CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından, partinin nasıl ve hangi usulle kurultaya gideceğine ilişkin hukuki tartışmalar sürüyor. Prof. Dr. Ersan Şen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Şen, CHP kurultayının iptaline ilişkin kararın 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında yapılan bir inceleme sonucunda verilmediğini belirtti. Bu nedenle söz konusu maddenin 11. fıkrasının uygulanamayacağını savundu.
“CHP TÜZÜĞÜ’NÜN 47. MADDESİ UYGULANMALI”
Ersan Şen’e göre, bu durumda derneklerin genel kurulunun toplanma şekli ve zamanı bakımından 2820 sayılı Kanun’un 121. maddesinin Türk Medeni Kanunu’na yaptığı atıf dikkate alınmalı.
Şen, Türk Medeni Kanunu’nun 74. maddesinde yer alan “Genel kurul, tüzükte belirtilen zamanda yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanır” hükmünü hatırlatarak, CHP bakımından Parti Tüzüğü’nün 47. maddesine bakılması gerektiğini ifade etti.
CHP Tüzüğü’nün “Kurultaya Çağrı ve Gündem” başlıklı 47. maddesine işaret eden Şen, bu maddeye göre kurultayın iki yılda bir toplandığını, bir yıldan fazla ertelenemeyeceğini, kurultayın yeri, günü, saati ve gündeminin Parti Meclisi tarafından belirlendiğini ve en az 30 gün önce genel başkan tarafından duyurulması gerektiğini belirtti.
Gündemar'dan 'mutlak butlan' anketi: Yeni parti kurulursa ne olur? CHP’de dramatik düşüş var
“2820 SAYILI KANUN’UN 21/11 MADDESİ DEĞİL, PARTİ TÜZÜĞÜ UYGULANIR”
Şen, değerlendirmesinde şu sonuca vardı:
“Toplanması gereken 38. Olağan Kurultay bakımından, 2820 sayılı Kanun m.21/11 değil, Parti Tüzüğü m.47/1 uygulanmalıdır.”
Bu yorum, CHP’de kurultay çağrısının kim tarafından, hangi takvimle ve hangi usulle yapılacağına ilişkin tartışmalarda yeni bir başlık açtı.
“KURULTAY İÇİN KARARIN KESİNLEŞMESİ GEREKİR Mİ?”
Ersan Şen, açıklamasında kurultaya gitmek için mahkeme kararının kesinleşmesinin gerekip gerekmediği sorusuna da değindi.
Şen, mahkemenin karar kesinleşinceye kadar önceki genel başkan ve parti organlarının tedbiren görevi üstlenmelerine karar verdiğini hatırlattı. Ancak kararın temyizden bozulma ihtimalinin bulunduğunu belirterek, kesinleşmenin beklenmesi ve tedbir kararının gereğine göre hareket edilmesi gerektiğinin söylenebileceğini ifade etti.
TEMYİZ VE FERAGAT TARTIŞMASI
Şen, kararın kesinleşmesi için ya temyizden feragat edilmesi ya da Yargıtay tarafından kararın onanması gerektiğini belirtti.
Bu noktada dikkat çekici bir soru yönelten Şen, tedbiren göreve gelen eski yönetimin, parti aleyhine yapılan temyizden vazgeçip vazgeçemeyeceği tartışmasını gündeme getirdi.
Şen’e göre mevcut durumda karar kesinleşirse kurultay süreci hızlı ilerleyebilir. Ancak karar kesinleşmezse, 38. Olağan Kurultay’ın yenilenmesi daha uzun sürebilir.
“MYK BAKIMINDAN TEDBİR KARARINDA EKSİKLİK VAR”
Ersan Şen, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararının 18. sayfasında CHP Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırıldığının yazıldığını, ancak yerlerine tedbiren kimlerin geldiğinin belirtilmediğini ifade etti.
Diğer parti organları bakımından görevden uzaklaştırılanlar ve yerlerine gelenlerin yazıldığını belirten Şen, Merkez Yönetim Kurulu için aynı yöntemin izlenmediğini söyledi.
Şen, bu nedenle MYK üyeleri bakımından tedbir kararında eksiklik bulunduğu görüşünü dile getirdi.
“TEDBİREN GELEN PARTİ MECLİSİ MYK’YI SEÇEBİLİR DENEBİLİR AMA İSABETLİ DEĞİL”
Şen, tedbiren göreve gelen Parti Meclisi’nin Merkez Yönetim Kurulu’nu seçebileceğinin ileri sürülebileceğini ancak tedbir kararının yapısı bakımından bunun isabetli olmadığını düşündüğünü belirtti.
Ersan Şen’in açıklaması, CHP’de mutlak butlan kararı sonrası kurultay takvimi, genel başkanlık yetkisi, Parti Meclisi’nin rolü ve MYK’nın durumu etrafında süren hukuki tartışmalara yeni bir değerlendirme olarak eklendi.
