ ÜNİVERSİTESİ KARARINDA BUNUN TAM AKSİ YAPILDI”
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kapatılması sürecinde bunun tam tersinin yapıldığını savunan Davutoğlu, üniversitenin önce çeşitli devir süreçleriyle zaafa uğratıldığını, ardından kayyım atandığını ve gerekli yasal süreçler işletilmeden bir gecede faaliyet izninin kaldırıldığını ileri sürdü.
Davutoğlu, “Bilgi Üniversitesi’nin bir gece yarısı kararnamesiyle kapatılmasında bunun tam aksi yapılmıştır” dedi.
“KARARIN GEREKÇELERİ ŞEFFAF BİÇİMDE AÇIKLANMADI”
Davutoğlu, kararın kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanmamasının şaibe doğurduğunu belirtti.
Gelecek Partisi lideri, “Gerekçeleri şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmayan böylesi bir kararın kendisi şaibe doğurmuştur” değerlendirmesinde bulundu.
“FİNAL HAFTASINDA ALINAN KARAR ÖĞRENCİLERE ZULÜMDÜR”
Kararın zamanlamasına da tepki gösteren Davutoğlu, öğrencilerin final sınavlarına hazırlandığı dönemde böyle bir karar alınmasının ağır bir mağduriyet yarattığını söyledi.
Davutoğlu, “Öğrencilerin geleceğini belirleyecek final sınavına hazırlandıkları günlerde alınan böyle bir karar idari bir tasarruf değil, öğrencilere ve velilerine yapılan bir zulümdür” ifadelerini kullandı.
“YÖK KILAVUZUNA KOYMAK DEVLET TEMİNATIDIR”
Davutoğlu, YÖK’ün bir üniversiteyi sınav kılavuzuna koymasının o üniversiteye verilen bir devlet teminatı anlamına geldiğini belirtti.
Bu teminatla üniversiteye kayıt yaptıran öğrencilerin haklarını korumanın devletin asli görevi olduğunu söyleyen Davutoğlu, bu görevin ihmal edilmesinin devlete olan güveni sarsacağını ve devlet ciddiyetini zedeleyeceğini ifade etti.
AKADEMİSYENLER VE ÇALIŞANLAR İÇİN BELİRSİZLİK VURGUSU
Davutoğlu, TBMM kararıyla ve devletin teminatı altında açılan bir üniversitede görev yapan öğretim üyeleri ile çalışanların bir gecede belirsizliğe sürüklenmesinin akademik çalışma şartları açısından izah edilemeyeceğini söyledi.
Bu tür kararların diğer üniversiteler üzerinde de baskı yaratacağını belirten Davutoğlu, bunun akademik iklimi yok edeceğini ve üniversiteleri geleceği belirsiz kırılgan yapılara dönüştüreceğini kaydetti.
MİMAR SİNAN ÜNİVERSİTESİ UYARISI
Davutoğlu, Bilgi Üniversitesi’nin garantör üniversitesi konumundaki Mimar Sinan Üniversitesi’ne ilişkin de uyarıda bulundu.
Mimar Sinan Üniversitesi’nin öğrenci sayısı itibarıyla Bilgi Üniversitesi’nden çok daha küçük olduğunu belirten Davutoğlu, bu durumun Mimar Sinan Üniversitesi’nin yapısını ve özgünlüğünü de olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
“ULUSLARARASI İTİBAR ZARAR GÖRÜR”
Davutoğlu, Bilgi Üniversitesi’nde öğrenim gören yabancı öğrencilerin yaşayacağı mağduriyetlerin Türkiye’deki üniversitelerin uluslararası itibarını zedeleyeceğini ifade etti.
Bu tablonun, nitelikli yabancı öğrencilerin ve akademisyenlerin Türkiye’ye gelmesini engelleyebileceğini belirtti.
YETKİLİLERE SORULAR YÖNELTTİ
Davutoğlu, açıklamasında YÖK ve ilgili yetkililere de sorular yöneltti.
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kapatılmasını gerektiren hangi hukuki şartların ortaya çıktığını soran Davutoğlu, kayyım yöneticiler, YÖK ve garantör üniversite olan Mimar Sinan Üniversitesi yönetimi arasında kapatma kararını Cumhurbaşkanlığı’na bildiren yazışmalar yapılıp yapılmadığının açıklanmasını istedi.
Davutoğlu ayrıca, kapatma kararının hukuki gerekçelerini, yaklaşık 20 bin öğrencinin final haftası öncesinde yaşadığı travmanın sorumlularını ve mali sürdürülebilirliğinde sorun olmayan bir üniversitenin kapatılmasıyla ortaya çıkacak kamu zararına ilişkin hukuki değerlendirme yapılıp yapılmadığını sordu.
“TÜRK ÜNİVERSİTELERİNE GÜVENİ SARSAN ADIMLARDAN KAÇINILMALI”
Davutoğlu, açıklamasının sonunda Cumhurbaşkanı’na ve YÖK yetkililerine çağrıda bulundu.
“Türk üniversitelerine güveni sarsan, düşünceyi boğan, kurumların sürekliliğini yok eden bu tür adımlardan kaçınılması” gerektiğini belirten Davutoğlu, Bilgi Üniversitesi kararının yalnızca bir kurumun kapatılması değil, Türkiye’de yükseköğretim sistemine duyulan güven açısından da kritik bir gelişme olduğunu vurguladı.
