Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından yapılan yazılı açıklamada, sahadaki gazetecilerden aktarılan bilgiler ile Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) tarafından doğrulanan raporların, Kobani’deki durumun artık bir kriz olmaktan çıkarak “ölümcül bir felakete” dönüştüğünü ortaya koyduğu ifade edildi.
Açıklamada, özellikle yakıt ve ısınma imkânlarının engellenmesi nedeniyle can kayıplarının başladığı vurgulandı. 24 Ocak’ta aşırı soğuk ve barınma yetersizliği nedeniyle dört çocuğun donarak yaşamını yitirdiği belirtilirken, bu ölümlerin yardım ve yakıt girişini engelleyen ablukanın doğrudan sonucu olduğu kaydedildi.
SU, ELEKTRİK VE TEMEL İHTİYAÇLARA ERİŞİM KESİLDİ
DEM Parti, yaklaşık 500 bin sivilin kuşatma altında yaşadığını belirterek, kentte su ve elektriğin tamamen kesildiğini aktardı. Elektriğe sınırlı erişimi olan bazı bölgelerde ise günde yalnızca 1–2 saat jeneratör kullanılabildiği ifade edildi.
Açıklamada, artan saldırıların yeni bir iç göç dalgasına yol açtığı, çok sayıda ailenin daha güvencesiz koşullara sürüklendiği belirtildi. Eczanelerin boşaldığı, un, gıda ve ilaçta ciddi bir kıtlık yaşandığı, özellikle bebekler ve çocuklar arasında yetersiz beslenmenin yaygınlaştığı bilgisi paylaşıldı.
KADINLAR VE ÇOCUKLAR İÇİN RİSKLER ARTIYOR
Açıklamada, destek mekanizmalarının büyük ölçüde çöktüğü belirtilerek, bu durumun kadınlar ve kız çocukları açısından ciddi riskler yarattığına dikkat çekildi. Sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanması ve temel yaşam ihtiyaçlarının karşılanamaması nedeniyle sivil nüfusun hayati tehlike altında olduğu vurgulandı.
DEM Parti, SOHR’un Kobani’nin “felaket boyutlarında bir insani krizle” karşı karşıya olduğu yönündeki uyarısını hatırlatarak, binlerce insanın yaşamının acil risk altında bulunduğunu ifade etti ve tüm taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısında bulundu.
ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI VE TALEPLER
DEM Parti açıklamasında, uluslararası topluma yönelik şu talepler sıralandı:
Ablukanın derhal kaldırılması ve acil bir insani koridor açılması,
Kara yoluyla yardım mümkün olmazsa hava yardımlarının başlatılması,
Sivillerin korunması için diplomatik baskının artırılması,
Hastaneler, fırınlar ve su tesisleri için acil yakıt temini,
Lojistik yardım ve tıbbi tahliyeler için Suruç Sınır Kapısı’nın açılması.
Açıklama, “Dünyayı Kobani’ye bakmaya ve can kaybı daha da artmadan harekete geçmeye çağırıyoruz. Sessizlik, suça ortaklıktır” ifadeleriyle son buldu.
