Fon skandalında fatura büyüyor

Fon skandalında fatura büyüyor

Kötü giden ekonominin tabutuna son çiviyi fon dolandırıcılığı çaktı. Yaklaşık 20 milyar dolar büyüklüğüne ulaşan fonlarda Fatma Betül Sayan Kaya gibi siyasi isimlerin haksız kazanç sağlaması hem sermaye piyasalarına hem de siyasete olan güveni sarstı. Borsadaki 6 milyon küçük yatırımcının bir aylık kaybı 4 trilyonu buldu. Merkez’in rezervi ise bir haftada 17.4 milyar dolar eridi.

Fon vurgununun ekonomiye faturası gün geçtikçe ağırlaşıyor. 28 Ağustos-28 Eylül tarihleri arasında Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin toplam piyasa değerinden yaklaşık 4 trilyon lira silindi. Fon krizinin hisse senedi piyasalarında yarattığı panik nedeniyle borsada 130'dan fazla hissenin aynı anda taban fiyata gerilemesi de bankaları harekete geçirdi. Bir bankanın aracı kurumu üzerinden bir günde 22,3 milyar liralık net alım yapıldı. Yine bir portföy şirketi üzerinden 20,7 milyar liralık nakit girişi dikkat çekti. Finans uzmanları küçük yatırımcının parasını yastık altına taşımaya başladığını dile getirdi.

MERKEZ REZERVİ BİR HAFTADA 17.4 MİLYAR ERİDİ

lkelerin kredi riskini gösteren CDS’de Türkiye 3 puan yükselerek 250 puana çıktı. Rakamlara yansıyan bir diğer veri Merkez Bankası rezervlerinde görüldü. Kasadan bir haftada 17,4 milyar dolar silindi. Özel sektör tahvillerinde de yabancı satışları 300 milyon dolara yaklaştı. Yaşanan bu gelişmelerin iç ve dış borçlanmada maliyetleri yukarı taşıyacağına dikkat çeken uzmanlar, bunun da dolaylı olarak ülkedeki hayat pahalılığını artıracağını kaydetti. Ekonomik sıkıntının milyonlarca haneyi kuşattığı bir dönemde, ‘imtiyazlı’ kişilerin haksız kazançları ‘gelir adaleti’ tartışmasını da yeniden alevlendirdi.

İFADEYE BİLE ÇAĞRILMADI

Fon vurgununun ardından AK Parti’deki tüm görevlerinden affını isteyen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın adli makamlarca ifadeye çağrılmaması ve SPK’nın suç duyurusu listesinde yer almaması tepki çekti. Kaya’nın eşi İlyas Kaya ile Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerden elde ettikleri öne sürülen yaklaşık 2,2 milyar lirayı Hazine’ye iade ettiği iddia edildi. SPK’nın etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için şart koştuğu, ‘kazanılan paranın iki katının yatırılması’ şartına göre Kaya’nın 2,2 milyar daha yatırması gerekiyor.

3009krt01a-tum.jpg

FONLARIN FATURASI TÜRKİYE’YE ÇIKACAK

Fon krizinin yarattığı zarar dalga dalga her kesimi vurmaya başladı. Borsadaki 6 milyon küçük yatırımcının bir ayda 3.99 trilyonu buharlaştı. Merkez Bankası rezervleri bir haftada 17.4 milyar dolar eridi. Özel sektör tahvil ihraçlarında da satışlar dikkat çekti. Uzmanlar, bu durumun dış finansman ihtiyacında daha yüksek borçlanma maliyetine sebep olacağını, bunun da enflasyon ve hayat pahalılığını artıracağını dile getirdi.

Finans piyasalarında günlerdir konuşulan fon krizi artık yalnızca yatırımcıların ekranındaki rakamlardan ibaret değil. Sorun tam olarak ülke ekonomisinin geleceğini tehdit eder boyuta ulaştı. Fon mağdurlarının paralarının hala ödenememesi de büyük güven kaybına neden oldu. Borsadan kaçış başladı. 28 Ağustos-28 Eylül tarihleri arasında Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin toplam piyasa değerinden yaklaşık 3.99 trilyon lira silindi. Yine sadece 131 fon özelinde yapılan hesaplamada 17 Eylül’de yaklaşık 836 milyar lira büyüklüğe ulaşan 131 fonun portföyü, BIST 100’deki aynı dönem kaybı kadar değer kaybetmiş olsaydı bugün yaklaşık 797 milyar lira seviyesine gerilemiş olacaktı. Bu da yaklaşık 39 milyar liralık teorik değer kaybı anlamına geliyor. Fon krizinin hisse senedi piyasalarında yarattığı panik nedeniyle borsada 130’dan fazla hissenin aynı anda taban fiyata gerilemesi de bankaları harekete geçirdi. Bir bankanın aracı kurumu üzerinden bir günde 22,3 milyar liralık net alım yapıldı. Yine bir portföy şirketi üzerinden 20,7 milyar liralık nakit girişi dikkat çeken hareketler arasında yer aldı. Finans uzmanları küçük yatırımcının parasını yastık altına taşımaya başladığını dile getirdi. Uluslarası alanda ise Türk piyasalarına güven azaldı. Türkiye’nin yabancı para kredi notu olan CDS 3 puan yükselerek 250 puana çıktı. Rakamlara yansıyan bir diğer veri Merkez Bankası rezervlerinde görüldü. Kasadan bir haftada 17.4 milyar dolar silindi. Özel sektör tahvillerinden de yabancı satışları 300 milyon dolara yaklaştı. Yaşanan bu gelişmelerin iç ve dış borçlanmada maliyetleri yukarı taşıyacağına dikkat çeken uzmanlar, bunun da dolaylı olarak enflasyonu yükselteceğini ve hayat pahalılığını artıracağını söyledi.

ANKETLER YÜKSEK ENFLASYONA İŞARET EDİYOR

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) eylül ayı enflasyon verilerini, 5 Ekim’de kamuoyuna duyuracak. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ağustosta aylık bazda yüzde 1,84, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,57 artış göstermişti. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 31,51, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 27,95 olarak kayıtlara geçmişti. Eylül ayı enflasyon tahminlerine yönelik ilk anket Koç Üniversitesi’nden geldi. Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi Eylül ayında üç puanlık bir artış gösterdi. Ekonomist Selva Demiralp, “Bu ayki ankete katılan 2 bin 728 kişiden 1579’u Ağustos ayı anketine de katıldı. Hem Ağustos hem Eylül anketlerini yanıtlayan bu ortak katılımcıların Eylül ayındaki ortalama enflasyon beklentisi yüzde 46 olarak gerçekleşti. Aynı kişilerde yaklaşık 2,6 puanlık bir artış gözlenmesi, bu ayki yükselişin örneklem kompozisyonundaki bir değişimden değil, hanehalkının beklentilerindeki gerçek bir değişimden kaynaklandığını gösteriyor. Bu ayki anket, sermaye piyasalarında bazı yatırım fonlarına ilişkin tasfiye süreçlerinin başladığı ve piyasalarda belirgin dalgalanmaların yaşandığı günlerin hemen ardından sahaya çıktı. Beklentilerdeki artışın büyük ölçüde bu gelişmelerin hanehalkı nezdinde yarattığı tedirginlikle ilişkili olduğu düşünülmekte” ifadelerini kullandı. Katılımcıların 12 ay ileriye yönelik ortalama Dolar/TL beklentisi de Ağustos’taki 62,1 TL seviyesinden Eylül’de 63,75 TL’ye yükseldi.

ÜLKEDE YOKSULLUK VARKEN BU ZENGİNLİK KABUL EDİLEMEZ

Ekonomik sıkıntının milyonlarca haneyi kuşattığı bir dönemde, finans piyasalarında kısa sürede olağanüstü kazançlar elde edilmesi toplumdaki gelir adaleti tartışmasını da yeniden gündeme getirdi. Vatandaş temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, bazı yatırımcıların ve finansal yapıların yüksek riskli işlemlerden çok yüksek getiriler elde etmesi güveni azaltırken tepkiyi arttırdı. Bir tarafta ay sonunu getiremeyen, kredi kartı borcunu çevirmeye çalışan, kira ve mutfak masrafı arasında sıkışan milyonlar; diğer tarafta finansal sistem içerisindeki fırsatlardan yararlanarak servetini katlayan kesimler bulunuyor. Uzmanlar, “Buradaki tartışma kimsenin parasına el konulması değil. Tartışma, ekonomik kriz dönemlerinde olağanüstü kazanç sağlayanların topluma karşı sorumluluğunun ne olması gerektiği. Ultra kazanç elde edenler, bu ülkenin ekonomik yükünü paylaşmalı. Bu nedenle olağanüstü ve spekülatif kazançlara yönelik daha güçlü vergilendirme mekanizmalarının tartışılması gerekiyor. Elde edilen olağanüstü kazancın belirli bir bölümünün kamuya aktarılması, kaynakların dar gelirlinin desteklenmesi, sosyal yardımların güçlendirilmesi ve vatandaşın temel ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılması gündeme alınabilir. Çünkü kamu kaynakları daralırken, vatandaşın alım gücü düşerken ve yoksulluk büyürken, ekonominin bütün yükünün ücretlilerin ve dar gelirlilerin sırtına bırakılması toplumsal adalet tartışmasını derinleştiriyor” ifadelerini kullandı.

BORSA İSTANBUL’DA YENİ HİSSE KARARLARI ARKA ARKAYA GELDİ

Borsa İstanbul, Mega Polietilen Köpük Sanayi ve Ticaret A.Ş. (MEGAP) paylarının işlem sırasını geçici olarak kapattı. Kararın, şirketin finansal tablolarını son gönderim tarihi itibarıyla KAP’a iletmemesi nedeniyle alındığı bildirildi. Öte yandan Borsa İstanbul tarafından yapılan duyuruya göre dokuz şirketin fiili dolaşımdaki pay oranı da güncellendi. Yeni oranlar bugünden itibaren geçerli olacak. Borsa İstanbul’un duyurusuna göre 30 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak Fiili Dolaşımdaki Pay Oranı (FDPO) değişiklikleri şu şekilde sıralandı: Akçansa (AKCNS): yüzde 11. Avrasya GMYO (AVGYO): yüzde 73. DMR Unlu Mamuller (DMRGD): yüzde 64. Efor Yatırım (EFOR): yüzde 35. Ostim Endüstriyel Yatırım (OSTIM): yüzde 73. Saray Matbaacılık (SAMAT): yüzde 79. Tera Finansal Yatırım Holding (TRHOL): yüzde 31. Ufuk Yatırım (UFUK): yüzde 24. Ziraat GYO (ZGYO): yüzde 22.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN