64 yılın en kötüsü: İstanbul için susuzluk alarmı

64 yılın en kötüsü: İstanbul için susuzluk alarmı

Marmara Bölgesi’nde 2025'te son 64 yılın en düşük yağış ortalaması kaydedildi. İstanbul barajlarındaki doluluk oranı yüzde 44 seviyesinde kaldı; geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 74,5’ti. Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, “Önümüzdeki mart ve nisan ayında mevsim normallerinin üzerine çıkacak bir yağış gelmezse, düşmezse bu bölgeye ve Türkiye’ye ciddi anlamda, Marmara Bölgesi’nde özellikle İstanbul’da yaz aylarını su sıkıntısıyla, susuzlukla boğuşarak geçirmek zorunda kalacağız” uyarısında buldu.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden (NKÜ) Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, Marmara Bölgesi’nde yağış ortalamalarının kritik seviyelere gerilediğini belirterek yaz ayları için su uyarısında bulundu. Bölgenin 2025 yılında son 64 yılın en düşük yağış ortalamasını kaydettiğini vurgulayan Tecer, özellikle İstanbul açısından riskin büyüdüğünü ifade etti.

Tecer, sonbahar ve kış döneminde düşen yağışların barajları yaz aylarına güvenle taşıyacak düzeye ulaşmadığını söyledi. Kamuoyunda barajların dolduğu yönünde bir algı oluştuğunu belirten Tecer, mevcut verilerin bu tabloyu doğrulamadığını dile getirdi.

Prof. Dr. Tecer, “Biraz umutlandık, sanki barajlarımız doldu taşıyor gibi bir algı oldu, belki de biz buna inanmak istedik ama durum ne yazık ki öyle değil. Bugün itibarıyla İstanbul’u besleyen barajlardaki doluluk oranları yüzde 44’lerde. Peki, 2025’in Şubat ayında bu oran neydi biliyor musunuz? Yüzde 74,5. Çok ciddi bir fark var arada. Beklediğimiz baraj doluluk oranlarına ulaşmış değiliz” dedi.

“2025’TE SON 64 YILIN EN DÜŞÜK YAĞIŞ ORTALAMASI OLUŞTU”

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine işaret eden Tecer, Türkiye genelinde ve Marmara özelinde ciddi bir yağış açığı bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Tecer, “Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı raporlarda 2025 yılı genel yağış ortalamasının yüzde 27,6 daha düşük olduğunu gösteriyor. Türkiye’de düşmesi gereken yağışlar, uzun dönemli ortalamalardan yüzde 27,6 daha düşük. Marmara Bölgesi’ne geldiğimiz zaman da burada uzun yıllar yağış ortalamaları 670 milimetre. Ama buraya düşen yağmur 454 milimetre civarında. Bu da şu demek; Marmara Bölgesi, 2025 yılında yüzde 31,7 daha az yağış almış demektir ki bu rakamlar son 64 yılın en düşük rakamları mertebesinde olmuş. Dolayısıyla ocak ve şubatta yağan yağmurlar zaten bir önceki yılda daha az yağış alan bu bölge için yeterli seviyelere ulaşmadığı anlamına geliyor” diye konuştu.

Tecer, ocak ayında baraj doluluk oranlarının yüzde 28 civarında seyrettiğini, şubat ayında ise yüzde 44 seviyesine çıktığını belirtti. Ancak bunun yazı rahat geçirmek için yeterli olmadığını vurguladı:

“Barajlardaki doluluk oranlarımız da ocak ayında yüzde 28 civarındaydı. Aralıkta biraz daha düşüktü. Şubat ayında da yüzde 44 civarında oldu. Dolayısıyla bizim yaz aylarını sıkıntısız bir şekilde geçirebilmemiz için, nisan sonunda, barajlardaki doluluk oranlarımızın yüzde 70’lere çıkmış olması lazım. Aksi takdirde biz bu yazı da çok ciddi bir kuraklıkla, çok ciddi bir susuzluk sorunu ile karşı karşıya kalarak geçirmek durumunda kalacağız."

Yaz aylarında hem su tüketimi ve buharlaşma daha fazla olduğunu belirten Tecer, "Geçen sene yüksek sıcaklıklar nedeniyle bu buharlaşma kaybı yüzde 25’lere kadar ulaşmıştı. Dolayısıyla yağmurların dörtte birini buharlaşma nedeniyle kaybedeceğiz demektir. Önümüzdeki mart ve nisan ayında mevsim normallerinin üzerine çıkacak bir yağış gelmezse, düşmezse bu bölgeye ve Türkiye’ye ciddi anlamda, Marmara Bölgesi’nde özellikle İstanbul’da yaz aylarını su sıkıntısıyla, susuzlukla boğuşarak geçirmek zorunda kalacağız.” ifadelerini kullandı.

“ASIL BARAJLARI BESLEYECEK YAĞIŞ ŞEKLİ KAR”

Yağış miktarı kadar yağışın türünün de belirleyici olduğunu kaydeden Tecer, kısa sürede ve şiddetli gerçekleşen sağanakların barajları yeterince beslemediğini anlattı.

“Yağışın şiddeti ve yağma miktarı önemli. Eskiden normal yağış seviyeleri vardı ama şimdi bardaktan boşanırcasına dediğimiz şekilde yağmur yağıyor. Bir aylık, belki 6 aylık yağış bir anda boşalıyor. Bu büyük oranda yüzeysel akışta derelere, derelerden de denizlere akıyor. Dolayısıyla barajlarda bir beslenmeye dönüşmüyor. Aynı zamanda yer altı sularına ulaşacak kadar bir sızıntı zamanını kaçırmış oluyoruz. Evet, bir miktar yer altı suları beslemiş olabilir ama kaçak suları dediğimiz, yüzeysel akışa geçen sular ne yazık ki toprakta yeteri kadar emilerek ya da barajları doldurarak istifade edeceğimiz şekilden uzak hale geliyor. Bu dönemde kar yağışının olması gerekiyordu. Asıl barajları ve yer altı sularını dolduracak, besleyecek yağış şekli kar yağışıdır. Ne yazık ki bu bölgede, İstanbul ve Trakya Bölgesi’nde yeteri kadar kar yağışı olmadı. Bu da yer altı sularının ve barajların yeteri kadar dolmamasının sebeplerinden bir tanesi” dedi.

“SUSUZLUKLA PERİŞAN OLACAĞIMIZ DÖNEMLERE ÇOK ADAYIZ”

Tecer, büyük şehirlerde yağmur hasadı ve gri su kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Mevzuat düzenlemesi bulunduğunu ancak uygulamanın hızlandırılması gerektiğini ifade eden Tecer, bireysel tasarrufun da zorunluluk haline geldiğini söyledi:

“Yağan yağmurların sele dönüşüp, akıp gitmesine seyirci kalamayız, kalmamalıyız. Bunun dışında kişisel olarak suyu da tasarruflu kullanmamız gerekiyor. Bunu herkes söylüyor, her zaman söylüyoruz ama artık bu bizim bir yaşam biçimimiz olması lazım. Çünkü ciddi anlamda susuzlukla boğuşacağımız, susuzlukla perişan olacağımız dönemlere çok adayız. Çünkü ocak ve şubatta yağan yağışlar, ne yazık ki bizim algıladığımız gibi; ‘Oh, şükürler olsun, bu sene yağış bol’ diyebileceğimiz bir sezon olmadı. Mevsim normallerinin altında bir yağış oldu. Hızlı ve ani yağışlar şeklinde bu yağışlar gerçekleşti. Dolayısıyla hızlı akışa geçerek biz bunları kaybettik ne yazık ki” diye konuştu.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN