İran devlet televizyonunun aktardığına göre Pezeşkiyan, İran devriminin 47’nci yıl dönümü dolayısıyla Tahran’daki Azadi Meydanı’nda düzenlenen törende halka hitap etti. Konuşmasında İran ile ABD arasında yeniden başlayan müzakere sürecine değinen Pezeşkiyan, Türkiye’nin bu süreçte oynadığı role özel vurgu yaptı.
Pezeşkiyan, “Sayın Türkiye Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı’na teşekkür ediyoruz.” diyerek, ayrıca Azerbaycan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır’ın da diplomatik çabalarına teşekkür etti. Bu ülkelerin, sorunların diyalog yoluyla çözülmesi için hassasiyet gösterdiğini belirten Pezeşkiyan, söz konusu girişimlerin İsrail ve ABD’nin “kötü niyetli planlarının” hayata geçirilmesini engellediğini ifade etti.
NÜKLEER PROGRAM VE MÜZAKERELER
İran’ın nükleer silah üretme niyetinde olmadığını yineleyen Pezeşkiyan, bu konuda şeffaf davranmaya hazır olduklarını söyledi. ABD ve Avrupa’dan gelen açıklamaların ise müzakerelerde “güvensizlik duvarı” oluşturduğunu belirterek, bu nedenle görüşmelerin somut sonuç üretmekte zorlandığını dile getirdi.
GÖSTERİLER İÇİN ÖZÜR
Pezeşkiyan, konuşmasında ülkede kısa süre önce yaşanan protesto ve şiddet olaylarına da değindi. Mevcut aksaklıklar nedeniyle halktan özür dileyen İran Cumhurbaşkanı, “8 ve 9 Ocak günlerinde yaşananlar ülke için büyük üzüntü yarattı. Halkın sesini dinlemeye hazırız. Hükümet olarak tüm gücümüzle çalışıyor ve sorunları kararlılıkla çözmeye gayret ediyoruz.” dedi.
İRAN–ABD MÜZAKERELERİNİN ARKA PLANI
İran ile ABD arasında Haziran 2025’te, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından kesintiye uğrayan nükleer görüşmeler, 6 Şubat’ta Umman’da yeniden başlamıştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Maskat’taki görüşmelerin tarafların müzakereleri sürdürme yönünde mutabakata varmasıyla sona erdiğini açıklamıştı.
Söz konusu görüşmeler, Tahran ile Washington arasında tansiyonun yeniden yükseldiği ve ABD’nin bölgede askeri yığınağını artırdığı bir dönemde gerçekleşmişti.
İRAN’DAKİ PROTESTOLAR
İran’da 28 Aralık 2025’te, yerel para biriminin hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesiyle başlayan protestolar ülke geneline yayılmıştı. Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen gösteriler sırasında internet erişimi engellenmiş, 8–9 Ocak’ta emniyet güçleri protestolara müdahale etmişti.
İran Şehit ve Gaziler Vakfı, Adli Tıp Kurumuna dayandırdığı açıklamada, gösterilerde güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu. ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ise can kaybının 6 bin 984 olduğunu açıklamıştı.
