Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden efsane teknik direktör Mircea Lucescu'nun ardından Galatasaray eski yöneticisi ve gazeteci Fatih Altaylı çarpıcı bir yazı kaleme aldı. 2001 krizinde kısıtlı bütçeyle gelen şampiyonluğu ve ardından Özhan Canaydın'ın Fatih Terim'i getirmek için Lucescu'yu nasıl kovduğunu anlatan Altaylı, "Kovulduğunu öğrenince hüngür hüngür ağladı. O gün yollanmasaydı, bugün Galatasaray'ın müzesinde bir Avrupa Kupası daha olabilirdi" ifadelerini kullandı.
Lucescu'nun son sözleri yürekleri burktu
Türk futboluna damga vuran ve geçtiğimiz günlerde hayata gözlerini yuman Rumen teknik adam Mircea Lucescu'nun ardından sular durulmuyor. Galatasaray'da yöneticilik yaptığı dönemde Lucescu ile yakından çalışma fırsatı bulan gazeteci Fatih Altaylı, kişisel internet sitesinde kaleme aldığı yazıyla sarı-kırmızılı kulübün yakın tarihine ışık tutan çok çarpıcı ifşaatlarda bulundu.
Lucescu'yu "Tanıdığım en düzgün, en beyefendi, en çalışkan ve görev yaptığı kulübün menfaatlerini önde tutan futbol adamıydı" sözleriyle anan Altaylı, efsane hocanın Galatasaray'dan ayrılış sürecine dair bilinmeyenleri anlattı.
"JARDEL'İ SATARAK ŞAMPİYON YAPTI"
Lucescu'nun görev yaptığı dönemin, 2001 ekonomik krizi nedeniyle Galatasaray'ın mali açıdan en zor zamanlarına denk geldiğini belirten Altaylı, Rumen hocanın büyük fedakarlıklar yaptığını ifade etti.
Dünya futbolu yasta: Mircea Lucescu hayatını kaybetti
Toplam 14 milyon dolarlık kısıtlı bir futbol bütçesiyle yola çıktıklarını belirten Altaylı, Lucescu'nun takımı ayakta tutmak için verdiği tavsiyeleri şöyle aktardı:
"En yüksek ücreti alan Ümit Karan 400 bin dolar civarında alıyordu. İlhan Mansız'dan sırf bu yüzden vazgeçip Beşiktaş'a gitmesine göz yumduk. Milyon doların üzerinde para alan tek oyuncu Jardel'di. Lucescu, 'Jardel’i satın, hem maliyetinden kurtulun hem de satıştan gelecek para ile diğer futbolcuların ödemesini yapabilirsiniz' dedi. Ümit Davala'nın alternatifi yoktu ama onu da satmamızı söyledi. Tüm bunlara rağmen Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool'u geçerek gruptan çıktık, çeyrek finalin kapısından döndük ve o takımı şampiyon yaptı."
OYUNCULAR İÇİN YAPTIĞI "BATİSTA" TİYATROSU
Altaylı, Lucescu'nun oyuncu psikolojisini ne kadar iyi yönettiğine dair ilginç bir anısını da paylaştı. Sezon ortasında şampiyonluk için Batista'nın transfer edilmesini isteyen Lucescu'nun, yönetim Batista'yı almaya giderken aniden arayıp "Batista'yı istemiyorum, çocukların parasını ödeyin" diye bağırdığını belirten Altaylı, transfer bittikten sonra hocanın kendilerine teşekkür etmesine çok şaşırdıklarını yazdı. Altaylı, Lucescu'nun bu garip tavrının nedenini "Oyuncular yanımdaydı ve öyle yapmam gerekiyordu. Onların parası ödenemezken oyuncu almanıza bozulur, oynamazlardı" sözleriyle açıkladığını ifade etti.
Lucescu için Ulusal Arena'da cenaze töreni düzenlendi
ŞAMPİYONLUK GECESİ GELEN ŞOK
Fatih Altaylı'nın yazısındaki en çarpıcı bölüm ise Galatasaray'ın şampiyonluğunu ilan ettiği gün yaşandı. Lucescu'nun özverisiyle kulübün borçlarının sıfırlandığını belirten Altaylı, dönemin başkanı Özhan Canaydın'ın Florya'daki kutlamalar sırasında bombayı patlattığını anlattı.
Altaylı o anları şu sözlerle kaleme aldı:
"Florya’da Özhan Canaydın ile takımın gelmesini beklerken Başkan Canaydın bombayı patlattı. 'Kimseye söyleme Fatih Terim ile anlaştım. Lucescu’yu yarın yolluyorum' dedi. 'Başkan yapma, kulübü batıracaksın' dedim. İnan Kıraç’ın isteği ve desteği ile buna karar verdiğini anladım."
"KOVULDUĞUNDA HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLADI"
Şampiyon yaptığı takımından gönderildiğini öğrenen Lucescu'nun büyük bir yıkım yaşadığını belirten Altaylı, "Lucescu’ya kovulduğu tebliğ edildiğinde hüngür hüngür ağladı. Hiç beklemiyordu. Düzenlediğimiz veda gecesinde de hüngür hüngür ağladı. O gün bana verdiği sarı kırmızı atkı hâlâ duruyor" dedi.
Galatasaray'dan haksız yere gönderilen Lucescu'nun Beşiktaş'a giderek 100. yılda şampiyonluk kazandığını, Galatasaray'ın ise Fatih Terim ile peş peşe başarısız sezonlar geçirerek yeniden borç batağına saplandığını savunan Altaylı, yazısını tarihi bir iddiayla noktaladı: "Bana sorarsanız o gün Lucescu yollanmasaydı, bugün Galatasaray’ın müzesinde bir Avrupa Kupası daha olabilirdi. Huzur içinde uyusun, toprağı bol olsun!"
