Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Ege Bölgesi’nin deprem direncini ve kapıdaki sismik tehlikeleri mercek altına aldı. Kahramanmaraş depremlerinde görülen en acı dersin "faya yakınlık ve bina güvenliği" arasındaki doğrudan ilişki olduğunu belirten Sözbilir, İzmir ve Manisa ekseninde kritik uyarılarda bulundu.
"İZMİR KENDİ DEPREMİNİ HENÜZ YAŞAMADI"
İzmir kamuoyunda 30 Ekim 2020’de yaşanan yıkımın genellikle yanlış yorumlandığına dikkat çeken Sözbilir, şu saptamayı yaptı:
"30 Ekim depremi İzmir'in kendi faylarında değil, Sisam Adası açıklarında oldu. İzmir, kötü zemin koşulları nedeniyle uzak bir depremin kurbanı oldu. Yani İzmir, henüz kendi içinden geçen diri fayların üreteceği bir depremi deneyimlemedi."
İzmir içindeki 17 aktif faya dikkat çeken profesör; İzmir, Tuzla, Gülbahçe ve Seferihisar faylarının uzun süredir enerji biriktirdiğini ve kırılma periyotlarının yaklaştığını ifade etti.
EGE HAZIR MI? "GÖNÜL RAHATLIĞIYLA 'EVET' DİYEMİYORUZ"
Ege Bölgesi’nin sismik bir döngü içerisinde olduğunu ve tehlikenin boyutunun bilimsel olarak net olduğunu vurgulayan Sözbilir, risk azaltma çalışmalarının hızı konusunda karamsar bir tablo çizdi:
Özellikle Manisa ve İzmir’deki tarım arazilerinin ve alüvyon zeminlerin zemin iyileştirmesi yapılmadan imara açılmasının en büyük tehdit olduğunu söyledi.
Sözbilir, mevcut kentsel dönüşüm modelini eleştirerek, "Eski binayı yıkıp aynı kötü zemin üzerine yenisini dikmek dönüşüm değil, riski makyajlamaktır. Yapı stoku sağlam zeminlere taşınmalı" dedi.
Bilimsel Kurtuluş Reçeti: Acil Üç Adım
Prof. Dr. Sözbilir, Ege’nin deprem dirençli bir bölge haline gelmesi için siyasi ve yerel mekanizmaların atması gereken üç hayati adımı sıraladı:
Bütüncül Mikrobölgeleme: İl bazlı deprem master planlarının güncellenerek, mikro düzeyde zemin analizlerinin tüm şehre yayılması.
Fay Yasası: Fay sakınım bantlarının yasal bir statüye kavuşturularak, diri fay hatları üzerine yapılaşmanın kesin olarak yasaklanması.
Süreklilik Arz Eden Eğitim: Afet bilincinin sadece deprem anında değil, küçük yaşlardan itibaren bir kültür olarak topluma aşılanması.
