2026 yılı, iklim değişikliğinin etkilerinin en sert hissedildiği yıllardan biri olmaya aday. WMO tarafından yayımlanan son veriler, Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerinde su sıcaklıklarının kritik eşikleri aştığını gösteriyor. Uzmanlar, mayıs ayından itibaren devreye girecek olan El Niño’nun, 2026’nın son çeyreğinde zirve yaparak son on yılın en güçlü hava olayına dönüşebileceği konusunda hükümetleri uyarıyor.
KITALARIN DEĞİŞEN KADERİ: KURAKLIK VS. AŞIRI YAĞIŞ
Ekonomim'in haberine göre, El Niño’nun coğrafi etkileri, dünya genelinde keskin bir zıtlık oluşturacak:
Asya ve Avustralya: Hindistan ve Avustralya’da şimdiden mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklar ve kuraklık sinyalleri görülüyor. Hindistan’da hayati öneme sahip muson yağmurlarının, son üç yılın ardından ilk kez ortalamanın altında kalması bekleniyor.
Amerika Kıtası: ABD’nin tarım merkezi "Midwest" bölgesinde hasat dönemi aşırı yağış tehdidiyle karşı karşıyayken; Güney Amerika’da soya fasulyesi ve mısır tarlalarının sel riski altında olduğu bildiriliyor.
Avrupa: Kıta genelinde yaz yağışlarının mısır üretimine katkı sağlaması umulurken, buğday hasadının El Niño’nun tam yerleşme sürecine denk gelmesi belirsizliği artırıyor.
GIDA ENFLASYONU VE "KISIRDÖNGÜ" RİSKİ
Ekonomi uzmanları, 2015-2016 yıllarında yaşanan ve Güneydoğu Asya’da pirinç, palm yağı ve şeker üretimini felç eden El Niño faciasını hatırlatıyor. 2026’da yaşanacak benzer bir şiddetteki olayın, halihazırda yüksek seyreden küresel gıda fiyatlarını daha da tırmandırmasından endişe ediliyor.
Ayrıca, Orta Doğu’daki bölgesel çatışmaların neden olduğu gübre tedarik zinciri aksaklıkları ve yükselen maliyetler, iklim şokuyla birleştiğinde çiftçilerin verim kaybını derinleştirecek bir kısırdöngü yaratma riski taşıyor.
