DEM Parti, CHP Genel Merkezi’nde yaşanan tahliye ve tebligat sürecine ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, valilik kararı doğrultusunda polisin CHP Genel Merkezi’ne girerek parti yöneticileri, milletvekilleri ve yurttaşları tahliye etmesinin kabul edilemeyeceği belirtilirken, yetkililere “gerilimi büyüten tutumlardan vazgeçme” çağrısı yapıldı.
DEM Parti tarafından yapılan açıklamada, yaşanan gelişmelerin demokrasi ve hukuk açısından kaygı verici olduğu ifade edildi.

“PARTİ BİNALARI KABA KUVVETİN DEĞİL MÜZAKERENİN MEKÂNLARIDIR”
DEM Parti’nin “Basına ve Kamuoyuna” başlıklı açıklamasında, CHP Genel Merkezi’nde yaşananlara ilişkin şu değerlendirmelere yer verildi:
“Türkiye bugün demokrasisinin sınandığı bir eşikte daha durmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezine bu sabah polis eşliğinde yapılan yürüyüş ve ardından ortaya çıkan görüntüler, demokratik irade ile kurumsal meşruiyetin aynı anda yaralandığının bir işaretidir. Bu tabloyu, demokrasi ve hukuk açısından kabul edilemez buluyoruz.”
Açıklamada, siyasi krizlerin diyalog ve uzlaşı yoluyla çözülmesi gerektiği vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:
“Demokratik düzenlerde parti binaları kaba kuvvetin değil, müzakere ve uzlaşının mekânlarıdır. Bir siyasi krizin polis eşliğinde değil diyalogla aşılması gerekir. Zorla, kapı kırmalarla, gazla siyasi bir mesele çözülemez. Bu durum kabul edilemez.”
“CHP BU KRİZDEN ÇIKMA GÜCÜNE SAHİPTİR”
DEM Parti açıklamasında CHP’nin kurumsal yapısına da vurgu yapılarak, sürecin hukuki meşruiyet ve demokratik siyaset ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gerektiği belirtildi.
Açıklamada, “CHP, yüz yıllık birikimi ve kurumsal kapasitesiyle bu krizden çıkma gücüne sahiptir. Tarafların bu süreçte hukuki meşruiyet ve demokratik siyaset ilkelerini pusula edinmesini; sabır, olgunluk ve müzakere yolundan ayrılmamasını bekliyoruz. Sorunun siyasi irade ve kurumsal kapasite çerçevesinde hızla ve suhuletle çözüme kavuşturulması için hem ısrarcıyız hem de bu süreçte üzerimize düşen her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız.” denildi.
“ANA MUHALEFET PARTİSİNDEKİ HER SARSINTI ÜLKEYİ ETKİLER”
Açıklamada, CHP’nin Türkiye siyasetindeki konumuna ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan imzasıyla yayımlanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Şunu açıkça ifade etmeliyiz: Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin siyasi ve demokratik dengesinin önemli bir ağırlık merkezidir. Ana muhalefet partisinde yaşanan her sarsıntı Türkiye’nin siyasal düzenini doğrudan etkiler. Tüm siyasi aktörlerin bu gerçeğin farkında olması gerektiğini düşünüyoruz.”
Açıklamanın devamında ise, “86 milyon insanın geleceğine sahip çıkmak için tüm siyasi aktörlerin demokratik iradeye, müzakereye ve vakarla siyaset yapma geleneğine sahip çıkması şarttır. Türkiye siyaseti bu badireyi, birlikte ve ortak akılla aşacak olgunluğa sahiptir. Bu demokratik olgunluğun sergileneceğine inanıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
“Baskıcı yöntemlerde ısrar kabul edilemez”
DEM Parti ayrıca sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, CHP Genel Merkezi’nde yaşanan tahliye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Valilik kararıyla polisin CHP Genel Merkezine zorla girerek parti yöneticilerini, milletvekillerini ve yurttaşları tahliye etmesini kabul etmiyoruz.
— DEM Parti (@DEMGenelMerkezi) May 24, 2026
Türkiye’nin en temel ihtiyacı, demokratik hukuk ilkelerinin güçlendirilmesi, toplumsal barışın büyütülmesi ve demokratik siyaset… pic.twitter.com/Dg7JgstwW7
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Baskıcı yöntemlerde ısrar kabul edilemez
Türkiye’nin en temel ihtiyacı, demokratik hukuk ilkelerinin güçlendirilmesi, toplumsal barışın büyütülmesi ve demokratik siyaset alanının genişletilmesiyken; bu baskıcı yöntemlerde ısrar edilmesi kabul edilemez.
DEM Parti olarak, demokratik siyasete yönelik her türlü müdahalenin dün olduğu gibi bugün de karşısındayız.
Yetkilileri gerilimi büyüten tutumlardan vazgeçmeye, demokratik hukuk ilkelerine uygun davranmaya ve toplumsal barışı esas alan bir yaklaşımı benimsemeye çağırıyoruz.
CHP yöneticilerini ve CHP’ye gönül vermiş yurttaşlarımızı da yaşanan sorunları sağduyulu bir şekilde diyalogla ve uzlaşıyla çözmeye davet ediyoruz.”
