İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin altyapı ve inşaat iştiraki olan İZBETON A.Ş.'de, geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen kamu yatırımlarında usulsüzlük yapıldığı şüphesiyle açılan kamu davasının görülmesine devam edildi. Ticari ve adli evraklarda sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma gibi iddiaları barındıran davanın üçüncü celsesi adli makamlarca kayda geçirildi.
YOĞUNLUK NEDENİYLE AĞIR CEZA SALONU KULLANILDI
İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde ikame edilen davanın üçüncü duruşması, sanık ve müdafi sayısının fazlalığı dikkate alınarak operasyonel kolaylık sağlanması amacıyla İzmir Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna taşındı. Duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanıkların bir kısmı ile taraf avukatları iştirak etti.
Mahkeme hakimi, dosyanın seyrine ilişkin yaptığı bilgilendirmede, bir önceki celsede alınan ara karar doğrultusunda dava konusu alanlarda fiziki keşif işleminin icra edildiğini, ancak teknik bilirkişi heyetinin hazırlayacağı raporun henüz mahkeme veznesine ve dava dosyasına ulaşmadığını resmen bildirdi.
TANIK İFADELERİ VE ESKİ GENEL MÜDÜRÜN SAVUNMASI
Duruşmanın usul ve esas incelemesi kapsamında, o dönem kurum bünyesinde görev yapan personelin tanıklık beyanlarına başvuruldu:
Şirkette şoför olarak istihdam edilen B.Y., lojistik operasyonlarda sabit bir araç kullanmadığını belirterek suçlamaya konu olan parke taşı sevkiyatı sevkiyatını hatırlamadığını beyan etti. Asfalt ve Altyapı Uygulama Müdürü G.G. ise 14 yıldır kurumda görev yaptığını ifade ederek, iddialara dayanak oluşturan proje süre uzatım talebinin mevzuat gereği doğrudan yüklenici (müteahhit) firmadan yazılı olarak geldiğini söyledi.
Davanın öne çıkan sanıklarından eski İZBETON A.Ş. Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, yargılamanın temelini oluşturan belediye iç denetim raporlarının idari ve hukuki objektiflikten uzak, kasıtlı olarak hazırlandığını iddia etti. Herhangi bir suç işleme kastıyla hareket etmediğini savunan Kaya, ticari ve kişisel hak mahrumiyetine yol açan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.
ADLİ KONTROL TEDBİRLERİ SÜRDÜRÜLECEK
Sanık müdafilerinin adli kontrol kararlarının iptali yönündeki taleplerine karşılık, duruşma savcısı mevcut adli kontrol tedbirlerinin hukuki maslahat gereği aynen sürdürülmesi yönünde mütalaa verdi.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması taleplerini reddederek mevcut hallerinin devamına, bilirkişi raporu dâhil dosyadaki usuli ve teknik eksikliklerin ikmal edilmesine karar vererek bir sonraki duruşma tarihini 30 Ekim olarak belirledi.
