Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren sağlık hizmetlerine erişim sorunu, 2026 yılının ilk aylarında peş peşe gelen zam ve ceza haberlerinin ardından yeniden gündeme geldi.
Özellikle SGK borç yapılandırma fırsatlarını kaçıran veya ödeme gücü olmayan kişiler, hastane kapılarından çaresizce geri dönüyor.
Sosyal güvenlik sistemindeki tıkanıklık, devlet hastaneleri muayene ücreti ödemeye bütçesi yetmeyen ve hayat pahalılığıyla boğuşan dar gelirli kesimi derinden sarsıyor.
İlgili devlet kurumlarından beklenen adımların atılmaması, sigortasız hasta tedavisi konusundaki belirsizlikleri her geçen gün artırıyor.
Yaşlanan Türkiye için acil eylem planı devrede
KARARNAME YAYIMLANMADIĞI İÇİN TEDAVİ İMKANI ORTADAN KALKTI
HalkTV'de yer alan habere göre, geçmiş yıllarda geçici yasal düzenlemeler ile çözülen derin problem, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla yeniden büyük bir kriz halini aldı.
2025 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile borçlu vatandaşlara kısıtlı da olsa bir hak tanındı ve ilaçların ücretli alınması şartıyla hastanelerde tedavi yolu açıldı.
Ancak yeni yılın üzerinden haftalar geçmesine rağmen beklenen yeni kararname henüz yayımlanmadı.
Gecikme, borcunu ödeyemeyen yoksul kesimin sağlık sisteminin tamamen dışına itilmesine zemin hazırlıyor.
UZMAN İSİM UYARDI SİSTEM DIŞINDA KALANLARIN SAYISI ARTIYOR
Sosyal güvenlik uzmanı Mehmet Akif Cenkci, sosyal medyadan yaptığı açıklamayla BAĞ-KUR ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini ödeyemeyenlerin devlet ve üniversite hastanelerinden kesinlikle faydalanamayacağını belirtti.
Mehmet Akif Cenkci'nin aktardığı bilgilere göre, acil bir düzenleme yapılmaması halinde muayene sırası bekleyen binlerce kişi borçlu oldukları gerekçesiyle hastanelerden geri çevrilme riski taşıyor.
Ortaya çıkan karanlık tablo, artan ekonomik zorluklar karşısında ayakta kalmaya çalışan vatandaşların en temel sağlık haklarından mahrum bırakılmasına yol açıyor.
Sosyal güvenlik sistemine entegre edilecek 'bakım sigortası' geliyor
SADECE SİGORTALIYI DEĞİL BÜTÜN AİLEYİ ETKİLEYEN BÜYÜK MAĞDURİYET
Getirilen katı yasaklama, sadece prim ödemelerini yapamayan asıl sigortalı kişiyi kapsamıyor.
Mevcut sistem üzerinden sağlık yardımı alan eş ve çocuklar da bu sert kısıtlamadan doğrudan doğruya etkileniyor.
Dükkanının günlük masraflarını karşılamakta zorluk çeken küçük esnaf ile işini kaybettiği için gelirsiz kalan ücretli çalışanlar, bakmakla yükümlü oldukları aileleriyle birlikte sistemin dışına atılıyor.
PARASI OLMAYAN İÇİN İLAÇ VE MUAYENE KAPILARI TAMAMEN KAPANDI
Herhangi bir yasal iyileştirme yapılmadığı takdirde, borçlu vatandaşların eczanelerden hayati ilaçlarını temin etmesi ve kamu sağlık tesislerinde tedavi görmesi tamamen imkansız bir hal alıyor.
Konunun uzmanları, vahim tablonun devletin sunduğu sağlık hizmetlerini sadece parası olanın erişebileceği ticari bir yapıya dönüştürdüğünü savunuyor.
Hastane kapılarında çaresizlik içinde bekleyen milyonlarca vatandaş, siyasi iktidardan mağduriyetleri giderecek acil bir çözüm bekliyor.
Yönetenler duysun: Vatandaşın sırtındaki yük 106 bin TL oldu
