Antalya’nın Akseki ilçesinde her sene Nisan ayında başlayan kuzugöbeği sezonu, bu sene de bahar yağmurlarının etkisiyle başladı. Yağışların sürmesi durumunda hasadın Mayıs ayının sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.
Antalya’nın Akseki ilçesinde her sene Nisan ayında başlayan kuzugöbeği sezonu, bu sene de bahar yağmurlarının etkisiyle başladı. Yağışların sürmesi durumunda hasadın Mayıs ayının sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.
İlçede özellikle sedir ve ladin ağaçlarının yer aldığı nemli ve yüksek rakımlı yerlerde yetişen kuzugöbeği, diğer mantarlara göre daha değerli olmasıyla dikkat çekiyor.
VATANDAŞ SABAH ERKENDEN DAĞLARA ÇIKIYOR
Sezonun başlamasının ardından vatandaşlar sabah erkenden dağlara çıkmaya başladı. Büyük küçük herkesin katıldığı kuzugöbeği toplama mesaisi, neredeyse ilçede hayatı durma noktasına getiriyor. Vatandaşlar gün boyu dağ taş gezerek mantar bulmaya çalışırken, kişi başına günde ortalama 1 ila 5 kg arasında mantar bulunduğu aktarılıyor.
FİYATI DÜŞTÜ
52 yaşında olan Fatma Kara, 40 yıla yakın bir süredir kuzugöbeği mantarı topladığını söyleyerek, sezon heyecanını şöyle anlattı:
"Bu mantarın zamanı gelince sabah erkenden eşim ve çocuklarımla birlikte dağlara çıkarız. Karış karış gezeriz. Bazen 1 kilo, bazen 5-6 kilo bulduğumuz olur. İlk çıktığında kilosu 4 bin liraydı, şimdi bin 500 liraya düştü".
1800 RAKIMA KADAR YETİŞİYOR
Toros Dağları’nın 1000-1.800 rakımlı bölgelerinde yetişen kuzugöbeği mantarının daha etli ve lezzetli olduğunu söyleyen Kara, sahil kesimlerindeki mantarlara göre çok daha lezzetli olduğunu belirtti.
“TOPLAMAK OLDUKÇA ZAHMETLİ BİR İŞTİR”
Dağlarla her gün kuzugöbeği toplayan Mehmet Kara da şöyle konuştu:
"Kuzugöbeği mantarı her yerde çıkmaz. Güneş gören, karlı, sedir ve ladin ağacı olan bölgelerde çıkar. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabahtan akşama kadar ağaçların dibini gezerek kuzugöbeği arıyoruz"
Akseki’de yetişen kuzugöbeği mantarının bu özelliğinden dolayı daha fazla tercih edildiği ve yüksek fiyatlardan alıcı bulduğu belirtiliyor.
KUZUGÖBEĞİ MANTARININ DİĞER MANTARLARDAN FARKI NEDİR?
Kuzugöbeği mantarını diğer mantarlardan ayıran özelliklere bakıldığında en dikkat çekici farklarını şöyle sıralayabiliriz:
DIŞ GÖRÜNÜMÜ: Bu mantarın en belirgin farkı şapka kısmında yer alan dokusudur. Diğer mantarların geneli düz ya da pullu bir şapkaya sahip olurken, kuzugöbeği bal peteğine benzeyen, girintili çıkıntılı ve gözenekli bir yapıdadır. İçinin boş olması da tipik bir özelliğidir.
NADİR BULUNMASI: Bu mantar kültür mantarı gibi yılın her günü üretilen bir tür değildir. Genelde baharda yağmurlardan sonra çam, meşe ve dişbudak ormanlarında kendiliğinden ortaya çıkar. Doğada zor bulunması ve kısa süre yetişmesi ekonomik değerini artırmaktadır.
AROMASI: Sıradan mantarlar hafif ve su içeriği yüksek bir tada sahipken, kuzugöbeği topraksı, fındıksı ve epey yoğun bir aromaya sahip. Pişirildiği zaman dokusunu ve etli yapısını korur.
BESİN DEĞERİ: Kuzugöbeği mantarı, protein ve lif bakımından zengin olmasının yanında B2, B3 ve C vitaminleri ile demir, magnezyum ve potasyum gibi mineraller açısından diğer mantarlara göre daha yoğun bir içeriğe sahip. Geleneksel tıpta da bağışıklığı destekleyici özelliğiyle biliniyor.
DİKKAT!
Bu mantarı diğerlerinden ayıran bir diğer önemli özelliği de çiğ tüketilmemesi gerektiğidir. İçeriğindeki bazı maddeler mide hassasiyetine nede olabilir; fakat bu maddeler pişirmeyle tamamen etkisiz hale gelir.