Bebeklik döneminde otizm tanısı konulan Mete Bilgiç’in hayatı, 5 yıl önce ailesinin onu Gaziantep Otizm Vakfı’na kaydettirmesiyle tamamen değişti. İlk yıllarında çevresine karşı mesafeli olan ve iletişim kurmakta zorlanan genç yetenek, piyano eğitimiyle birlikte adeta yeniden doğdu. Müzik sayesinde sadece notaları değil, duygularını ifade etmeyi de öğrenen Mete, sergilediği inanılmaz gelişimle hem eğitmenlerini hem de ailesini gururlandırıyor.
AGRESİF TAVIRLARDAN ŞEFKAT DOLU BİR YÜREĞE
Mete’nin eğitim sürecini yakından takip eden uzmanlar, 5 yıllık maratonda kat edilen yolun mucizevi olduğunu vurguluyor. Vakfa ilk geldiğinde yeme bozukluğu ve saldırganlık gibi ciddi uyum sorunları yaşayan Mete, piyano ile tanıştıktan sonra davranışsal bir dönüşüm geçirdi. Kelimeleri daha net telaffuz etmeye başlayan ve çevresine karşı şefkat geliştiren Mete, artık sadece müzik yapmıyor; aynı zamanda sosyal hayatın içinde aktif bir birey olarak yer alıyor.

GÖRSEL HAFIZA VE GÜÇLÜ MÜZİK KULAĞI BİRLEŞTİ
Mete’nin piyanodaki başarısının sırrı, otizmli bireylerde sıkça rastlanan ancak doğru yönlendirilmesi gereken güçlü görsel hafızasında yatıyor. Notaları gördüğü anda hafızasına kazıyan ve karmaşık eserleri kısa sürede kavrayan Mete, müzik eğitmenlerini bile şaşırtan bir performans sergiliyor. Tek el çalışmalarından çift el kombinasyonlarına kısa sürede geçen genç müzisyen, özellikle klasik dönem eserlerine duyduğu tutkuyla dikkat çekiyor.
"OTİZMLİ ÇOCUKLARI SOSYAL HAYATTAN KOPARMAYIN"
Eğitmenler, Mete’nin hikayesinin tüm ailelere birer rehber niteliğinde olduğunu belirtiyor. Otizmli çocukların spor, resim veya müzik gibi alanlarda gizli dehalara sahip olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, erken teşhis ve sabırlı bir eğitimin önemine değiniyor. Mete’nin göz teması kurmaya başlaması ve sorulara yanıt verebilir hale gelmesi, sanatın iyileştirici gücünün en somut kanıtı olarak gösteriliyor.

SABIR VE DOĞRU YÖNLENDİRME BAŞARIYI GETİRDİ
Müzik eğitmeni Melih Koray Özdemir, Mete ile çalışmanın kendisine yeni bakış açıları kazandırdığını ifade ediyor. Sabırla örülen eğitim sürecinde, Mete’nin güçlü müzik kulağı sayesinde verimli bir yol haritası çizildiğini belirten Özdemir, yargılamadan yaklaşmanın otizmli bireylerdeki cevheri ortaya çıkardığını vurguluyor. Mete, bugün piyanosunun başına her geçtiğinde, otizmin bir engel değil, farklı bir farkındalık olduğunu tüm dünyaya kanıtlıyor.
