BÜŞRA CEBECİ – Türkiye’de her yıl yaklaşık 250 bin kişi kanser tanısı alırken, 130 bine yakın kişi kanser nedeniyle hayatını kaybediyor; son 5 yılda tanı almış hasta sayısı ise 1 milyona yaklaşıyor. Öte yandan bu amansız hastalıkla mücadele eden hastalar şimdi de “kanser piyasası”nın hedefinde. Karar’ın ortaya çıkardığı sahte diplomalı Dilek İnan vakasının ardından, Karar bu kez de emekli pratisyen hekim Serdar Hakan Çiftçi’nin kanser hastalarını “ücretsiz tedavi” vaadiyle sisteme dahil edip yüksek doz propolis satışını kendi kullanıcı kodu üzerinden şart koşarak adeta bir distribütör zinciri kurduğunu ortaya koydu. Çiftçi’nin, hiçbir tıbbi yetkisi olmadan hipnoterapi adı altında telkinlerde bulunduğu, ürünü kendi ağı üzerinden almayan hastaları ise “tedavi etmeyi” reddettiği ortaya çıktı. Kendisine ulaştığımız ve sorularımızı yönelttiğimiz Çiftçi, çözümü cevap vermekte değil, ona ulaşmamızı engellemekte buldu.
ÜCRETSİZ TEDAVİ VAADİYLE AĞA ÇEKİYOR
KARAR’ın ulaştığı bilgilere göre Serdar Hakan Çiftçi, sosyal medya platformları üzerinden kanser hastalarına ulaşıyor. YouTube, Instagram ve Facebook’ta yaptığı paylaşımlarda hastalara ücretsiz tedavi vaadinde bulunan Çiftçi, tedavinin propolis ile yapılacağını söylüyor. Ancak bu tedavinin tek şartı olarak hastaların ürünü yalnızca kendi önerdiği markadan almasını istiyor. Sistemin en dikkat çekici yönü ise ürünün satın alma biçimi. Çiftçi, hastaların propolisi alırken sisteme kendi referans koduyla üye olmasını şart koşuyor. Bu şartı kabul etmeyen hastaları kabul etmediğini açıkça dile getiren Çiftçi, buna karşılık sisteme dahil olan hastalar üzerinden gelir elde ediyor. Sisteme dahil olan başka bir hasta yakını da kendi referans koduyla başka hastaları üye yapıyor, Çiftçi hem kendi üyesinden hem de üyesinin üyesinden kâr elde etmiş oluyor.
TEDAVİ ŞARTI: ÖNCE ÜYE OL, SONRA ÜYE YAP
Sosyal medya paylaşımlarında bugüne kadar binlerce kanser hastasını iyileştirdiğini öne süren Çiftçi, hastalara yalnızca ürün kullanımı önermiyor. Sisteme dahil olan kişilerin zamanla distribütör haline geldiği, hem kendi üyeliklerinden hem de satışlardan kazanç sağladığı görülüyor. Böylece kanser hastalarının yer aldığı çok katmanlı bir satış ağı oluşuyor. Çiftçi ve eşinin distribütörlük yaptığı yapıda kademe atladıklarına dair görüntüler ve tanıtımlar da dikkat çekiyor. Marka tarafından paylaşılan fotoğraf ve videolarda, sisteme dahil edilen kişilerin yeni üyeler kazandırmasıyla büyüyen bir yapı öne çıkıyor.
SOSYAL MEDYADA UMUT TACİRLİĞİ
Çiftçi’nin herhangi bir tıp dalında uzmanlığı bulunmuyor. Pratisyen hekim olarak emekli olan Çiftçi’nin belli dönemlerde işyeri hekimliği yaptığı biliniyor. Ancak sosyal medya paylaşımlarında özellikle kanser hastalarını tedavi etme vaadinde bulunan Çifçi yer yer Onkoloji dokotrlarına da tavsiyeler veriyor; propolis adlı ürünün yan etkisi olmadığını, hastalarına önermeleri gerektiğini söylüyor. Çiftçi hem umut verici hasta hikâyeleri hem de tedavi iddialarıyla dikkat çekiyor. Bilimsel dayanağı olmayan bu yönlendirmelerin, amansız hastalıkla mücadele eden kişiler üzerinde ciddi risk oluşturabileceği belirtiliyor. KARAR’ın daha önce sahte diplomalı Dilek İnan haberleriyle gündeme getirdiği “kanser piyasası”, yeni örneklerle büyümeye devam ediyor. Uzmanlar, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan sözde tedavi yöntemlerine karşı hastaların dikkatli olması gerektiği uyarısında bulunuyor.
‘AŞIRI DOZ PROPOLİS KULLANIMI SEBEBİYLE ÖLÜMDEN DÖNDÜ’
Çiftçi ve uyguladığı sözde tedavilere ilişkin bir hasta yakının deneyimiyse durumun halk sağlığı açısından taşıdığı riski gözler önüne serdi. Eşinin 9 yıldır meme kanseri tedavisi gördüğünü belirten bir hasta yakını, kemoterapi almamak için Çiftçi ile iletişime geçtiklerini anlattı. İddiaya göre Çiftçi, günlük 4x5 olmak üzere 20 adet propolis kullanılması gerektiğini söyledi ve ürünün yalnızca kendi yönlendirdiği kanaldan temin edilmesini şart koştu. Daha uygun fiyata bulunabilen ürünün bu nedenle yaklaşık iki katı bedelle alındığını belirten hasta yakını, önerilen dozun yüksekliği konusunda uyarı aldıklarını ancak tedaviyi sürdürdüklerini ifade etti. Şikâyete göre kısa süre sonra hastanın durumu ağırlaştı ve yoğun bakıma alındı. Karaciğer değerlerinin kritik seviyelere çıktığını belirten hasta yakını, günlük 20 adet propolis kullanıldığının doktorlara söylenmesi üzerine sağlık ekiplerinin duruma tepki verdiğini aktardı. Hastanın günlerce yoğun bakımda kaldığı, sonrasında yeniden kemoterapiye başlamak zorunda kalındığı ve hastalığın ilerlediğinin anlaşıldığı öne sürüldü.
