Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eski danışmanı ve Ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç, güncel hukuk uygulamalarında soruşturmanın gizliliğinin sistematik biçimde ihlal edildiğini belirterek Türkiye Barolar Birliği ve barolara dikkat çeken bir çağrıda bulundu.
Sosyal medya hesabından değerlendirme yapan Özgenç, adil bir yargılama yapılabilmesi için öncelikle sağlıklı bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Özgenç, soruşturma dosyası içeriğinin iddianame kabul edilene kadar harici kişilerden ve özellikle medyadan gizli tutulmasının, lekelenmeme hakkı açısından temel bir güvence olduğunu ifade etti.
“DOSYALARIN MEDYAYA SIZDIRILMASI SAVUNMAYI DA ENGELLİYOR”
Özgenç, soruşturma dosyalarının medya aracılığıyla alenileştirilmesinin yalnızca soruşturulan kişiler açısından değil, savunma hakkı bakımından da ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Dosya içeriğinin medyaya servis edilmesinin kamuoyunda önyargı oluşturduğunu kaydeden Özgenç, bu önyargıların yargılama faaliyetini olumsuz etkilediğini ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını zorlaştırdığını söyledi.
Özgenç, Diyarbakır’daki “Narin cinayeti” soruşturmasını da örnek göstererek, dosya içeriğinin kamuoyunda tartışmaya açılmasının yargılama sürecini sağlıklı biçimde yürütmeyi güçleştirdiğini ifade etti.
“BAZI DOSYALAR AVUKATTAN GİZLENİYOR”
İzzet Özgenç, bazı soruşturmalarda ise tam tersine dosyaların savunma görevini yürüten avukatlara karşı gizli tutulduğunu belirtti.
Özgenç’e göre bu uygulama, kimi zaman dosyada gerçekten soruşturulacak bir şey bulunmadığının veya dosya içeriğinin boş olduğunun anlaşılmasını engellemek amacıyla yapılıyor.
Bu iki zıt uygulamanın da aynı sonuca hizmet ettiğini belirten Özgenç, hem medyaya sızdırılan dosyaların hem de avukattan gizlenen dosyaların kanun hükümlerinin, anayasal ilkelerin ve hukukun sistematik ihlali anlamına geldiğini savundu.
“AVUKATLARIN BİREYSEL GİRİŞİMLERİ YETMİYOR”
Özgenç, bu tür ihlallerin müdafilik görevini yapan avukatların bireysel girişimleriyle önlenemediğini söyledi.
Bu nedenle daha güçlü ve örgütlü bir tepki gerektiğini belirten Özgenç, “kurumsal direniş” çağrısı yaptı.
Özgenç, bu direnişin öncülüğünü bütün baroların katılımıyla Türkiye Barolar Birliği’nin yapması gerektiğini ifade etti.
“AVUKATLAR SAVUNMA GÖREVİNDEN İMTİNA EDEREK SORUŞTURMALARI KİLİTLEYEBİLİR”
Prof. Dr. Özgenç, önerdiği yöntemin basit olduğunu belirterek, gizliliği ihlal edilen soruşturmalarda ihlali gerçekleştiren kişiler hakkında gerekli işlemler yapılana kadar avukatların savunma görevini yapmaktan imtina edebileceğini söyledi.
Özgenç, avukatların bu tutumu mensubu oldukları barolarla koordinasyon içinde yürütmesi gerektiğini belirtti.
“Gizliliği ihlal edilen soruşturmalarda ihlali gerçekleştiren kişiler hakkında gerekli işlemler yapılıncaya kadar, avukatlar, mensubu oldukları baro ile koordinasyon içinde, savunma görevini yapmaktan imtina ederek soruşturmaları kilitleyebilirler” diyen Özgenç, soruşturma gizliliği ihlallerine karşı meslek örgütlerinin ortak tavır alması gerektiğini vurguladı.
HUKUK DEVLETİ VE SAVUNMA HAKKI VURGUSU
Özgenç’in açıklaması, son dönemde bazı soruşturma dosyalarındaki ifade ve belgelerin medya organlarında yayımlanması, buna karşın kimi soruşturmalarda avukatların dosya içeriğine erişimde yaşadığı güçlükler tartışılırken geldi.
Ceza hukukçusu Özgenç, açıklamasıyla hem lekelenmeme hakkının korunmasına hem de savunma makamının etkin biçimde görev yapabilmesine dikkat çekti.
Güncel hukuk uygulamamızda yaşadığımız sorunlardan biri, soruşturmanın gizliliğinin ihlalidir. Adil bir yargılama yapılabilmesi için, sağlıklı bir soruşturma yapılması gerekir. Bunun yanı sıra, lekelenmeme hakkının güvenceye alınabilmesi için, soruşturma dosyasının içeriği,…
— İzzet Özgenç (@izzetoezgenc) May 15, 2026
