Kırım'daki insan hakları ihlallerini ve siyasi baskıları yakından takip eden sivil toplum kuruluşu "Kırım Dayanışması", 21 Mayıs 2026 tarihinde işgalci Rus mahkemesinin aldığı hukuksuz ve vicdanları yaralayan kararı kamuoyuna duyurdu.
5 Mart 2024 tarihinde evlerine düzenlenen şafak baskınlarıyla gözaltına alınan 10 Kırım Tatarından 5'i hakkında yürütülen davada, "terör örgütü üyesi olma ve faaliyetlerini düzenleme" gibi asılsız suçlamalarla akılalmaz cezalar verildi.
TOPLAM 77 YIL 6 AY HAPİS CEZASI
İşgalcilerin sözde mahkemesinde açıklanan karara göre 5 Kırım Tatarına verilen ağır hapis cezaları şu şekilde sıralandı:
Remzi Kurtnezirov: 20 Yıl
Nariman Ametov: 15 Yıl
Enver Halilayev: 14 Yıl 6 Ay
Ali Mamutov: 14 Yıl
Vohid Mustafayev: 14 Yıl
Verilen bu cezalarla birlikte, 5 Kırım Tatarı toplamda 77 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilmiş oldu.
FELÇLİ VE AĞIR HASTA İMAMA "ÖLÜMCÜL" CEZA VE İŞKENCE
Kararın en trajik ve insanlık dışı boyutu ise Lobanovo camisinin eski imamı Remzi Kurtnezirov'a verilen 20 yıllık hapis cezası oldu. Sağlık durumu son derece kritik olan Kurtnezirov'un maruz kaldığı muamele, Rusya'nın bölgedeki zulmünün ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.
Geçmişte üç kez felç geçiren, kafatası delinen (trepanasyon operasyonu) Kurtnezirov, aynı zamanda ileri derece şeker ve yüksek tansiyon hastası. Vücudunun sağ tarafı tamamen felçli olan ve engeli nedeniyle ev hapsinde tutulan yaşlı adamın, dava sürecinde adeta işkenceye maruz kaldığı öğrenildi.
RUSYA HAPİS CEZASINI SİLAH OLARAK KULLANIYOR
Yakınlarının verdiği bilgilere göre; ağır engelli Kurtnezirov, Kırım'daki bir hastanede "zorunlu adli-psikiyatrik muayene" adı altında alıkonulduğu süre zarfında tam 12 kilo kaybetti. Temel insani ve tıbbi ihtiyaçları göz ardı edilen felçli bir hastaya 20 yıl hapis cezası verilmesi, insan hakları savunucuları tarafından "fiili idam cezası" ve açık bir zulüm olarak nitelendiriliyor.
Uluslararası hukuku hiçe sayarak 12 yıldır Kırım'ı işgal altında tutan Rusya'nın, Kırım Tatarlarının iradesini kırmak için uydurma terör suçlamalarını bir silah olarak kullanmaya devam ettiği bir kez daha kanıtlanmış oldu.
