Davutoğlu'ndan seçim açıklaması: Kolay zafer inancı, muhalefetin yumuşak karnı

Davutoğlu'ndan seçim açıklaması: Kolay zafer inancı, muhalefetin yumuşak karnı

Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, seçimle ilgili yaptığı açıklamasında, "Kolay bir zafer olacağını düşünenler, en büyük siyasi yanılgıyı yaşarlar. Kolay zafer inancı, muhalefetin yumuşak karnı." dedi.

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, BBC Türkçe'den Ayşe Sayın'ın sorularını yanıtladı. Davutoğlu altılı masanın A planlanın ortak aday olduğunu belirtti. Davutoğlu, "Seçilecek cumhurbaşkanı ateşten gömlek giyecek. Erdoğan'ın aday olması için mutlaka erken seçime gitmesi gerekiyor. Buna itiraz ederiz ama tercihimiz sandıkta yenilmesi." dedi. Davutoğlu, "Ben hiçbir seçimin kolay olduğunu düşünmüyorum. Seçimin kolay bir zafer olacağını düşünenler, en büyük siyasi yanılgıyı yaşarlar. Kolay bir zafer inancının, muhalefetin yumuşak karnı olduğu kanaatindeyim." ifadelerini kullandı.

Davutoğlu'nun açıklamaları şöyle;

Sayın: Akşener'in evsahipliğinde yaptığınız 6'lı masa toplantısından sonra bir açıklama yaptınız, ama biz elbette, yansımayan "perde arkası"nı da merak ediyoruz. Nasıl bir gündeminiz oldu?

Davutoğlu: Dün bildiriye yansımayan, bence çok önemli bir adım atıldı. Onu ayrı bir açıklamayla hep beraber duyuralım diye, - sayın Akşener'le de görüştüm- bir ortak iletişim komisyonu kurmak. Aslında metne de koyabilirdik. Yani bu siyasal iletişimi planlayacak, aramızdaki koordinasyonu sağlayacak. Anayasal ve yasal mevzuat konusunda da epey bir ilerleme kaydettik, çok sayıda anayasa maddesinde mutabakat sağlandı.

"VAR OLAN SİSTEMİ İSTEYEN BİR CUMHURBAŞKANI SEÇMEYECEĞİZ"

Sayın: Açıklamanızda, cumhurbaşkanı adaylığı tartışmasına dönük bir tepki de var. "13. Cumhurbaşkanı güçlendirilmiş parlamenter sistem ve demokrasi aşıklarının adayı olacaktır" deniliyor. Bu konu nasıl geldi masaya?

Davutoğlu: Şöyle konuşuldu; "Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda, iktidarın bize kurmaya çalıştığı psikolojik tuzağa girmeyeceğiz, katılmayacağız." İşte o açıklamanın son kısmında da belirttik, 13. Cumhurbaşkanı adayı kesinlikle parlamenter sistem yanlısı, bir sistem değişikliğini benimseyen bir cumhurbaşkanı olacak. Var olan sistemin gücünü kullanmak isteyen bir cumhurbaşkanı seçmeyeceğiz.

"A PLANIMIZ ORTAK ADAY"

Sayın: Kişisel olarak Kılıçdaroğlu'nun adaylığına nasıl bakıyorsunuz?

Davutoğlu: Hiçbir siyasi liderin adaylığına karşı da taraftar da yorum yapmam, kendim de dahil olmak üzere. İlkelere önem veririm, masa bir karar aldı, bu konu konuşulmayacak, seçim günü geldiğinde beraber konuşulacak diye. O zamana kadar olumlu olumsuz yorum yapmayı, o masada varılan mutabakata aykırı görürüm. Ha şunu dedik, seçim takvimi açıklandığında, tutumumuzu belirleyeceğiz. Ben A planı varken, B planı konuşmayı doğru görmem. A planımız bir ortak adaydır. Ama o olmaması halinde parlamenter sistem içinde bir başka modeliteler üzerinde konuşulabilir. Önemli olan muhalefetin bu parlamenter sistem iradesi taşıyan bir cumhurbaşkanı iradesini Çankaya'ya taşıması, Beştepe'ye değil.

"CUMHURBAŞKANI ATEŞTEN GÖMLEK GİYECEK, BİR GÜCÜ KULLANARAK GİYMEYE KALKARSA, KENDİNİ DE ÜLKEYİ DE YAKAR"

Sayın: Geçiş sürecinde defacto parlamenter sistem uygulanacağını söylüyorsunuz, nasıl bir formül düşünülüyor?

Davutoğlu: Önemli olan bu iradeyi sergilemek. Nasıl şimdi parlamenter sistemi ilan ettiğimiz gibi, aynı şey siyaset belgesiyle ortaya konulur. Aynı şey anayasal mevzuatla yapılacak düzenlemeyle zaten belli olur. Bunu yapacak kişi kim olursa olsun, bunun bir heyet olacağı kabul edilir. Yeni gelen cumhurbaşkanı bunu bilerek cumhurbaşkanı olur. Eskiden bakanlar kurulu vardı. Bakanların imzaları tamamlanmadan bir karar devreye girmezdi. Şimdi cumhurbaşkanı tek başına bir gece karar alabiliyor. Ortak yönetimden kastettiğim şu; bu partilerin bizzat liderlerinin ya da temsilcilerinin olduğu, "cumhurbaşkanı kararı" yerine, "cumhurbaşkanlığı kararı" olur. Modellerden birini söylüyorum, illa olmasa da mutlaka bir yol bulunabileceği söylemek için. Ve cumhurbaşkanı yardımcıları, onların imzalarıyla kararlar uygulamaya konulur. Bunun için de bir anayasa değişikliği yapmak gerekiyor. Bir maddelik anayasa değişikliği ile fiilen bir kişinin yönetimine dayalı cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin mahiyetini değiştirirsiniz. Parlamenter sisteme geçişin de bir aşaması olur bu. Tabii bu bizim parti içinde yaptığımız bir çalışma, liderler masada konuşulmuş bir şey değil. Mesela biz bunu teklif olarak götürürüz, başka liderler daha yaratıcı bir teklif getirirler ve bir yol buluruz. Ama şu olmayacak, bir kişinin yönetiminden şikayet ettikten sonra 6 lider bir başka kişiyi seçilip kenara çekilmeyecekler. Önümüzdeki aylar ekonominin kötü gidişiyle, bu yoksullaşmayla, açlık sınırının altındaki asgari ücret, genç işsizliğiyle, artan enflasyonla, bütün bunlarla Türkiye çok zor bir döneme giriyor. Ve önümüzdeki cumhurbaşkanlığı görevini kim alacak olursa olsun, ateşten gömlek giyecek. Bu ateşten gömleği bir kişi bir gücü kullanarak giymeye kalkarsa, kendisini de yakar, ülkeyi de yakar. Ama bu ateşten gömlek, toplumun değişik kesimleri ile paylaşılarak ortak bir sorumlulukla giyilirse, işte yarının Türkiyesi böyle kurulur.

"İKTİDAR TAKTİK HAMLE YAPIYOR, BİZ BOŞA ÇIKARIYORUZ"

Sayın: Açıklama metninizde erken seçim çağrısı da var. Ama bir yandan da adayınız henüz belli değil. Bu biraz çelişkili bir durum değil mi?

Davutoğlu: Değil. Siyaset stratejiyle taktiğin uyumuna dayanır. Stratejimiz, Türkiye'nin hükümet sistemini parlamenter sisteme dönüştürmek. Stratejik hedefimiz şu veya bu şahsın cumhurbaşkanı olması değil. Stratejik hedefimiz, Türkiye'nin bozulan devlet yapısını, demokratik hukuk devleti kurallarını hayata geçirmek. Peki taktik ne? İktidar bir taktik belirledi. İstiyor ki bi bir aday çıkaralım ve tartışma adaya düğümlensin, "o mu iyi, bu mu mu iyi…" Dolayısıyla bu iktidar tarafından yapılan bir taktik manevradır. Biz bu taktik manevraya niye kurban olalım? Tabii bu hiç konuşulmuyor, düşünülmüyor değil, konuşuluyor. Ama kim olacak sorusu masanın ortak toplantısında net olarak gündeme gelmeden ve bu konuda bir adım atılmadan beyanat vermeyi ben doğru bulmam. Bu çelişki de değil, bu taktik. Onlar bir taktik hamle yapıyor, biz bu hamleyi boşa çıkarıyoruz.

"ERDOĞAN'IN ADAY OLABİLMESİ İÇİN MUTLAKA ERKEN SEÇİME GİTMESİ GEREKİYOR"

Sayın: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üçüncü kez aday olup olmayacağı tartışması var. Siz hukuki ve siyasi olarak nasıl değerlendirirsiniz? Masada bu konu gündem oldu mu?

Davutoğlu: Biz bu konuyu parti olarak araştırdık. Türkiye'nin en seçkin anayasa hukukçularından birisi biliyorsunuz Genel Başkan Yardımcımız sayın Serap Yazıcı. Çok açık net olarak Serap hoca da dile getiriyor. Üçüncü kez aday olması için mutlaka erken seçime gitmesi gerekir.

Sayın: O zaman bir itirazınız olacak mı?

Davutoğlu: Tabii, bir dönem daha hakkı varmış gibi normal bir seçime giderse itiraz ederiz . Çünkü o maddelerde gerekli düzenlemeler yapılmadığı için eski hüküm geçerli. "Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde iki dönem" denmediği için şu anda iki dönemini tamamlamış oluyor. Yani vaktinde seçim yaparak böyle bir problem yokmuş gibi karar almak, hukuka aykırı olur. Ama bizim tercihimiz şudur, hukuken değil de, siyaseten tercihimiz şudur, mutlaka seçimle girmeli cumhurbaşkanı. Yani erken seçime gidererek, seçimi kaybederek gitmeli. Yoksa hukuki bir tartışma çıkararak değil.

"6'LI MASAYA YENİ İSİM BENCE İYİ OLUR"

Sayın: Siz Millet İttifakı içinde yer almıyorsunuz. Daha önce de sizin öneriniz olmuştu, bu seçim işbirliği veya ittifaka ilişkin yeni bir isim arayışı var mı?

Davutoğlu: Bu 6'lı süreç başladığı zaman ben de kamuoyuna açıkladım, yeni bir ittifak yapılanması ya da çerçevesi oturmuş daha şekillendirilmiş yeni bir isimle olması daha doğru diye. Ama istişarelerimizde genel kanaat, TBMM üyeliği seçimine ilişkin seçim ittifakı ile karıştırılacağı için, bunu bir işbirliği süreci olarak görelim ve parlamenter sisteme odaklanalım kanaati ağırlık taşıdı. Onun doğal sonucu olarak da bu halkın ürettiği bir isim oldu 6'lı masa. Yeni bir isim olursa da bence iyi de olur. Biz geçen toplantımızda "Türkiye Masası" diye bir video klip yayınlamıştık. "Mille Masası" dense dendi. Biz kendimizi hiçbir zaman kendimizi 6'lı masa diye tanımlamadık, "6'lı işbirliği sürecimiz" diye tanımladık. Ama hep de olur bu sosyal hayatta, bazen isimler sizin yönlendirmeniz olmadan kendisi çıkar ortaya. Ama yeni bir isim olursa, bizim itiraz olmaz.

"KOLAY ZAFER İNANCI, MUHALEFETİN YUMUŞAK KARNI"

Sayın: Peki ne görünüyor sahada. Mesela CHP'den de duyuyoruz, "kim aday olursa olsun, 6'lı masanın adayı kazanıyor, 6'lı masa kazanıyor" diye. Siz böyle bir tablo görüyor musunuz?

Davutoğlu: Yok. Ben, daha önce iki seçimi yönettim başbakan olarak. 7 Haziran ve 1 Kasım'da. Daha önce de fiilen bilim adamı olarak seçimleri analiz ettim. Ben hiçbir seçimin kolay olduğu kanaatini taşımıyorum. Daha doğrusu seçimin kolay bir zafer olacağını düşünenler, en büyük siyasi yanılgıyı yaşarlar. Hiç beklenmedik gelişmelerle karşı karşıya kalırlar. Sandık kontrol edilebilir bir şey değildir. Sandıkları kontrol edebileceklerini zannedenler hep yanıldılar, örnekleri o kadar çok ki. Dolayısıyla, kolay bir zafer inancının, muhalefetin yumuşak karnı olduğu kanaatindeyim. Bizim hepimizin yumuşak karnı. Kolay bir zafer, bir anda muhalefetin herhangi bir unsurunu, tek başına davranmaya sevk edebileceği gibi erken bir çıkışla, büyük bir potansiyeli zaafa da uğratabilir. Reel olarak da bunu böyle görmüyorum. Seçimin mekaniği yoktur, dinamiği vardır, seçim dinamikleri her an değişir.

"SEÇİMİN EN BÜYÜK SÜRPRİZİNİ GELECEK PARTİSİ YAPACAK"

Sayın: Partinizi kuralı yaklaşık 2,5 yıl oldu. Umduğunuz bulabildiniz mi, çünkü kamuoyu anketlerine göre 2-3 bandını aşamıyor, keza DEVA Partisi de öyle…

Davutoğlu: Biz yeni bir partiyiz ama küçük bir parti değiliz. Öyle tanımlamalar yapıyorlar. Anket şirketleri ben üçe ayırıyorum. O kamuoyu anketlerine dayalı olarak partimize giydirmeye çalışanları şiddetle reddediyorum. Bir, iyi niyetli işini yapan az sayıda da olsa anket şirketleri var. Bunlar zaten deneklere ulaşamıyorlar korku iklimi ve pandemi dolayısıyla. Telefonla yapılan anketler. Telefona çıkan birisi için en emniyetli yol, iktidarı desteklediğini söylemektir. Birçok yerde destek ifade edenler bize, anketçi gelse oyumuz size ama anketçiye öyle demem çünkü başıma ne geleceğini bilemem, diyor. AK Parti ve MHP'den kopan ve bize yönelen seçmen ise bunu ifade etmekten çekinir. İkincisi, bunu sektör mantığıyla yapan ve ticari kaygıyla hareket eden anket şirketleri var. Üçüncüsü de yönlendirmeli anketler. Yani siyasi tercihi iktidar yanlısı bir anket firması, zaten bizi görmeyecek. Türkiye'nin en saygın görülen sık sık anketlerine yapan iki firmasında hala Gelecek Partisi'nin hiç adı yok.

Ben şuna bakarım. Türkiye çapında teşkilatmak, ikincisi hem seçime girme hakkımız ve kapasitemiz var, üçüncüsü alana indiğimde gözlerimle gördüğüm ankete, yani gözlemime bakarım. Bu açıdan baktığımızda Gelecek Partisi Türkiye'nin en iddialı partisidir. Bizim şu anda en zor şartlarda kurulan parti biziz ve bu zor şartları kıra kıra geliyoruz. 2017 ve 2018'de ikişer parti kuruldu, 2019 Aralık'ta biz kurduk, bizden sonra 40'ı aşkın parti kuruldu. O korku iklimini biz kırdık, bedel ödedik. Genel Başkan yardımcılarımız sokak ortasında öldürülesiye saldırıya uğradı, evleri kurşunlandı. Dolayısıyla geldiğimiz noktadan ben memnunum. Göreceksiniz gelecek seçimlerin en büyük süprizini Gelecek Partisi yapacak.

"DODURGA SEÇİMLERİ: JELİBON REZERVİ BULMAK GİBİ"

Sayın: Dodurga seçimleri iktidar partisinin "zaferiyle" sonuçlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu konuda memnuniyetini ifade eden paylaşım yaptı. Nasıl yorumluyorsunuz bu sonucu?

Davutoğlu: Aynı jelibon rezervi bulmak gibi. Jelibon rezervi bulmakla Dodurga'da seçim kazanmak aynı mantığa dayanıyor. Bir müjde bekliyorlar. Eski Tayyip Erdoğan, ne olacak, derdi. Tabii Dodurga halkına, tercihine saygılıyım. Ama bu ölçekte bir seçimden Cumhurbaşkanı, bir zafer hikayesi çıkarmaya çalışıyorsa, o zaman durumunuz iyi demektir, hemen seçime gidelim. Türkiye'yi Alice Harikalar Diyarı gibi müjdeler ülkesi haline dönüştürmeye çalışıyorlar. Şurada doğalgaz bulundu, şurada şu seçimi kazandık. Kendi kitlesinin kopmakta olduğunu görünce, küçük çatışmalardan büyük zafer hikayeleri yazma ihtiyaç hissediyorlar.

Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN