CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, Murat Çalık ve gazetecileri ziyaretinin ardından yargı sistemine yönelik zehir zemberek açıklamalarda bulundu. Tanrıkulu, "Önce hapse atalım, sonra uyduruk delillerle iddianame yazarız anlayışı var" diyerek yaşanan sürecin OHAL ve sıkıyönetim dönemlerinden bile daha vahim olduğunu savundu.
Cezaevinde; Ekrem İmamoğlu, Murat Çalık, diğer tutuklu belediye başkanları ile gazeteciler Merdan Yanardağ ve Alican Uludağ’ı ziyaret eden Tanrıkulu, ziyaretin ardından Türkiye'deki adalet sistemine yönelik çarpıcı eleştirilerde bulundu. İçinden geçilen dönemin hukuk, vicdan ve ahlakla izah edilemeyeceğini belirten CHP'li kurmay, yargıya duyulan güvenin Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine indiğini vurguladı.
İşte Sezgin Tanrıkulu'nun açıklamalarından öne çıkan satır başları:
"ÖNCE HAPİS, SONRA UYDURUK DELİL"
Mevcut yargı pratiğini sert sözlerle eleştiren Tanrıkulu, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkının yok sayıldığını belirterek, "Öyle bir anlayış var ki; 'İnsanları önce hapse atalım, sonra uyduruk delillerle bir iddianame yazarız.' Hukukun bu kadar ayaklar altına alındığı, bu kadar yok sayıldığı başka bir dönem hatırlamıyorum" ifadelerini kullandı.
"10 AYDIR İDDİANAMESİZ YATAN BAŞKANLAR VAR"
Yargı mensuplarına ulaşmanın artık imkansız hale geldiğini ifade eden Tanrıkulu, geçmiş dönemlerle kıyaslama yaparak şunları söyledi:
"Bugün savcılık makamına, hakimlik makamına ve yargıya duyulan güven tarihin en düşük seviyelerinden birine inmiş durumda. Cumhuriyet tarihinde bile bu kadar güvensiz bir tabloyla karşılaşılmamıştı. Olağanüstü dönemlerde, sıkıyönetimlerde, OHAL süreçlerinde bile durum bu kadar vahim değildi. Eskiden kapısını çaldığımız, gittiğimizde ayağa kalkan, saygı gösteren yargıçlar, savcılar vardı. Şimdi ise savcıların kapısını çalamıyorsunuz. Önlerinde bariyerler var. Bu ulaşılamazlık yüzünden insanlar uyduruk gerekçelerle aylarca içeride tutuluyor. Tam 10 aydır iddianamesi yazılmadan cezaevinde tutulan belediye başkanları var. Eğer iddianame yazamıyorsanız, neden tutukladınız?"
"İSTANBUL BAŞSAVCILIĞI, TÜRKİYE'NİN BAŞSAVCILIĞI GİBİ DAVRANIYOR"
Yargılamalardaki yetki ve yer krizine de dikkat çeken Tanrıkulu, Anadolu'nun farklı illerindeki dosyaların İstanbul'a taşınmasını eleştirdi. Tanrıkulu, "Uşak’ta, Kuşadası’nda, Antalya’da, Adana’da işlendiği iddia edilen suçların yargı yeri İstanbul olarak belirleniyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adeta Türkiye’nin başsavcılığı gibi davranıyor" dedi.
"BU YAPILANLAR ANAYASAL DÜZENE KARŞI SUÇTUR"
Açıklamasının sonunda hukuki bir tespitte de bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, yürütülen siyasi davaların anayasal bir ihlal olduğunu belirterek sözlerini şöyle noktaladı:
"Tüm bu yaşananların ve uygulamaların anayasal düzene karşı suç teşkil ettiğini bir kez daha tarihe not düşmek isterim. Görülen bu davalar bakımından, anayasal düzene karşı suçun tüm unsurlarının oluştuğunu çok net bir şekilde görüyoruz."
