Dilek Kaya İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Silivri 1 No’lu Salon’da devam eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Açıklamasında dava sürecinin hukuki boyutuna yönelik sert eleştiriler yönelten İmamoğlu, özellikle iddianamenin hazırlanış biçimi ve yargılamanın işleyişine dair itirazlarını kamuoyuyla paylaştı.
“İNSANLARIN HAYATLARI ÜZERİNDE SORUMSUZCA KARAR VERİLİYOR”
Dilek Kaya İmamoğlu, paylaşımında dava sürecinde ortaya çıkan gelişmelerin, insanların hayatları üzerinde nasıl bir sorumsuzlukla karar verildiğini gösterdiğini ifade etti.
Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Silivri 1 No’lu Salon’da tarihe geçecek bir hukuk garabeti yaşanıyor. Gün geçtikçe ortaya çıkanlar, insanların hayatları üzerinde nasıl bir sorumsuzlukla karar verildiğini gözler önüne seriyor."
İDDİANAMEYE SERT ELEŞTİRİ
İmamoğlu, iddianamenin hukuki ciddiyet taşımadığını savunarak, metnin özensizlik ve karmaşa içerdiğini belirtti.
Paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Önümüze konulan iddianame, hukukun ciddiyetini değil; büyük bir özensizliği, karmaşayı ve vicdanları yaralayan bir çöküşü gösteriyor."
Açıklamada, avukatların tepkisi ile toplumda büyüyen öfkenin de bu tabloyla bağlantılı olduğu vurgulandı.
“DERHAL BU YANLIŞTAN GERİ DÖNÜLMELİ”
Dilek Kaya İmamoğlu, açıklamasının devamında sürece ilişkin vicdani sorumluluk vurgusu yaptı.
Şu sözleri kullandı:
"Avukatların isyanı da, toplumda büyüyen öfke de tam olarak bundan kaynaklanıyor. Yer gök bu utancı hissediyor; asıl ağır olan ise bu utancı yaratanların hala hiçbir vicdani sorumluluk duymuyor olması. Derhal bu yanlıştan geri dönülmeli!"
Açıklama, Silivri’de görülen davaya ilişkin siyasi ve toplumsal tartışmaların sürdüğü bir dönemde kamuoyuna yansıyan son değerlendirmelerden biri oldu.
