Özel'den AA ve TRT'ye montaj tepkisi: İki elimiz yakanızda, kimse helallik istemesin

Özel'den AA ve TRT'ye montaj tepkisi: İki elimiz yakanızda, kimse helallik istemesin

Silivri’deki Aile Dayanışma Ağı buluşmasında konuşan CHP lideri Özel, 19 Mart operasyonu kapsamında tutuklananlar hakkında yayınlanan montaj görüntüler nedeniyle AA ve TRT’ye tepki gösterdi. Özel, “Bu kadar zulmün bir bedeli olacak. Bu dünyada olmasa öbür dünyada olacak. İki elimiz yakanızda. Kimse helallik istemesin, hiç kimseye hakkımızı helal etmeyeceğiz” dedi.

19 Mart operasyonu kapsamında tutuklanan belediye başkanları ve çalışanların aileleri tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı, 23’üncü buluşmasını Silivri’de gerçekleştirdi. Buluşmaya katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, burada yaptığı açıklamalarda Anadolu Ajansı ve TRT'yi hedef aldı.

Özel, cezaevinde evlenen İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce'nin eşi Filiz Kahveci Gökce ile birlikte yaptığı açıklamada, TRT'nin yayınlarına tepki gösterdi. Özel, “Kocasının mühür çıkan kasasına dolar montajlayan TRT, eşine sor bakalım ne düşünüyor diye. Onun vergisiyle yayın yapıyorsun sen, bizim vergimizle yayın yapıyorsun. Kasadan mühür çıktı, ‘para çıktı’ yalanı attınız. Bu kadar zulmün bir bedeli olacak.” ifadelerini kullandı.

trtt.jpg
TRT'nin montaj görüntüsü

Özel'in açıklamaları şöyle;

“Bu, bundan yedi sekiz ay önce olabilirdi. Niye olmadı? Sırf karşınızda hep birlikte olduğumuz bu kıymetli aileleri, eşleri, çocukları, anneleri, babaları baskı altına almak, onların üzerinden arkadaşlarımızı yıpratmak ve savcıların teklif ettiği iftiranamelerle birbirlerini suçlamalarını ve bulamadıkları kanıtı, suni olarak üretmek için bu zulmü bugüne kadar yaptılar. Türkiye'nin dört bir yanında benzer davalar oluyor, görülüyor, iddialar oluyor. Bu iddialara karşı, iddianame hazırlanıyor hızlı bir şekilde; iki haftada, üç haftada. Buradaki savcıların ‘110 kişilik dosyaya dört günde iddianame hazırladık’ diye kendi rekorlarını söyledikleri var. Ama şu anda aramızda sekiz aydır, dokuz aydır eşinin iddianamesini bekleyen arkadaşlarımız var, oğlunun iddianamesini bekleyen arkadaşlarımız var. Aile dayanışma ağının içinde, çok farklı farklı mağduriyetleri olan ama ortak yanları, sevdikleri bu iktidarı rahatsız etme suçunu işlemiş olan insanlarla birlikteyiz.”

“HAKAN'A İDDİANAME YAZACAKLAR, SUÇ BULAMIYORLAR”

“Burada bugün, ‘Aziz İhsan Aktaş suç örgütünün’ iftiralarına muhatap olan aileler burada. İstanbul Büyükşehir Belediyesi operasyonuna muhatap olan aileler burada. Ve haklarında henüz iddianamesi yazılmamış belediye başkanlarımızın, belediye çalışanlarımızın aileleri burada. Üç ana kategoride, mağdur ailelerle bugün karşınızdayız. Bir an önce iddianamesi yazılmamış arkadaşlarımızın… Örneğin Gaziosmanpaşa. Onun suçu ne biliyor musunuz? Onun suçu, şu anda içeride olmasının sebebi, Hakan’ın Gaziosmanpaşa'dan çok oy alıp,belediye meclisinde Hakan kadar çok oy alamadığımız için, belediye meclisinde çoğunluğumuz olmama suçu var. Bu yüzden Hakan’ı aldılar, tutukladılar. Yerine, içeriden bir AK Partili’yi seçtiler. Hakan'a iddianame yazacaklar, suç bulamıyorlar. Orayı eşeliyorlar, burayı deşeliyorlar. İddianameyi yazsalar Hakan çıkacak, belediyenin başına geçecek. Belediye, AK Parti'den CHP'ye geçecek. Hakan'ın suçu, sorunu bu. ‘O yüzden yazmayalım!’Benzer durumda olan çok sayıda arkadaşımız, maalesef iddianame bekliyor.”

89251c3f-2db1-4997-a304-7971b340ed2a.jpg

“UTANMIYOR MUSUNUZ?”

“Oysa Hakan'ı ilk gözaltına aldıkları gün şöyle yapmışlardı: (TRT Haber mikrofonunu göstererek) Belediyenin kasasından dolar çıktı görüntülerini yayınladı bu kıymetli kardeşlerim, bu canım kardeşim. Ben hemen dedim ki, ‘Olmaz öyle şey. Belediyenin kasasında dolar ne gezer’ dedim. ‘Arama tutanağını getirin’ dedim. Arama tutanağı 15-20 dakika sonra fakslandı. ‘Belediyenin kasasında yapılan aramada, belediyeye ait resmi mühür ve devir teslim sırasında yapılan sunumun içinde olduğu hard disk bulundu’ dediler. Biz, bu kardeşlerimizi mi aradık? ‘Siz kamu yayıncısısınız. Nasıl bu yalanı attınız’ dedik. Dediler ki, ‘Elimizde görüntü yoktu. O görüntüleri bize bu kardeşim yolladı.’ Anadolu Ajansı. ‘Nasıl yaparsınız’ dedik, bunları aradık. Dediler ki, ‘Onlar stok görüntü. Adında yazıyor zaten: Dolar çıkan kasa. Biz, bu görüntüleri bu kardeşlerin hepsine yolladık. Bu kıymetli kardeşimin editörü, o görüntüyü seçmiş. Bizim suçumuz yok’ dedi bu. ‘O görüntüler, bu olaya özel değil’ dedi. ‘O görüntüler, ‘kasadan dolar çıkan’ diye yazınca, o görüntü geliyor önüne’ dedi. Biz bunlara dedik, ‘Utanmıyor musunuz?’ Dediler ‘Utanmadık. Talimat büyük yerden. Biz Hakan'ı suçlu ilan etmek için bu görüntüleri böyle kullandık’ dediler.”

“YALANDAN, İFTİRADAN BIKMIŞ, USANMIŞ DURUMDAYIZ”

“Tayyip Erdoğan savcıya demiş, ‘Hakan'ı al ki belediyeyi ben alayım.’ Sonra bunlara demişler ki, ‘Suçlu göster ki millet demesin niye aldınız’ diyor. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Bu haldeyiz. Yalandan, iftiradan bıkmış, usanmış durumdayız. Ama kimse bizi yıldırabildiğini düşünmesin. Bak burada yılan kimse yok karşınızda. Yılanlar belli. Sabahın beşinde, yılanın sokmayacağı saatte gelip, milletin seçtiği belediye başkanın kapısına o insanları dayandıranlar belli. O vakitte adamı yılan sokmaz. Hangisine söylediniz de gelmedi? Hangisine söylediniz de ifade vermeye gelmedi? Bir belediye başkanı ifade vermeye gitmez mi? Bugüne kadar yüzlerce, binlerce belediye başkanı çağrıldığında ifadeye gitti, iddianameler düzenlendi, yargılandı, beraat eden etti. Suçu olan varsa cezasını çekti. Buna itirazı olan var mı? Yok. Bizim zorumuz, yapılan işin tamamen siyasi olması, algı operasyonu olması, Tayyip Erdoğan’ın iktidarını sürdürmek için yürütülen bir operasyon olmasından kaynaklanıyor. O yüzden, biraz önce Dilek Hanım’ın dediği gibi, bu vakitten sonra artık bu mahkeme için, tutuksuz yargılama şarttır. İstanbul Büyükşehir için tutuksuz yargılama şarttır. Tüm arkadaşlarımız için iddianame yazılması ve tutuksuz yargılama şarttır.”

e62548cc-8ec5-444a-853d-503862fec222.jpg

“BU İNSANLARI İÇERİDE TUTMAK MUSSOLİNİ'NİN ÖN İNFAZ YÖNTEMİDİR”

“Bu insanları içeride tutmak Mussolini'nin ön infaz yöntemidir. Yani yargılamadan önce infaz etmektir. Yani başımızdaki diktatörün rejimi, bu muhalifi içeride tutmak istiyor. ‘O yüzden biz bunu tutukladık’ demek, Mussolini yöntemidir. Bunu Mussolini yapıyordu. Buradaki arkadaşlarımızın bir gün daha tutuklu kalması, Mussolini'nin yargılamadan önce verdiği infazın tatbikidir. Yoksa delilleri topladın, ifadeleri aldın. Oyalandın, aylar geçti. Neredeyse bir yıl oldu, iddianameyi yazdın. Yargılama başladı. Daha ne tutukluluğu yahu? Öyle ki buraya, bu salona, dün, pahalı makam aracından, evinden gelen ‘suç örgütü’ dedikleri yapının başındaki kişi, 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş, tutuksuz yargılanıyor. Neden? Deliller toplanmış. Kaçma şüphesi yok. Varsa, işte ev hapsi vermiş kendince. O evinde oturuyor. Biraz önce konuşan Adana’dan Kadir Aydar, Zeydan Karalar, Oya Tekin; şu anda ceza alsalar yatarları kalmamış olan arkadaşlarımız tutuklular. Öyle ki Zeydan Karalar’ın şu anda hükmü kesinleşse, istediği cezayı verse, eve yollayacak. ‘Yargılama sürüyor’ diye tutuklu oluyor. Olacak iş değil. Bütün mesele, Zeydan gidince Adana’da hizmet edecek, CHP’yi büyütmeye devam edecek. Kadir gidince, kendi ilçesinde hizmet edecek, partisini büyütmeye devam edecek Ceyhan’da. ‘Oya, Seyhan’a gitmesin. Ekrem işin başına dönmesin, kreş açacak, bizi yıpratmaya devam edecek. Hizmet edecek, yıpratmaya devam edecek. Yerime geçecek.’ Bu bir siyasi mücadele, hukuki mücadele değil ki. Siyasi mücadele, siyaset alanında yapılır, mahkeme salonlarında yapılmaz. Mahkeme salonunda yargılama yapılır, soru sorulur, cevap alınır, karar verilir. Bu kadar.”

daad2c9b-ab52-4d32-95a1-603196b87662.jpg

"700 YILLA YARGILANAN AZİZ İHSAN AKTAŞ EVİNDE YATIYOR"

“Bu kadar haysiyet cellatlığının, bu insanların her birisi sabah beşte kapıya polisin dayanmasıyla yürekleri ağzına gelmiş insanlar. Bu muameleyi başkasına yapmıyorlar. Sadece Tayyip Bey’i rahatsız eden siyasilerin annelerine, eşlerine, çocuklarına, kardeşlerine yapıyorlar. 700 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş evinde yatıyor. Ceza alsalar yatarı kalmamış arkadaşlar Silivri’de yatıyor. Böyle saçmalık olur mu? “ Bazı arkadaşlarımız, -hiçbir suçluyu kötülemek istemem ama- suç makinaları ile birlikte, 40 kişilik koğuşlarda yatıyorlar. Psikolojisi bozuk, her an her şeyi yapabilecek bazı kişilerle aynı koğuşu paylaşmak zorunda kalıyorlar. Aziz İhsan Aktaş denen suç makinasını, devletin verdiği 10 tane koruma koruyor. Olmaz. Bunun katlanılır bir tarafı kalmamıştır. Ayıptır. Buradan bir kez daha hatırlatıyorum. Burası Silivri. Buraya ülkenin Genelkurmay Başkanını koydular, Tayyip Bey dedi ki ‘Bu, terör örgütü başkanı.’ Ben de dedim ki o zaman ‘Hayır, bu masum, onurlu bir Türk askeri.’ Buraya Mustafa Balbay’ı koydular, ben ‘O milletvekili’ dedim. O dedi ‘Darbeci.’ İp olsaydı iki kere asmışlardı Mustafa Balbay’ı da İlker Başbuğ’u da. Mehmet Haberal. Biz dedik ki ‘O bir milletvekili ve iyi bir doktor.’ Bunlar dedi ki ‘Darbeci, terör örgütü üyesi.’”

“İDAM KALKMAMIŞ OLSA, BUGÜN ASILMIŞTI BU ARKADAŞLAR!”

“İdam kalkmamış olsa, bugün asılmıştı bu arkadaşlar! Tayyip Erdoğan’ın düzeni, bu arkadaşları asmıştı. Bugün bu arkadaşlara, o suçlamaları yönelten savcıların hepsi ya firari ya hapiste. Mustafa Balbay, 13’üncü kitabını yazıyor namusuyla, alnı açık, başı dik. Mehmet Haberal, organ nakli yapıp hayat kurtarmaya çalışıyor. İlker Başbuğ alnı açık, başı dik, dimdik ortada geziyor. Hepsinin masumiyeti çıktı. Ama onları burada beş yıl yatırdılar. Kim yatırdı? Tayyip Erdoğan yatırdı. Kimin talimatıyla? O zaman Zekeriya Öz’ün talimatıyla. Bu masum insanların eşlerinin çocuklarının babalarını kim yatırıyor? Aynı zihniyet yatırıyor. Bu anneyi evladından ayrı bırakan zihniyet, aynı zihniyet. ‘Rejime düşman bunlar’ diyor. ‘Bunları bırakırsak iktidar değişecek’ diyor. Değişmesin; açlık sürsün, yoksulluk sürsün, sefalet sürsün ve zulüm sürsün! ‘Bunlar içeride sürünsün, ben de keyif süreyim’ diyor. Mesele bundan ibaret. Başka bir şey yok. Yoksa biz neden canlı yayın isteyelim? Ve eğer veremeyeceğimiz cevaplar olsa, AK Parti neden, ‘Canlı yayın olmaz’ desin. Devlet Bahçeli, ‘Canlı yayınlansın’ demiş mi? Tayyip Bey’e sormuşlar, ‘Devlet Bey uygun görmüş, doğru söylemiş’ demiş mi? Ana muhalefet istiyor mu? Hepimiz istiyor muyuz? Ne engel? Engel şu:O günlerde Tayyip Bey’e söylenen, ‘Merak etmeyin, biz bunları tepeledik, dayanamazlar, birbirlerini suçlattıracağız. Ortada para yok ama iftirayla ve itirafla bilmem neyle bu suçun işlendiğine ikna edeceğiz.’”

1bc0eec61-66f3-4665-be2a-371158e3d8df.jpg

CANLI YAYIN TALEBİNE BERBER, SON ÜTÜCÜ, MANAV ÖRNEĞİ

“Anayasa’da diyor ki ‘Bir kişi, gizli tanık da söylese ya da itirafçı da söylese, sırf söylediğinden olmaz. ‘Şu suçu işledi’ deyince, ona bir kanıt da bulacaksın. O bir kanıtı bulamıyorlar; bir kanıtı, bir kanıtı. Yüzlerce suç söylüyor, ‘Şunu yaptı, bunu yaptı, bunu yaptı…’ Herhangi birinde bir kanıt yok. İkinci bir kanıtla destekleyemiyorlar. Aha da o noktadayız. O yüzden canlı yayın yok. İşte Kadir Aydar içeride. İlk ifade veren belediye başkanı. Canlı yayın olsa, bugün tıraş yapan berber, ‘Yok artık ağabey ya görüyor musunuz? Adamı ne ile suçluyorlar, adam ne cevap verdi’ diyecek. Berber tıraşı yaparken, canlı yayında müşterisine -ki o müşteri büyük ihtimalle AK Partili olabilir- ona, ‘Ağabey görüyor musun ya hakikaten haklıymış adamlar’ demesin diye canlı yayın yapmıyorlar. Son ütücü, ütüyü yaparken, ‘Hadi canım, bu kadar da olur mu’ demesin diye canlı yayın verdirtmiyorlar. Manav böyle doldururken mandalinayı, ‘Duydun mu abla ya, 10 aydır bunun için adam içeride tutulur mu’ demesin diye canlı yayın yok. Varsa hodri meydan.”

“NE KEŞKESİ? CANLI YAYIN İÇİN KANUNU ÇIKARALIM”

“Dün MHP’li Sayın Fethi Yıldız, demiş ki ‘Keşke canlı yayın olsa.’ Yahu dedim ki; ne keşkesi? Haftaya Salı, Meclis açılıyor mu? Sabah Feti Yıldız, tek imzalı kanun maddesi, bir cümle… Gerekçe de ‘Kamuoyunun yakından takip etmesi için canlı yayın yapılabilir.’ Bir madde, bir yürürlük maddesi. İki maddelik kanunu koy oraya kardeşim, yaz gerekçesini. Öğleden sonra Adalet Komisyonu’nda görüşülecek. Konu bu kadar net. Kabul edenler, etmeyenler. Edildi! 48 saat bekleme süresi var kanunun sadece. Ama bütün gruplar ister, imza atarsa, Danışma Kurulu’nda süreye uyulmayabiliyor içtüzük gereğince. Öne çekebiliyorsun acil durumlarda. O imzayı da vereceğiz, ben vereceğim, herkes verecek, bütün partiler. Salı günü akşam 19.30’da sıra sayısı basılmış, dağıtılmış şekilde Genel Kurulda. Söz de talep etmiyoruz. Kamuoyu biliyor, hepimiz söz vermişiz. Oya sunulacak, 19.35’te kanun geçecek. 20.00’de Saray’da. Madem Tayyip Bey diyor ki ‘Bahçeli’yi kırmam, yaparım.’ 20.30’da onayda. Gece 12.00’de Resmi Gazete’den çıkar arkadaşlar. Bunun önünde hiçbir engel yok. ‘Var’ diyen çıksın ortaya. Haftaya Salı günü, 24.00’te, bu kanun Resmi Gazete’de yayımlanmış olur. Hodri meydan. Sen, tıraş yapan berberi ve son ütücü ağabeyi,

1321ae517-7469-437b-a36a-c87604d43340.jpgmanavdakini ikna edebileceğini düşünüyorsan çık karşımıza.”

“BAK BU KADAR AİLE CANLI YAYIN İSTİYORUZ”

“Biz güveniyoruz arkadaşlarımıza. Biz arkadaşlarımıza, kardeşlerimize güveniyoruz kardeşim. Bak bu kadar aile çıkmış, gözünüzün içine bakarak, canlı yayın istiyoruz. Ve artık bırakın evlatlarımızı, eşlerimizi, kardeşlerimizi, babalarımızı eve gelsinler, evden mahkemeye gelsinler istiyoruz. Adam gelmiş, burada dedi ki ‘4 milyon lira verirseniz, babanızı serbest bırakırım.’ Aile de geldi bize dedi ki ‘Bir avukat geldi, böyle yaptı. Bize de savcının sesini dinletti. Savcıyla telefonda konuştu.’ Aldık bunları, şikâyet ettik. Yani parayı vermediler, paraları yok. Şikâyet ettik. Ben dilekçeyi verdiğimde, adam telefonunu İstanbul’da bıraktı, başkasından ödünç bir arabaya bindi, Antalya’dan tekne ayarladı. Antalya’da, tekneye 52 kilometresi kalmışken, jandarma durdurdu, gözaltına aldı. Getirdi buraya. Bu avukatı, ‘İftira atarsanız 4 milyon lira verir ve birbirinizi suçlarsanız babanızı bırakırım’ diyen avukatı, yurt dışına kaçarken yakaladılar. O tutuklu değil arkadaşlar. Ona ev hapsi verdiler. Onun ‘kaçma şüphesi yok’ yani! Böyle cezaevine koymaya gerek yok onu. Bu mu adalet?”

“SÖZDE TOPUKLU EFE, TOPUKLAYIP DA KAÇINCA AK PARTİ’YE…”

“Onlar, o cezaevine girmeyecek... Aziz İhsan Aktaş 700 yılla yargılanıyor. Adam diyor ki ‘Ben buradaki herkese rüşvet verdim.’ ‘İspatla.’ ‘İspatım yok.’ ‘Suç örgütü kurdum ben’ diyor. ‘Biz Türkiye’deki bütün belediyelerde bu suçu işledik’ diyor. O tutuksuz yargılanıyor. İftira ettikleri tutuklu. Peki söyledikleri içinde kim var? En çok bu işi nerede yapmış? Aydın Büyükşehir’de. O nerede? Tayyip Bey’in kolunun yayında. Tayyip Bey’in dibinde. Tayyip Bey onu övüyor şimdi. Neden? Çünkü Aziz İhsan Aktaş’ın iş yaptığı bütün CHP’li belediyelere iftira attırdılar. Aydın’ın iftirasından önce Aydın’a gösterip, ‘Ya Silivri’ye gireceksin ya AK Parti’ye geçeceksin’ dediler. AK Parti’ye geçti diye, hanımefendi el üstünde. Tayyip Bey onu övüyor, ‘Sosyal belediyeciliğin en iyi uygulamasını yapıyor’ diyor. Düne kadar iftira attırıyordu, içeri attırıyordu. Sözde topuklu efe, topuklayıp da kaçınca AK Parti’ye, onun oğlu yok mesela burada. Neden yok? Çünkü onlar AK Partili. Böyle bir şey var mı? Bütün vatandaşlara soruyorum: Bir iftiraya muhatap olan CHP’liyse, partisinde kalıyorsa,hapse girecek. Evlatları, eşleri bu hale gelecek. AK Parti’ye geçiyorsa hayat sürecek!”

“ŞU ÇOCUĞUN GÖZÜNÜN İÇİNE BAKIN DA ‘BU ÜLKEDE ADALET VAR’ DEYİN BAKALIM”

“Şu çocuğun gözünün içine bakın da ‘Bu ülkede adalet var’ deyin bakalım. Bu annenin bakın gözünün içine, bu eşin gözünün içine bakın, ‘Bu ülkede adalet var’ deyin. Bu Filiz Hanım, Buğra’nın eşi. Haziranda nikahları vardı. Buğra içeride diye, nikah burada yapıldı. Benim nikah şahidi. Filiz Hanım’a nikahının fotoğrafını vermediler. Cezaevinde nikah kıyıldı, fotoğrafını vermiyorlar zulüm olsun diye. Bak benim olduğumu da verme. 60 poz çektiler orada. Bir tek Filiz ile Buğra’nın fotoğrafını vermiyorlar. Şu Filiz Hanım’ın bakın da gözünün içine -Anadolu’daki teyzeme söylüyorum- bu yeni geline reva mı bu? Bu yeni gelinin gözüne bakın da ‘İyi yapıyor Tayyip Bey’ deyin. Yapmayın arkadaşlar. İnsafı olan, vicdanı olan bu işlerden vazgeçsin artık. Bir yıllık evli. (seçilmiş Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin eşi Gözde Bahçetepe’yi yanına çağırdı.) Bakın onun gözünün içine. Kocasının mühür çıkan kasasına dolar montajlayan TRT; al, ‘Ne diyorsun?’ diye sor bakalım. Sor. Onun vergisiyle yayın yapıyorsun sen. Bizim vergimizle yayın yapıyorsun. Kasadan mühür çıktı. ‘Para çıktı’ yalanı attınız. O gün daha beş aylık evliydi.”

“BU KADAR ZULMÜN BİR BEDELİ OLACAK ELBET”

“Nasıl biliyorsa Allah sizi öyle yapsın. Nasıl biliyorsa Allah sizi öyle yapsın. Bu kadar zulmün bir bedeli olacak elbet. Bu dünyada olmasa öbür dünyada olacak. İki elimiz yakanızda. Kimse helallik istemesin. Hiç kimseye hakkımızı helal etmeyeceğiz. Hani böyle ‘Helal ediyor musun?’ diye soruyorlar ya. Vallahi de billahi de bu zulmü yapanlara hakkımız helal değildir, helal etmeyeceğiz. Yazıklar olsun. Yazıklar olsun bu düzeni kurana, savunana, sürdürene. Yazıklar olsun hepinize. Bak, bu insanların gözünün içine bir bak. Aile Dayanışma Ağı. Ne yapıyor bunlar biliyor musun? Birbirlerine tutunuyorlar ki düşmesinler diye. Siz düşeceksiniz, siz. Sizi düşüreceğiz. Siz düşeceksiniz. İktidardan da düşeceksiniz. Haksız yere oturdunuz o kürsülerden de düşeceksiniz. Hepiniz hesap vereceksiniz. Hepiniz hesap vereceksiniz. Bu yeni gelinin masumiyetine, bu genç evlinin masumiyetine, bu annenin gözyaşında boğulacaksınız. Başka bir diyeceğim yoktur.”

16f04c7f3-384e-4d00-a4ec-577fd163d965.jpg

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN