İBB davasında 12'nci oturum: Savunmalar devam ediyor

İBB davasında 12'nci oturum: Savunmalar devam ediyor

İBB'ye yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında bugün ilk duruşmanın 12'nci oturumu yapılıyor. Bugünkü celsede Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’ın avukatları savunma yaptı. Tutuklu yargılanan Ebubekir Akın ve Mehmet Karataş da savunma yapacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen ve aralarında 107 tutuklu ile 5 “müşteki sanığın” bulunduğu toplam 407 sanığın yargılandığı davada, bugün ilk duruşmanın 12’nci oturumu yapılıyor.

Ortaya atılan yolsuzluk ve suç örgütü iddialarına ilişkin davada duruşma süreci devam ederken, tahliye taleplerine dair ilk değerlendirmenin 2 Nisan Perşembe günü yapılması bekleniyor. Mahkeme heyeti, incelemelerin ardından kararını açıklayacak.

DURUŞMADAN ANLIK BİLGİLER

17:50 1 yıldır tutuklu olan Akın, İbrahim Bülbül'ün kasası olmakla suçlanıyor. Akın'a mahkeme başkanı "Tanıyor musun?" diye sordu. Akın, "Tanırım, ticaretim yok" dedi. İbrahim Bülbül'ü birkaç kez ziyaret ettiğini ifade eden Akın'ın ardından avukatı savunmasına başladı.

17:45 Ebubekir Akın, savunmasına özel halk otobüsü işlettiğini söyleyerek başladı. Hakkındaki iddiaların baz kayıtlarıyla ilgili olduğuna değinen Akın, Aziz İhsan Aktaş'la da herhangi bir tanışıklığı olmadığına vurgu yaptı.

17:35 Ara sona erdi. Tutuklu sanıklar salona girerken “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları atıldı. Heyetin yerini almasıyla birlikte Ebubekir Akın’ın savunması başlayacak.

16:15 Selenay Erçetin Kazcı'nın savunması sona erdi. Mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. İBB Davası, tutuklu sanık Ebubekir Akın'ın savunmasıyla devam edecek.

15:25 Müvekkilinin tahliyesini talep eden Uzun'un ardından, Avşar'ın bir diğer avukatı Selenay Erçetin Kazcı söz aldı. Şikayetçi olan AK Partili avukat Ogün Kuzu'nun şikayette sözünü ettiği müvekkilinin kim olduğunun belirsizliğine ve beyanlarının soyut, denetlenmesin imkansız olduğuna değindi.

15:10 Savcılığın SGK'dan yazı istediğini, o yazının da müvekkilinin lehine geldiğini ve bu nedenle tahliye edilmesi gerektiğine vurgu yapan Uzun, savcılığın dayandığı bilirkişi İ.S.'nin ihale şartnamesini dahi okumadığını ifade etti. "SGK'nın yok dediğine var diyebilir, öyle bir bilirkişi" diyen Uzun, "Biz algılarla mücadele ediyoruz" diye konuştu.

14:45 SGK borcu var denilen şirketin devletin bir çok kurumunda ihaleye girdiğini belirten avukat Uzun, bu konuda savcılığın resmi yazıları değil bilirkişi raporunu esas aldığını ifade etti. Uzun, bilirkişi İ.S.'nin kamu ihale mevzuatında uzmanlığı olmadığını, kamu maliyesi ve genel muhasebe alanlarında çalıştığına dikkati çekti.

14:30 Metroyu yapan şirketin SGK borcu olmasına rağmen ihaleyi kazandığı iddiasına da yanıt veren Uzun, "SGK borcu olmadığına dair raporun tarihi 14 Nisan. Müvekkilim tam 1 ay sonra gözaltına alınıyor. Belgeyi Sosyal Güvenlik Kurumu düzenliyor. Gelen yazıya rağmen savcı tutuklanmasını istiyor" ifadelerini kullandı.

14:15 Ara sona erdi. Duruşma salonuna girişte, yine turkuaz basın kartı krizi yaşandı. Bazı gazeteciler henüz salona alınmadı. Ceyhun Avşar'ın avukatı Abuzer Uzun'un savunması kaldığı yerden devam ediyor.

12:50 Danıştay'ın da açılan davada ihalenin usule uygun bulduğunu belirten avukat Uzun, "Tam bu noktada cumhuriyet savcısı çıkıyor, usulsüzlük vardır diyor ve soruşturmaya dahil ediyor" ifadelerini kullandı. Uzun'un sözlerinin ardından mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi.

12:20 AK Partili avukat Ogün Kuzu'nun ihbarının ardından ihale bilgilerinin sızdırıldığı iddiasının İstanbul Valiliği tarafından da yalanlandığına dikkati çeken avukat Uzun, "Valilik müvekkilim tutukluyken, hakkında soruşturma izni verilmemesine karar veriyor. İhbarcı istinafa gidiyor. İstinaf yeterli delil, belge yok diyor. Yani yargı da bir usulsüzlük görmüyor" ifadelerini kullandı.

12:00 "Fesat karıştırılmış ihalelerde yaklaşık maliyette bir şişirme olur. Bilirkişi incelediği ihaleyi piyasa koşullarına uygun buluyor" diyen avukat Uzun, duruşma savcısının Ceyhun Avşar'a AK Partili avukat Ogün Kuzu'nun ihbarına ilişkin sorusuna atıf yaptı. Bu sırada duruşma savcısı araya girdi. Avukat Uzun, "Bana soru sormayın. Ben soru sorulacak makam değilim" dedi. Savcı, "Sormayacağım" yanıtını verdi. Avukat Uzun, "O zaman tartışma çıkartmak için konuşuyorsunuz" ifadelerini kullandı.

11:40 Avşar'ın sorgusu bitti, avukatı Abuzer Uzun'un savunması başladı. Kamu zararı iddiasıyla şikayetçi olan AK Partili avukat Ogün Kuzu'nun dilekçelerinin sistemde gözükmediğini, savcılığın algılarıyla uğraştıklarını söyleyen Uzun, "Bizim örgütle ilgili suçlamamız yok ama bu yüzden tutukluyuz." dedi. Savcılığı iki ayrı işi aynı gibi gösterdiğini ancak Ulaştırma Bakanlığı'ndan gelen bilirkişinin de aynı olmadığını belirten avukat Uzun, savcılığın bu durumu iddianameye yansıtmadığını belirtti.

11:20 Duruşma savcısı, Fatih Keleş'i kastederek, "Fatih abi yüzde 5 al derse yeter mesajını açıklayın" ifadelerini kullandı. Avşar, "Fatih abi" sözüyle kastedilenin Fatih Keleş değil Fatih Gültekin olduğunu söyledi. Bu diyaloğun ardından Avşar'ın avukatı, "Fatih Keleş'i tanır mısınız? Abi diyecek samimiyetiniz var mı?" diye sordu. Avşar'ın yanıtı ise, "Hayır tanımıyorum" oldu.

11:10 Duruşma savcısı, Adem Soytekin ve Ensar Yıldız'ın Kalyon İnşaat'ın yaptığı metroyla ilgili ifadesi olduğunu söyledi. Avşar, "Noterden evrak düzenlenmiş. Nerede peki, noter neredeymiş, kimmiş? İddia makamı bunu yazıyorsa evrakı da koyması lazım. Ama yok" dedi.

11:00 Mahkeme başkanı İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'a, "İhalelerde neden Cengiz, Makyol gibi şirketleri değerlendirmediniz?" diye sordu. Avşar, "Beklediğimiz teklif gelseydi ihaleyi iptal etmezdik. 641 milyon TL kamu faydası oluşturuldu" yanıtını verdi.

10:40 Tutuklu sanıklar, avukatlar, gazeteciler ve mahkeme heyeti salondaki yerini aldı. İzleyiciler, tutuklu Fatih Keleş'in doğum gününü kutladı. Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin, turkuaz basın kartı olmayan gazetecilere yönelik uygulamanın sonlandırılmasını talep etti. Mahkeme başkanı bu talebe yanıt vermedi. Duruşma, Ceyhun Avşar'ın sorgusuyla başladı.

İBB Davası’nın 12. günü, Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’ın avukatlarının savunmasıyla başlayacak. Ardından tutuklu yargılanan Ebubekir Akın ve Mehmet Karataş sanık kürsüsüne gelecek.

CEYHUN AVŞAR

Hakim: "İlk ihalede, bu ilk ihalede katılan firmaları belirlediniz. Evet, bu belirlemeyi yaparken herhangi bir firma mıydı? Bu firmaların sayısında herhangi bir sınırlama var mı?"

Ceyhur Avşar: "Başkanım, burada 21 pazarlık usulü ihalelerde biz bunu, bizim size verdiğimiz dosyadaki savunma esas evrakların 7. kısmında gösteriyoruz. Burada askeri koşullar var, kanunun sınırları, askeri koşullar var. Bu üç firmanın davet edilmesi gerekir ve davet edilen firmalardan en az bir teklif alınması durumunda ihale şartları gerçekleşmiş olur. Biz minimum üç firmayla ihale gerçekleştirilebilecekken burada altı firmayı davet ediyoruz. Yani askeri şartın iki katı kadar firma daveti gerçekleştiriyoruz. Ve burada, bu sayıyı artırabilir miydik? Artırabilirdik. Azaltabilir miydik? Azaltabilirdik. Yani kanun askeri şart olarak üç firma söylüyor. Bizim o dönemdeki bu firmaları seçim kriterlerimizle yine bu Ek 7 dosyanın alt kriterine, davet kriterlerini de bildirdik.

O gün bizim devam eden sekiz tane projemiz vardı. Bu projelerde bize ifa güçlüğü bildiren veya bizi tahkim mahkemelerine veren firmalar var. Yani yıllık ciroları birkaç milyar dolar olup yaklaşık işte 80-100 milyon TL'lik bir hatalar, ifa güçlüğü bildiren firmalar vardı. Biz o dönemde bu firmaları davet etmeyerek; hem Ulaştırma Bakanlığının ihalelerine katılan, o ihalelerden davet alan hem de kendi raylı sistem projelerinde daha önce, bizden önce Ankara Büyükşehir Belediyesinin bir ön yeterliliği var, İzmir Büyükşehir Belediyesinin bir ön yeterliği vardı ve Mersin'de gerçekleşen bir ihale vardı; bu ihalelere katılım sağlayan firmalardan altı kişilik bir grup oluşturarak askeri şartın çok daha üzerinde bir kriteri sağlamış olduk."

Hakim: "Bu ikinci... İkinci ihalede, evet davet ettiğimiz Doğuş, Kalyon, Makyol, Cengiz İnşaat... Bunlar zaten ilk ihalede, işveren niye değerlendirmediniz bunları?

Ceyhun Avşar: Başkanım şöyle hani, çünkü ilk ihaleyi iptal sebebiniz hani rekabet şartlarının..."

"Şimdi bizim ilk ihalede davet ettiğimiz altı firmadan iki firma teşekkür ediyor, alaka ve uzak. İki tanesi birleşerek teklif veriyor. Bir teklif de teminat mektubu yanlış sunulması sebebiyle geçersiz sayılıyor. Şimdi şayet bizim zaten davet ettiğimiz firmalardan iki firma, özellikle burada teklif beklediğimiz iki firma teşekkür etmeseydi, yani bu firmalar bize teklif vermiş olsaydı ve beklediğimiz oranda bir indirim gerçekleşmiş olsaydı biz bu ihaleyi iptal etmezdik, karar koymazdık.

Ama biz ikinci ihaleyi, bakın ben bugün de anlatmaya çalıştım Başkanım; ihaleyi 'rekabet koşulları oluşmadı' diye iptal etmek çok zor alınabilecek bir karardır. Çünkü biz gerçekleşecek, yenilenecek ihalede teklif alamama riski mevcuttur. Biz o gün, ben o gün de anlatmaya çalıştım detaylı şeyi. Ya biz çok çalıştığımız, proje revizyonu yaptığımız, 15 milyara yakın tasarruf kalemi oluşturduğumuz bir işte bu kırım oranıyla bu ihalenin gerçekleşmesine razı gelemezdik. Risk alarak, kendimizi riske atarak burada daha fazla firma davet ederek yani burada rekabetin artırılabileceği koşulu da daha fazla teklif alma, daha fazla teklif alınabilmesi için daha fazla teklif isteme noktasına getirerek on firma davet ettik.

Bu on firmanın belirlenmesinde de tek kriterde geçmişte bitirmiş oldukları raylı sistem işleri olarak yine o yol izlendi. Ve beklediğimiz oranda bir indirim aldık. 641 milyon TL, güncellenen rakamlarla ilave fayda oluşturdu. Yani aldığımız risk tam tersi bir risk de olabilirdi. Ben bugün karşınıza şimdi birkaç milyar TL daha üst mertebede bir ihale gerçekleştirerek kamu zararı oluşturulmuş şekilde de çıkabilirdim. Ama biz o dönem ben söyledim; yaptığımız projeye güveniyoruz. Metrajlarımız doğru, defalarca teyit ettik. E, piyasa koşullarını biliyoruz, sekiz tane raylı sistem işimiz var o dönem. İstanbul'un her noktasında devam eden sekiz tane raylı sistem işimiz var. Yani biz o tecrübemizi ve işi bildiğimiz için o bölgede daha yüksek, daha fazla bir indirim alabileceğimiz kanaatiyle bu işlemleri gerçekleştirdik ve sonuçlandırdık." 641 milyon TL'lik bir fayda oluştu burada.

Savcı: İlk ihale yapılıyor açık ihale tarzında. İş tasfiye ediliyor süreç itibarıyla. Daha sonra 2024'e 169/590 ihalede açık ihale usulüyle…

Ceyhun Avşar: ilk ihale affedersiniz. İlk ihale belirli içtikleri üzerinden yapılmış bir ihale. Tasfiye edilmez.

Savcı: Usulün aldığı bir ihale var.

Ceyhun Avşar: Doğru.

Savcı: İhaleyi iptal ediyorsunuz daha sonra. İptal sebebi ne buruda?

Ceyhun Avşar: Doğru. İptal sebebimiz burada biz cuma günü yani perşembe günü siz yoktunuz. Ben bunu detaylı anlattım. Uygun görürseniz biraz daha tekrar aynı şeyleri anlatabilirim. Kısaca orta olarak tabii bizim burada yaptığımız bir proje revizyon süreci var. Bu işin ilk bahsettiğiniz tasfiye edilen işin projelerinde ciddi ihtiyaç fazlası tüneller, ekipmanlar var. Yani ihtiyaç fazlası alanlar var, tüneller var, ekipmanlar var. Bunlar size de sunulan 2 3 A ve 2 3 dosyalarında net bir şekilde görülüyor. Bu proje revizyonları işi devam ederken bir taraftan 2017 yılından beri bekleyen burada tünel işleri var. Yani açılmış tüneller var. Açılmış şaftlar var. Bunlar da yine ek 4'te göreceksiniz. Resimlerini fotoğrafla rektörle göreceksiniz. Çevrede ciddi bir risk oluşturuyor.

Biz hızlı bir şekilde bir taraftan elektromekanik işlerin tren depo sahalarının, tren parklanma alanlarının, tren bakım alanlarının bir taraftan alınacak olan araç sayısının doğru tespitinin yeniden değerlendirilmesinin ve işletme altında yapılacak olan sinyalizasyon ve elektrik işlerinin revizyonlarının metodolojisi yazılırken projesi tamamlanan kaba inşaat işlerinde çevresel risklerin azaltılması için öncelikli kaba inşaat işleri ihalesi yaptık. Bu kaba inşaat işleri ihalesini gerçekleştirdikten sonra proje çalışmaları devam ederken ve o ihale süreci devam ederken yeni çıkan projelerle bu işin bir bütün halinde ihale edilmesinin işin koordinasyonu açısından daha doğru olacağı. Oluştu bizde.

Mahkeme Başkanı: Yani bu durumda kalem giderleri arttı? Doğru mu hocam?

Ceyhun Avşar: Evet. Yani nedir? Bakın şöyle kaba inşaatın üzerine siz bütün 6.2 km ve 5 istasyonu bütün ince işleri bütün elektromekanik işleri, elektromekanik işler dedim de yani 100 kalem. Bahsediyorum. Tek bir kelimeyle söylüyorum. Tamam. Ve mevcut işletme altındaki 26.8 km ve 23 istasyonlu kısmın sinyalizasyon ve elektrifikasyon işleri. Yani güç temini ve bütün sinyal işlerini işletme devam. Derken günlük 400.000 yolcu taşımaya devam ederken yapacaksınız. Eş zamanlı burada 105 tane tren var. Bunların belirli modernizasyonlarını yapacaksınız. İlave 105 treni artık 37 yaşına gelmiş. 105 treni sistemden çekeceksiniz. 176. Yani yeni tren sisteme dahil edeceksiniz. Ve 105 adet frene bakan bakım alanlarını, depo alanlarını da 176'ya çıkaracaksınız.

Şimdi bunların bütün halinde yapılmasının biz metodolojisini yazdık. Sistem mühendisliği tarafından. Metodoloji artık işin son kısmında. Yazılan bir süreçtir. Ve bu süreçte işin birlikte ihale edilmesinin daha doğru olduğu kanaati teklif olarak oluştu. Bununla birlikte yine o dönem bir cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıktı. Tasarruf tedbirleri kapsamında bir cumhurbaşkanlık alanı diyor. Biz o kararnameyle. Kamu İhale Kurumu'nu aradık. Sorduk. Dedik ki yani bu bu kanunun belirli bir ihale limiti kriteri var mı? Ve bizden önce o dönemde başka bir büyükşehir belediyesinin bir tren alımı ihalesi vardı. O da yaklaşık 4 küsur milyarlık bir ihale. Ve o da tasarruf tecrübeleri sebebini iptal edilmiştir. Yani her ihalenin çıkan tasarruf tedbirleri noktasında değerlendirilmesi kriteri de var. Biz bu iki kriterle birlikte iptal sürecini gerçekleştirdik. Biz orayı bu iptal işlemini Kamu İhale Kurulu'na idari. Danıştay'a da götürdük.

Mahkeme Başkanı: Burada zaten itirazlarda bulundu doğru mu?

Ceyhun Avşar: Efendim? Bütün itirazlarında bulundu. Bakın bütün itirazlarda bulundu. Bütün idari idari hukuk tarafındaki bütün merciler inceledi ve nihayetinde iptal kararı. Kesinlikle kazanın. Sadece bununla kalmadı. Bir de suç duyurusunda bulundum. Yani ben pazarlık usulü açık ihaleyle 8 milyar ihale almıştım. Sanki aynı ihalenin eee 6 ay sonra 22 milyar ihale edildiği gibi. Suç duyurusunda bulunuyor. Bu suç duyurusu yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bulunuyor. Yetkisizlik verildi. Bakırköy'e gitti. Eee Bakırköy'ü inceledi. İstanbul Valiliği'ne görüş sordu. O konuda da herhangi bir itiraz gelmedi ve oradaki karar da kesinlik kazandı. Yani bu şekilde ihanetler oldu ve kesin. Yaşıyor doğru. Evet.

Savcı: 2024'e 124 34 57 sayılı ihale pazarlık şeklinde yapılıyor. İhale alan Yapı Merkezi, AKM ve KCK isimli iş ortaklığı. Doğru mu?

Ceyhun Avşar: Doğrudur.

Savcı: Şimdi bununla ilgili bir bilim. Olmuş. Tamam. Dosyaya girmiş konu hakkında odur. Belli tespitler var süreçle ilgili. Buradaki tesislerin bir kısmı duygu arşivinde firmanın yeterliliği yok olmasına rağmen ihale dışı bırakılmamış. Ondan sonra ihale zamana SGK borcu olmayan firmalardan birisi.

Ceyhun Avşar: Sayın Savcım isterseniz tek tek cevap verebiliriz. Çünkü önemli hususlar bunlar.

Savcı: Tamam.

Ceyhun Avşar: Mesela Duygu Tarık isimli firma. Şimdi ben perşembe günü de anlatmıştım. Bunu da hızlıca anlatayım Başkan. Ek 17'si de verdiğimiz dosyayı esas evraklarda ek 17'yi incelerseniz çok basit bir şekilde oradan ben anlatabilirim konuyu. Şimdi duygu belgesini düzenleyen kurum Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'nın düzenlediği. İş bitirme belgesinde 8. satıra bakarsanız uygulanan yapı tekniği A 6 demir yolu işleri diyor. Şimdi biz iptal edilen bir ihalede ikinci olan firmanın Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolu tarafından demir yolu işleri için düzenlemiş olduğu belgenin bu ihaleye fesat karıştırdığı iddiasını sulanan bir bilirkişi raporuyla karşı karşıyayız. Yani iptal edilen ihalenin ikinci olan firmasının Devlet Demiryolları tarafından verilmiş. Belgesinin uygunsuzluğunun ihaleye fesat suçlamasıyla karşı karşıyayız.

Şimdi bu konuda birincisi bu belge bu belge kullanılabilir bir belgedir. İkincisi bakın önce esasına yönelik ben savunmamı yapıyorum. Bu belge geçerli bir belge. Şayet bakın bir bu ihale iptal edilmeseydi. Bu işte duygu üzerinde kalsaydı. O zaman bu belgenin net üzerinde de bir tereddüt oluşsaydı bakın biz aynı bu tartışma ortamı oluşsaydı yapılacak olan tek şey var. Bu belgeyi düzenleyen kurum, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarına biz idare olarak bir yazı yazarız. Elimizdeki idari şartnameyi ve sunulan iş bitirme belgesini tecelliye yollardık. TCDD'ye şu soruyu sorardık. Bu sorulan iş bitirme. Bu idari şartname tarifleri iş için uygun mudur değil midir? Eğer TCDD uygun deseydi ve ihalede bu firmada kalsaydım firmayla sözleşme imzamıyorum. TCDD hayır bunu karşılamaz. Firma yanlış belge sunmuş deseydi o zaman. Firmanın teminat mektubuna el koyulduğunu ihale yasaklısı yapılıyor.

Bakın bu usul açısından yani bu işin esasındaki sorun budur ama usul açısından bir de şöyle bir durum var. Bu tarz kararlarda bakın bu teminat mektubu gibi iş bitirme gibi konularda Kamu İhale Kurumu'nun onlarca kararı var. İdari mahkemenin Danıştay'ın onlarca karar var ve der ki varsa da bir usul hatası bunun işin esasına etkisine bakılır. İhalenin sonucuna bir etkisinin olup olmadığına bakın. Şimdi bizim iptal edilen ihalede ikinci olan. Bu belgesinin tartışılmasının işin sonucuna ne ettiniz? Şimdi Sayın Bilirkişi bunu ve diğer iddialarını sunuyor. Anlatıyor. Sayfalarca anlatıyor. Ya bir tane emsal karar yok. Biz bununla alakalı sadece bu konuyla alakalı onlarca emsal karar bakın biz. İki tane var bununla alakalı. Ama o ikinin başında şu yazar. Bununla alakalı onlarca emsal karar olmasına rağmen bu ikisi örnek gösterilmiştir.

Mahkeme Başkanı: Yaklaşık 06 05 2025 tarihli iddianameye de konu edilmiş bu Kalyon İnşaat'ın yapmakta olduğu son metro. Altında en başta başka firma için dizayn edildiği hangi firma için hangi fiyat tekliflerinin belirleneceğinin belirlendiği konuşuluyordu. Hatta Fatih Keleş'in bu firmayla %7 komisyon üzerine anlaştığı konuşuldu. Fakat. İhaleden 1 gün önce bir şahsın noterden hangi firmanın hangi fiyata alacağını tasdik ettirmiş? İhale neticesinde bu belge basına sızdırılmıştır. Bunun neticesinde bu ihale apar topar iptal edilerek. Yeni bir ihaleyle Kalyon İnşaat'a ihaleyi almıştır diyor. Benzer şekilde Adem Soytekin de yine 17 06 2025 tarihli ifadesinde İstanbul Büyükşehir. Belediyesinin yapmış olduğu güneşli Bağcılar hattında yapılan metro hattının ihalesi içine girmek için niyetim paylaştım. Kendisi bu işin yapı merkezini alacağını söyleyerek beni bu şahıslara yönlendirdi. Ya bu merkezinin Boğaziçi'nde bulunan ofisine gittim. Orada şu an. İsmini hatırlamadım. Gözlüklü 50'nin üstü yaşlarda bir yönetim kurulu üyesiyle görüştüm. Bu görüşme esnasında kendisi bana 3 ortak olduklarını işin boyutlarını, işin boyutunu Fatih Keleş ile Ekrem İmamoğlu'nun ortaklık payı olarak %7. Anlaştıklarını Avrasya Tüneli'nden sonra ilk defa İstanbul'da bir işe girdiklerini anlattı. Devamında da ifadesinin devamında da ihale tarihine çok yakın olduğu için buna çalışıyordu. İhale yapıldıktan 3 gün sonra ben Fatih Keleş'in. Gittik. İhalenin ne olduğunu sordum. Kendisi bana ihalenin patladığını bir şahsın noterden ihale tarihinden 1 gün önce ihaleyi kimin hangi fiyata alacağı gibi detayları tutanak altına aldırdığını

Hâkim: Sızdırıldığın, ihalenin iptal edileceğini söyledi. Bu ne anlatıyor? Konu hakkında zaten bir hazırlık yapmıştım, olsun istiyorum. İlgili sözleşmenin, dilekçenin... Ceyhun Bey bahsedilen dilekçe bu.

Ceyhun Avşar: Şimdi Sayın Başkanım, ben öncelikle sorunuzu cevaplayayım, sonra sizin dilekçenizle alakalı görüşlerimi aktarayım. Şimdi, iki şahsın da ifadesinde tek bir ağızdan çıkmış bir cümle var. Sanki tek bir ağızdan hazırlanmış bir cümle var. "Noterden verilmiş bir evrak" diyor. Noterden vereyim... Şimdi biz bütün dosyayı inceledik, baktık. Noterden verilmiş evrak nerede? Noterden bir evrak düzenlenmiş ihaleden bir gün önce. O yüzden ihale patlamış. Soruyorum yani, noterden verilmiş o evrak nerede? Noterden verilmiş bir şey, onu bir anlayalım yani. Bu noter neredeymiş? Kimmiş? Notere kim evrak vermiş? Bu evrak dosyada neredeymiş? Bize bu iddialar bu kadar ciddi bir şekilde iddianameye konu oluyorsa... Nerede bunlar?

Şimdi iddianameye ifade veren iki tane şahıs noterden böyle bir şey vardı diyorsa, iddianamede bunu alıp iddia makamı bunu iddianameye yazıyorsa, e nerede bu evrak? Noter evrakı nerede? Yok. Bir tane ihbardan bahsediliyor. İhbarın kayıtlara girdiği tarih, bakın savcılığınıza kayıtlara girdiği tarih 21 Ekim. Bizim iptal ettiğimiz tarih 7 Ekim. İhaleyle son kararı vermemiz gereken tarih 7 Ekim. E peki bu kadar anlaşmalar olmuş; şimdi Adem Soytekin mesela, değil mi? Adem Soytekin'in adını ben 19 Mart'tan sonra duydum. 19 Mart 2025'ten sonra duydum. Adını duydum, ondan sonra bizim ihalelerimiz hakkında konuşuyor mesela. Orada devamı var, ben size söyleyeyim. 3 milyarlık iş alacakmış. E ben... Arkadaşlarım burada bakın, benim komisyondaki arkadaşlarım o ihalenin, aynı zamanda bir kısmı şu an devam eden işin kontrol teşkilatında. 3 milyar TL'lik bizden kimse, hiç kimse, daha önce raylı sistem işinde çalışmayan hiç kimse iş alamaz. Alt taşeron olarak da alamaz. Yani yüklenici olarak zaten giremediği ihaleden alt taşeron olarak da alamaz. Hiç kimse buna müsaade etmez. Bizde kontrol mühendisi, kontrol şefi müsaade etmez. Kontrol, istasyonu yaptı mı? Yapmadı. En fazla bir tane istasyonda denenirsin. Başarılı bir şekilde devam edersen o istasyonu bitirirsin. Ondan sonra başka bir, eğer kalan iş varsa ona bakılır. Ama zaten istasyon da resen yapıldığı için zaten ancak bir tane yapar.

İkincisi, söyledikleri; üç gün sonra bu iş patlayacakmış, çatlayacakmış, bir yere gelecekmiş. Bizim niye haberimiz yok ya? Bunlar böyle yönetiliyor. Bizim bütün süreci yönettiğim arkadaşlarım burada. Geçen başkanımız da sordu. Talimat olmadı. Olamazdı. Biz zaten böyle çalışan bir mekanizma değiliz. E şimdi anlatılıyor. Yine bir de bu evrak gösteriliyor. Ben o gün de söyledim başkanım. Ben buradan çıkayım veya ben çıkmayayım, bakın benim olmama da gerek yok. Benim ekibimdeki arkadaşlarım dahil. Şimdi bu, Ogün Kuzu denilen şahıs böyle bir dilekçe veriyor. Bakın ben söyledim bugün, bizim bu dilekçelerden iptalden 14 gün sonra haberimiz oldu. Şayet bakın 14 gün sonra değil, ihale günü verseydi bu dilekçeyi, ihaleden bir hafta sonra verseydi, bir hafta sonra verseydin ben bunu ciddiye almazdım. Niye ciddiye almazdım? Bunun gibi, bu mertebedeki ihalelere her zaman bu ve benzeri onlarca, yani birçok şey gelir. Bunun benzeri ikinci ihalede de geldi. Başka bir adam başka şeyler yazdı. Ciddiye almadık. Niye ciddiye almadım? Çünkü bu piyasada ben söyledim o gün de. Yani Ogün Kuzular var, çakallar var, çantacılar var. Var. Buradan nemalanmaya çalışan insanlar var. Şimdi biz peki Ogün Kuzu'nun dilekçesini biz sonradan haberdar olduk.

Bu dilekçeyle alakalı söylenen iddialar; ya bu Yapı Merkezi bu işi alacak, 22,5 milyar mertebesinde yaklaşık maliyet olacak. Önce yaklaşık, şimdi niye mertebe veriyor? Yaklaşık maliyetini biliyorsa niye mertebe veriyor? Niye mertebe veriyor biliyor musunuz? Çünkü ben buradan çıkayım veya ben çıkmayayım, arkadaşlarım, İstanbul'da yapılacak olan bir raylı sistem ihalesini ihale öncesinde ne oluyor, ihale evraklarında proje paylaşıyorsunuz ve metraj paylaşıyorsunuz, birim fiyat tarihi paylaşıyorsunuz. İşin nasıl yapılacağını tarif ediyorsunuz. Ve işin yapılacağı bölgeyi gösteriyorsunuz. O bölgede doğru projeler ve doğru metrajlar verilsin. Bu işi yapan raylı sistem sektöründeki herkes bu yaklaşık maliyeti tahmin eder. Yani bu böyle büyük bir bilinmez değil. Ben tahmin ederim. Ve o ihaleye katılacak 5-6 firma varsa, hangi firmanın o dönem ellerindeki iş potansiyeline bakarak, yani eş iş potansiyeline bakarak hangisinin daha istekli olacağı noktasında da bir fikir yürütebilirsiniz. Ve burada bunun dışında da yani firmalar kendi içinde bir şey konuşmuş, o bir şey duymuş ya bunu biz nasıl kontrol edeceğiz ya? Bizim yapacağımız tek şey mevzuatın, kanun çerçevesinde bu işlemleri yürütmektir.

E şimdi soruyorum, peşine arkasına şu bağlanıyor; işte Adem o onu alacaktı, işte Ertan Yıldız diyor bu buna verecek, bu isim, işte yüzde ellisi. E niye iptal oldu o zaman bu yani? Niye iptal edildi? Da işte, 'Temel diyerek SGK borcu olduğu için iptal edildi'. Yani rüşvet anlaşması yapılan... Okurum ben kararımı. Rüşvet anlaşması yapılan, bırakın rüşvet almayı, şayet 7 Ekim tarihinde ihale iptal edilmeyip sözleşmeye davet edilseydi, SGK borcu olduğu için 'Siz firmanın mektubuna el koyacaksınız' diyor. E SGK borcu yok. Yok. Ben mi diyorum bunu? Ben demiyorum, SGK diyor. Yani SGK süreci bize diyor ki; birinci, bakın bizim ihaleye katılmaya yeterli olmayan firmayı ihaleye katmakla suçluyor. E bizim ihaleye katılmaya yeterli olup olmamayı nereden bileceğiz? Bir. Sonra diyor ki; ihbar vardı diyor. İhbarı da göz ardı ettiler diyor. İhale dosyasında ihbar vardı diyor. İhale dosyasını incelemiyor. Bir tane suç atıyor ortaya, ihbar yok. Üç; bunu sistemden sorgulaması lazımdı ihale aşamasında. Her ne kadar kanun öyle demese de, bakın cümleler bu. Bilirkişi raporunun cümleleri bu. Her ne kadar kanun bunu sorgulamama hakkı verse de o dönem, bu onlara bürokratik kolaylık sağladı. Sorgulamaları çekildi. Sorgulama ekranı yok o dönemde sorgulama yapabileceğiniz. 2025 yılı Ağustos ayında tanımlanan bir sorgulama ekranını 2024 yılı Eylül ayında niye sorgulamadınız diyen bir bilirkişi raporu.

Ya diyelim ki kanunu tanımıyoruz. Dilekçe yok. Sorgulamışsınız. Kim karar verecek? SGK karar verecek. Ne diyor SGK? Borcu yok diyor. Firma bir evrak veriyor. Firmanın verdiği evraka, firmanın verdiği evraka iddia makamı güvenmiyor. Firmanın bağlı olduğu Sosyal Güvenlik Merkezi, Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi'ne soruyor. Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi cevap yazıyor. Dosyada var mı? 'Borcu yoktur' diye ihaleye tam kesinleşmiş SGK borcu yoktur diyor. İddia makamı bununla yetinmiyor. 81 ile soruyor. Hani Kadıköy'e de güvenmiyor, Kadıköy SGM'ye. 81 ilden cevap geliyor: Borcu yok ihalenin. E sonra dönüyor bakın. Bu cevapları aldıktan sonra yeni bir kurgu oluşuyor Başkanım.

Hâkim: 7 Ekim tarihinde borcu yok yani.

Ceyhun Avşar: Evet başkanım, tarihinde net. Ben demiyorum bunu, SGK diyor. Bir bakın, sonra bir kurguya dayanıyor. Diyor ki, 'Her ne kadar SGK o tarihte borcu yoktur dese de, SGK yanlış biliyor' diyor işini. SGK'ya iş öğretmeye başlıyor.

Hakim: Yapılandırma başvurusu?

Ceyhun Avşar: Yapılandırma başvurusu tarihi, o da Ek 19-2'de, bakın çok net, 19-2'de diyor ki; yapılandırma başvuru tarihi 20 Eylül ama SGK yönetim kurulunun onayladığı tarih 24 Ekim. Sen iptal etmeyip sözleşmeye davet etseydin, 10 günde borcu yoktur yazısı getiremezdi. Dolayısıyla niye? Çünkü 24'ünde onaylanmış yönetim kurulu. Ama şu var. Biz bakın burada yazıyorum, diyorum ki 7'sinde biz bu Yapı Merkezi'ni sözleşmeye davet ettik, iddianamenin iddia ettiği gibi yapsaydık. Ve bu Yapı Merkezi gidince SGK'ya gitseydi, SGK haftalık olarak toplantı yapar yönetim kurulu ve ihaleli işlerde borçsuzluk yazısı isteyen firmalara öncelik tanırdı. Ya diyelim ki oradaki memur dedi ki, 'Hayır bu hafta vermiyorum size'. E vereceksin ama vermiyorum. Haftaya ver. Haftaya da vermiyoruz. Niye? 'E ileride bir dava görülecek. Orada bir bilirkişinin raporu var. Onu mahkum etmek istemiyoruz. Ona da inanan bir iddia makamı var. Bunları mahcup etmek istemiyoruz, 24'ünü bekle.' Ya diyelim ki bu gerçekleşti. Memur işini yapmadı. Vermiyor evrakı. E ne yapacak bu Yapı Merkezi? Kaderine razı mı olacaktı? Sadece Yapı Merkezi değil. Yapı Merkezi - AKM KCT. Borç ne kadar? 67,5 milyon'a yakın. Olan teminat mektubu ne kadar? Borçsuzluk yazısı getiremezse 697 milyon. E şimdi yapılandırma değil. O gün borçsuzluk yazısını alamıyorsa, Yapı Merkezi firması kaderine razı olur, bekler mi? 630-50 milyon TL'sini yakar mı? Yoksa 67,5 milyon TL'yi ödeyip, ödeyip 20 Eylül tarihindeki borçsuzluk tarihi kesinleşmiş olup borçsuzluk yazısını getirip sözleşme imzalar mıydı?

Savcı: Ayrı bir şey. Mektup meselesi farklı bir şey. Nakit 65 milyon TL'yle. Şöyle; bankadan mektup alabilir, bankadaki gücüyle, teminatlarıyla vesaire. Ama borç yapılandırma dışında nakit para gerekir. Karıştırmayalım. Ayrıca AKM KCT ve yapı merkezinden bahsediyoruz.

Ceyhun Avşar: Yapı Merkezi firmasının 2026 yılında devletten aldığı garanti geri ödemesi yaklaşık 7 milyar TL. 10 milyar TL'lik iş var. Biz 10 milyar TL'lik elimde sözleşmesi devam eden bir firmanın 67,5, 690 lira...

Mahkeme Başkanı: Soruları net soralım. Cevap alalım.

Savcı: Zaten yani ihaleyle ilgili, ihale fiyatını alacak firmaya verilmiş 25.09.2024 tarihinde UYAP’tan kontrol ettiğimiz zaman, bu vatandaş ilgili direkt şeyi ilgili tarihte, 25.09.2024 tarihinde sunmuş. Yani ihaleden önce bu şahsın, bu dilekçeyi, belgeyi savcılığa sunduğu sabit. Bu konuda bir kere bir kafa karışıklığı olmasın.

Şimdi bir firma ihaleye giriyor. Bir kamu kurumu ihale yapıyor ve ihale açıklanmadan önce bir tane şahıs ihalenin detaylarını veya alacak firmaya yaklaşık maliyeti önceden savcılığa ihbar şeklinde sunuyor.

Ceyhun Avşar: Ben de bunu yapabilirim. Yapabilirim bunu.

Savcı: Açıklayın.

Ceyhun Avşar: Anlattım; bana projesi verilen, şartnamesi verilen bir işin yaklaşık maliyetinin mertebesini ben de bulabilirim.

Savcı: Alacak firmayı peki?

Ceyhun Avşar: Alacak firmayla alakalı ilgili şahıs durumu nereden öğrenmiş?

Savcı: Ben size sorayım, ilgili şahısla şu an bir işimiz yok.

Ceyhun Avşar: Tamam. İlgili şahsın tanık olarak gelecek mi? Aynı soruları kendisi, suç ortaklarını ve kendisini açıklasın.

Savcı: Tamam.

Ceyhun Avşar: Yani şimdi sizin itibar ettiğiniz kişi bakın... Ben şunu söylemek istiyorum Sayın Başkan. Şimdi burada, bu dilekçeyi kimler inceledi? Bu dilekçeyi İstanbul Valiliği inceledi. İstanbul Valiliği, ben demiyorum İstanbul Valisi söylüyor bakın önünüzde. 16. eke bakın. Ben demiyorum, İstanbul Valiliği söylüyor. Ne söylüyor? "Bu ihaleye girme şartlarını taşıyan firmaların sayıları belli olduğundan, ihale şartnamesini aldıklarında işin yaklaşık maliyetinin ne olacağını bilemeyeceklerinin söylenemeyeceği..." Ben söylemiyorum, bu dilekçeyi inceleyen İstanbul Valiliği bu raporu yazıyor. Ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Dava Dairesi bunu tasdik ediyor. Ne zaman tasdik ediyor biliyor musunuz? Kovuşturma aşamasındayken, 25 Aralık 2025 tarihinde. İstanbul Valiliği ne zaman bu görüşü veriyor? 12 Eylül 2025 tarihinde soruşturma aşamasında.

Savcı: Tamam, bu Valilik idari... Şu an ele aldığımız konu idari tespitten ziyade ortaya konan deliller. Şimdi bakın burada ihaleden önce bir şahıs gelip böyle bir ihbarda bulunuyor. Bu elde var 1.

Daha sonraki süreçte konu hakkında, atıyorum birden fazla tarafın ve kişinin, bir ihaleye fesatla ilgili beyanları var. Beyanlar haricinde sizin yine şube müdürünüzle 11 WhatsApp konuşması var mı?

Ceyhun Avşar: Sorulan sorularda belirsizlik oluyor. Bunlar netleşti mi? Konudan konuya atlıyoruz. Ya bu cevaplar netleştiyse yeni konuya geçelim, konudan konuya geçiliyor. Sanki bir suçtan... Bir suç yok, öyle bir şey.

Savcı: Ortada Eylem süreci belli. Onun üzerinden gidiyoruz. Olayı şu an şey yapmayın yani çarpıtmayın.

Ceyhun Avşar: Ben çarpıtmıyorum.

Savcı: Şimdi bir kere dilekçe konusunu açıklığa kavuşturuyoruz. Dilekçe ihale tarihinden önce savcılığa veriliyor, kayda giriyor.

Ceyhun Avşar: Kimsenin itibar etmediği bir dilekçe.

Avukat: Dilekçeyle ilgili olarak biraz sonra Savcı Bey beklerse, zahmet edip biraz bekleyebilirse burada kendisince tespitlerini yapıyor, söylüyor. Zaten tespitlerini iddianamede yapmış, ortaya koymuş. Sorularını sorsun ama soru sorarken şöyle, şu şekilde değil yani. Mesela "Bu dilekçenin bu tarihte sisteme girdiği belli" diye değil, olmadığını kanıtlayacağım. Ekrana yansıtarak değil, ekranım yok benim burada. Ama olmadığını, sizin Cumhuriyet savcının bu dilekçeyi ne zaman havale ettiğiyle kanıtlayacağız.

Savcı: Tamam, tarihi belli.

Avukat: Çıkarın dosyada varsa buyurun.

Mahkeme Başkanı: Tamam sorun yok, soruları sorsun

Avukat: Bu şekilde girersem "böyle böyle olduğu sabit" diye girersen bu soru değildir. Soru, merak edilen bir husus üzerine o hususun detaylarına ilişkin olur. Önce bir tespit, yapılıp soruya geçilmez efendim böyle bir şey yok.

Mahkeme Başkanı: Avukatlarınız da sorarken birçok noktada belli tanımlamalar yapıyorlar.

Avukat: Ama efendim kıymetli Başkanım bakın ısrarla söylüyorum lütfen bu algıdır.

Mahkeme Başkanı: Soruya itirazınız var?

Avukat: Evet, soruya itirazım var. Öncesinde müvekkili yönlendirmek adına, bu bir yönlendirme yöntemidir.

Mahkeme Başkanı: Pek yönlenecek gibi durmuyor zaten

Avukat: Yönlendirmek adına savunmayı dağıtma, bu savunmayı bölme psikolojisi içerisinde yapılan bir şey. Bir tespit yapmadan soru soralım lütfen.

Mahkeme Başkanı: Tamam, net soralım size.

Savcı: Tamamdır Başkanım.

Şimdi bu eylem hakkında belli başlı beyanlar da var. Mustafa Başarıoğlu ve Özge Sanıroğlu bu konudan biraz bahsediyor. İhale sürecinden kendilerinden bir yardım istendiğini söylüyor. Yine AKM Yapı sahibi Mehmet Karataş; "Sami, Özge ve Mustafa Başer bana %7 oranında anlaştık diye söyledi" şeklinde bir beyanı var. KCK sahibi Cengiz Sosun; "Ben teminat verdim ama konuları bilmiyorum" şeklinde bir beyanı var. Bunun haricinde ekrana yansıttığım bir görsel var; belki bir ihaleyle ilgili veya böyle getirebilir. Burada bir ihale sürecinden bahsediliyor. İhale sürecindeki konuşmalarda siz ve Şube Müdürünüz Ahmet arasında bir konuşma geçiyor. Konuşma ekrana yansıdı, okuyorum şu an. Ahmet Önal'dan tarafınıza gelen bir mesaj var: "İhaleyi alan firmadan %10 alacağız :), çok şeffafız" şeklinde bir mesaj var.

Evet. Siz de buna karşı emojide bulunuyorsunuz: "Fatih abi bundan %5 alsa yeter. 10 fazla olur."

Siz de: "Fatih'e bundan 5 kalsa 4 daha, 5, 6, 4 tane daha yapalım istersen. Onu bir şekilde yakalar" şeklinde bir cevap veriyorsunuz.

Şahıs da karşılığında gülüyor.

Bu mesajın içeriği nedir? Hangi ihaleyle ilgili? İhale usullerinizde bu şekilde %5, %4 neyse artık istenme durumu söz konusu mu? Bunu açıklayın.

Ceyhun Avşar: Öncelikle teşekkür ederim. Çünkü bize emniyet ifademizde bu 12 Mart tarihinde, yani bu yazışmadan önce bu işle alakalı, bu yazışmayla alakalı herhangi bir ihaleyle alakalı olmadığına dair hiçbir şey gösterilmemişti. Kırpılmış bir ekran görüntüsü vardı. O ekran görüntüsü 13 Mart tarihinden başlıyordu ve şu an gördüğümüz ekrandaki görüntüdeki o gülmeyle imgesiyle bitiyordu.

Şimdi biz emniyet ifademizde de savcılık ifademizde de bu konuda açıklama yaptık ve net bir şey... Bugün de aynı şeyi söyleyeceğim. O yüzden orada açıklama yaptık, farklı bir şey söylemeyeceğim.

Şimdi burada bu mesajın atıldığı tarih 13 Mart 2024 tarihi. İhalenin gerçekleştiği tarih 26 Eylül 2024 tarihi. Şimdi ben o gün de söyledim. Bu telefon elinizde. Önüne arkasına bakın. Eğer bu ihale ile ilişkilendirildiği ihaleyle, 6.5 ay sonra ilişkilendirilmeye çalışıldığı ihaleyle, kırpılmış bir ekran görüntüsünden cımbızlanarak alınmış ifadelerle oluşturulmuş bu suçlamanın açıklığa kavuşması için telefon elinizde. 6.5 ay boyunca biz bu mesajı attıktan sonra, 6.5 ay boyunca.

Ben bir şeyi daha açıklığa kavuşturmak istiyorum. Hiç mi biz bu konu hakkında konuşmadık? Yani biz kuluçkaya yatırdık bu mesajı. 6.5 ay boyunca, 6.5 ay sonra yapılacak, daha ortada bir ihale yok. Bunun durumunu ortaya çıkarmışız.

Şimdi, "Fatih abi kim?" sormuşlar yani, gördük. Fatih abi; iştirak şirketimiz Metro İstanbul Genel Müdür Yardımcısı olarak, İş geliştirmenin de kendisine bağlı olduğu Genel Müdür Yardımcımız Fatih Gültekin'dir. Fatih abi bizim 15 yıldır beraber çalıştığımız, haftada en az birkaç sefer telefonla görüştüğümüz, yüz yüze geldiğimiz; etle tırnak gibiyiz. Ahmet Ural'ın ve benim ortak Fatih abimiz, "Fatih abi" diye hitap ettiğimiz tek kişi Fatih Gültekin. Şimdi Fatih Gültekin'e niye peki biz %5 ile %10? Artık bu açıklığa kavuşsun. 1.5, 1 senedir her yerde herkes bunun üstüne tepiniyor. Nedir yani? %5, %10 nedir? Metro İstanbul; İstanbul Büyükşehir Belediyesi raylı sistem hatlarını işleten iştirak şirketidir.

Metro İstanbul, yıllar içerisinde işletmeden kazandığı tecrübelerle, raylı sistem inşaat piyasası da büyük bir pazar olduğu için hem ulusal hem uluslararası arenada büyük bir pazar olduğu için burada da iş geliştirme tarafında iş yapmak isteyen bir kurumumuz, işletmenin dışında...

Fatih Gültekin araya girerek sordu:

“İşletmenin dışındaki bu departmanın başındaki kişi. Şimdi biz bir ihaleyi ihale ettiğimizde yani yapımını gerçekleştirdiğimizde bir ana yüklenici olur. Bu ana yüklenici işin bütününü paket hâlinde alır. Ve bu ana altında yüze yakın taşeron firma. Metro İstanbul tarafı da bizim bu ana yüklenicilerin yaptığı işlerde özellikle mühendislik tarafının yüksek olduğu, teknoloji tarafının yüksek olduğu işlerde iş almak istiyor. Oradan oralarda iş yapmak istiyor. Ve şu an devam eden işlerimizde yüzde 1-2 oranında, bakın yani yüzde 1-2 oranında bir pazar payı var. Gidiş hacmi var. O dönemde bu iş hacmini yüzde beşe, yüzde ona çıkarmak istiyor. Ve tam bu ihalenin, bu mesajların atıldığı tarihte bizim Eyüpsultan-Bayrampaşa tramvay hattımızın sözleşmesi yapıldı ve yeni bir işe başladı. O dönemde Fatih abi bizleri sürekli -Fatih abi de Fatih Gültekin abi, hani kim olduğu belli olsun- Fatih Gültekin abi bizden sürekli, bakın beni, Ahmet Hanım'ı sürekli arayarak: "Ben bu ihaleden elimdeki işin paketini artırmak istiyorum. Sistem mühendisliği yapmak istiyorum. Proje yapmak istiyorum. Sinyalizasyon işi yapmak istiyorum." diyor. "Bu konuda bana destek olun." diyor. "Ben yüzde on istiyorum." diyor bu yüzden. Ve bizi sürekli bunaltıyor. O dönem bakın Ramazan ayı, seçim öncesi; bu tarihten üç gün sonra bizim Anadolu Yakası'nda Çekmeköy-Sancaktepe metrosunu açtığımız, beş gün sonra Avrupa Yakası'nda Ataköy-İkitelli metrosunu açtığımız, gecemizin gündüzümüze karıştığı bir dönem. Ve bu dönemde artık biz aramızda konuştuğumuzda şakalaşıyoruz ya artık. Onu arıyor veya beni arıyor. Artık bu bir... Fatih abi bakın işinde çok tecrübeli, işini çok iyi bilen ve işinde çok ısrarcı bir insan. Bu konuyla alakalı bizden istemiş olduğu kendi Metro İstanbul'un işle alakalı pazarını...

Hakim: Gerekli cevabı alın.

Ceyhun Avşar: Burada kendi iç pazarını onu arttırmak için %10'u arttırmak isteyen bir adamın 10 fazla olur. 5 alsın yeter. Demek mi daha şey yoksa 6.5 ay sonra yapılacak olan bir ihalede 22 küsur milyarlık bir yerde ben şey mi karar veririm?

Mahkeme Başkanı: Savunmanızda zaten bu Fatih Keleş değil.

Ceyhun Avşar: Evet hocam. Bu mesajlar 6.5 ay sonra atıldı.

Ceyhun Avşar: Evet başkanım.

Mahkeme Başkanı: Bu mesajların bu ihaleyle alakası yok. Bakın evet. Cevaplar bunlar. Aramızdaki. Gerek yok bizim için. Herkes bir sürü bir şey anlatıyor.

Savcı: Duygu AŞ'nin eğer belgesi yetersiz olsaydı hani Devlet Demiryolları tarafından biz ihaleyi iptal eder ve teminatı yakardınız dediniz. Doğru mu?

Ceyhun Avşar: Yok. Hayır. İhale iptal edilmeseydi. Ve şayet ihale duygu evet. Dediniz ki biz Devlet Demiryolları'na yazardık. Eğer belge yetersizse. Biz ihaleye ve teminatını yakarız diye bir. Beyanda bulundunuz.

Ceyhun Avşar: Evet.

Savcı: Şimdi yine ihalemize döndüğümüz zaman yapı merkezinin bu işte SGK borç hikayesini var ya. Doğru. Ondan bahsederek ihale sürecinde bir ihale imzalı tarihte de hala borçları olduğunu değerlendiriyoruz. Tabii özgürsünüz. Bu ihalenin iptaliyle ilgili zaten yetersiz son firmanın teminatını yakıp ihale iptal yerine niçin siz iptal olmasını istediniz

Ceyhun Avşar: Öncelikle şunu söylemek istiyorum başkanım. Ben bunu detaylı açıklaması şu mu? Şunu söylemek istiyorum. Şayet bakın bütün kilit cümle bu zaten. Şayet 7 Ekim 2024 tarihinde idare ihaleyi iptal etmeyip firmayı sözleşmeye davet etseydi o dönem SGK borcu olduğu için getiremeyecektir. 630'a el koyulacak. Doğru. Biz de diyoruz ki, bakın. 1, kanunen sekreter borcu olup olmadığını sorgulama yükümlülüğümüz yoktu. Böyle bir gündemimiz yok. Ama geçin, 2, gündemimiz olsaydı, bunun zaten. Mekanizma var mı? Olarak yok SGK'ya sormamız lazım. SGK'ya sormamız lazım. Onunla ilgili bir o süreçte ihale süreci ihale yazmadık gündemimizde yok. Zaten yazmak zorunda değiliz gündemle. İlgili Çanakkale Köprüsü'nü yapmış, işleten, işletmeye devam eden Avrasya yapmış, işletmeye devam eden cumhurbaşkanlığından düzenli. Her yıl başarı ödülü alan.

Savcı: Tamam

Ceyhun Avşar: Hadi ben en son 1.5 önce gazetede gördüm bu adamları. Başarı ödülü alırdı Cumhurbaşkanı'ndan. Alınan bir adamın SGK borcu olduğu bu bizim aklımıza gelecek. Ya böyle bir şey geldi bakın. Böyle bir komisyon olarak gelmesi. Yani gerekir miydi diyorsun? Gerekir miydi diyorsun? Geçtik başkanım. Yok yok ben buna cevap vermek istiyorum. Çünkü sorduk ya diyelim ki siz dediğiniz gibi ya benim aklıma ödül alan cumhurbaşkanından anlıyorum da. Cevap vermek istiyorum diye ısrarcı lütfen ya.

Mahkeme Başkanı: Ya lütfen. Avukat hanım sizin müvekkiliniz değil ya siz bütün sanıkların avukatı gibi her şeye her konuda itiraz ediyorsunuz.

Savcı: Şimdi bakın diyelim ki sayın başkanım sanıkta cevap vereceğim diyor.

Ceyhun Avşar: Ben ne yapayım yani cevap vermek istiyorum. Lütfen. Ben cevap vermek istiyorum. Ya lütfen.

Savcı: Tamam cevap ver Ceyhun. Buyur.

Ceyhun Avşar: Ya diyelim ki sizin dediğiniz gibi. Sizin iddialarınız doğru. Benim aklıma gelmesi lazımdı. Hani cumhurbaşkanından düzenli ödül alan Çanakkale Köprüsü'ne Avrasya Tüneli'ni yapmış 10 milyar dolarlık elinde sözleşme olan bir adamın secde borcu oldu. Aklıma geldi. Gece rüyama girdi yani. Geldi bir yerden akın. E kime soracağız bunu? SGK'ya soracağız doğru mu? Doğru. SGK ne diyecekti? Ne demiş zaten? Dosyada evrağı var. O tarihte borcu yoktur diyor. E SGK'nın borcu yoktur dediği yeri ben kime soracağım yani? Tiresiz kooperatiflere soracağım. Kime soracağım ben? Daha daha önce hiçbir ihalede sorduğunuz oldu mu böyle? Hayır başkanım. Ya başkanım Allah aşkına 637 milyon TL mektubunu kim riske eder ya? Kim risk eder?

Savcı: Başkan tek son bir sorum kaldı. Kısa bir soru. Tamam. Sakin olalım. Daha demin Yapı Merkezi adına işte bir ihale tarihinden bahsediyoruz ya. Önceki ihalede birden fazla itiraz oldu. İşte bu Akçadağ İnşaat İdare Mahkemesi çek vesaire bütün yolları denemiş. Bu ihale iptalinden sonra herhangi bir başvuru olur mu. Mahkemesine ilgili transfer bir hani ihale iftarı için bir itiraza gitti mi hemen.

Ceyhun Avşar: Çok teşekkür ediyorum. Çok güzel bir soru. Çok teşekkür ediyorum. Çok güzel bir soru. Başkanım ihaleyi iptal etmek gerekçeniz itiraz edilebilecek bir durumsa firmalar buna itiraz eder. Biz onay dedik ki hayır dedik siz dedi kaba inşaat dışarı alın ihalesiniz ama bütün halde ihale sizin dedi bir gerekçe dedi şeye sığınıyorsunuz buna itiraz ettik kendi çapımız böyle bir itirazım şimdi rekabet koşulunda oluşmamış bir ihalede ben. Koşulu oluşmadığını düşünüyorum. Neyle itiraz edecek? Hayır bence rekabet koşulu oluşuyor mu diyeceksiniz? Ne diyecekti yani? Doğru mu? Bana göre rekabet konuşuyor. Oluşmayan bir firmaların yapabileceği tek şey şudur bir sonraki ihaleyi bekler. İhale, bir önceki ihaleden daha yüksek bedeli ihale edilirse suç duyurusunda bulunur hakkınızda.

Savcı: Yapı Merkezi İtiraz yapmadı doğru mu?

Ceyhun Avşar: Yapmadı evet. Herhangi bir grubunuza. Yapsa da hiçbir şey değişmez. Çünkü bizim iptal iptal sebebimiz. Herhangi bir bakın rekabet koşulunun oluşmadığını iptal ediyor. Ben şu evrak eksikti, buydu falan dedik. Ya itiraz edici bir mekanizma yok ortada. Etse ne olacak? Tamam başkanım başka soru var. Bu arada ben bir şey daha söyleyeyim. İtiraz etseydi sizin iddianıza göre de zaten. 24 Ekim'e kadar o da para. Hiçbir yere oturmuyor yani. Bir de 67.5 milyon için 690 sanıklarımızdan soru sorun olan…

İlgili Haberler
YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN