Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından “Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık” temasıyla Elazığ’da düzenlenen 27. TÜRKONFED İş Dünyası Zirvesi’nde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Gazze’de yaşananlarla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Koç, Gazze'de insanlık trajedisine dönüşen soykırımın uluslararası hukukun ve uluslararası kurumların düştüğü aczi gözler önüne serdiğini belirterek, Batılı ülkelerin İsrail’e verdiği desteğe tepki gösterdi.

“AVRUPA'NIN EN UFAK BİR AHLAKİ İNANDIRICILIĞI KALMAMIŞTIR”
Koç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği'nin İsrail'i koşulsuz olarak desteklemesi, Batı'nın yüzkarası olan bu hunhar soykırımı mümkün kıldı. Maalesef artık Avrupa'nın en ufak bir ahlaki inandırıcılığı kalmamıştır ve bunun da hepimizi etkileyen çok vahim neticeleri olacaktır.”
Koç ayrıca Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da sınırların yeniden zor kullanılarak değiştirilebildiği bir dönemi gösterdiğini ifade etti.
“KÜRESEL NİZAM DEĞİŞİYOR”
Dünyanın tarihi kırılmaların yaşandığı bir dönemden geçtiğini belirten Koç, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan ve kurallara dayanan küresel düzenin ciddi şekilde aşındığını söyledi.
Koç, “İş yapmaya alıştığımız küresel nizam değişiyor; rehber sayılan uluslararası kurumlar ve kurallar aşınıyor” dedi.
Konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Daha düne kadar küresel ekonomiye ilişkin kanıksadığımız kabullerimiz vardı. Lakin dünün kabulleri bugünün dünyasını anlamakta artık yetersiz kalıyor. Bugün devletlerin kural-kaide tanımadan, münferit çıkarları uğruna dünyayı kolayca ateşe atabildiğini görüyoruz. Bilgiye ve teknolojiye erişim artarken, beklentilerinin aksine insanlığın akıl ve uzlaşı yolundan uzaklaşmaya başladığına tanıklık ediyoruz.”

“TÜRKİYE BU DENKLEMDE MERKEZİ KONUMDA”
Küresel ekonomide ticaret koridorları, üretim üsleri ve lojistik ağların giderek daha önemli hale geldiğini belirten Koç, Türkiye’nin bu denklemde merkezi konumda olduğunu söyledi.
Türkiye sanayisinin birçok bölgesel rakibine göre daha güçlü ve çeşitli bir üretim altyapısına sahip olduğunu ifade eden Koç, hizmet sektöründe turizmin yanı sıra teknoloji girişimciliği gibi yüksek katma değerli alanlarda da başarılı örnekler ortaya çıktığını belirtti.
“AVRUPA’NIN GERİLEMESİ BİZİ DE ETKİLİYOR”
Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik ilişkilere de değinen Koç, mal ticaretinin yüzde 40’ının, hizmet ticaretinin ise yüzde 30’dan fazlasının Avrupa Birliği ile gerçekleştirildiğini söyledi.
Avrupa’nın ABD ve Çin karşısındaki gerilemesinin Türkiye’yi de olumsuz etkilediğini belirten Koç, Türkiye’nin Avrupa ile güçlü bağlarını korurken ekonomik ilişkilerini Orta Doğu, Kafkasya, Orta Asya ve Afrika gibi bölgelerde çeşitlendirmesi gerektiğini ifade etti.
“KALICI İSTİKRARIN ÖN KOŞULU HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ”
Ekonomik dayanıklılık için hukukun üstünlüğü ve demokratik kurumların önemine dikkat çeken Koç, “Kalıcı istikrarın ön koşulu; kurum ve kurallarıyla eksiksiz çalışan bir demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün hakim olmasıdır. Cumhuriyetimize ve milletimize yakışan da budur” dedi.
Şirketlerin uzun vadeli yatırım kararları verebilmesi için öngörülebilir ve sağlam bir hukuki çerçevenin gerekli olduğunu belirten Koç, bunun ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını da artıracağını söyledi.
“ENFLASYON HALEN ÇOK YÜKSEK”
Yüksek enflasyon ve finansman maliyetlerine de değinen Koç, mevcut ekonomik ortamın sanayi açısından dezavantaj yarattığını belirtti.
Koç, fiyat istikrarının kalıcı şekilde sağlanmasının ve finansman maliyetlerinin yatırımı destekleyecek seviyelere indirilmesinin Türkiye’nin rekabet gücü açısından hayati önem taşıdığını söyledi.
Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatında OECD ülkelerinin gerisinde bulunduğunu belirten Koç, yalnızca üretim yapan değil, teknoloji geliştiren, tasarım yapan ve fikri mülkiyetin sahibi olan bir ekonomik yapıya geçilmesi gerektiğini ifade etti.
Koç, konuşmasını bilime, eğitime ve nitelikli insan yetiştirmeye yapılacak yatırımların Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayarak tamamladı.
