Panorama TR, Türkiye siyasetini sarsan iki ana eksenin —yeni yasal düzenlemeyle başlayan silahsızlanma süreci ile CHP'de yaşanan 'butlan' tartışmaları sonrası Yeni Parti'nin kurulması— ardından ilk kez sahaya çıktı. Araştırma Direktörü Hatem Ete, gazeteci Ruşen Çakır’ın YouTube yayınında Eylül 2026 araştırmasının öne çıkan bulgularını paylaştı. Anket sonuçları; muhalefet tabanındaki radikal yer değiştirmeleri, milliyetçi oylardaki hareketliliği ve iktidar blokunun oy sınırlarını gözler önüne serdi.
YENİ PARTİ YÜZDE 20'Yİ AŞTI, CHP YÜZDE 2'YE GERİLEDİ
Anketin en çok merak edilen başlıklarından biri olan "muhalefetin yeni adresi" tartışmasında tablo netleşti. Eski CHP seçmeninin büyük kısmını konsolide eden Yeni Parti, ilk ölçümde yüzde 20-21 bandına yerleşti. Buna karşılık CHP, doğrudan tercihlerde yüzde 2 küsurlara kadar geriledi.
Sonuçları değerlendiren Hatem Ete, şu tespitlerde bulundu:
"Yeni Parti ilk eşiği aşmış gözüküyor. Eskiden doğrudan tercihlerde yüzde 25 bandında olan CHP seçmeninin ana gövdesini yanına çekti ve CHP’yi marjinal bir oy oranına hapsetti. Ancak ikinci parametrede henüz sınav bitmedi. Bölünmemiş CHP'nin geçmişte AK Parti ile başa baş giden ya da zaman zaman birinci parti çıkan oy gücüne henüz ulaşamadı. AK Parti ile arasındaki makas 3-4 puan açılmış durumda. Ayrıca seçmen nezdinde 'bu iktidarı değiştirebilir' vekâletini tam olarak alabilmiş değil. Önümüzdeki büyük kongre süreci bu algı açısından kritik olacak."
ÇERÇEVE YASADAKİ BELİRSİZLİK YENİ PARTİ TABANINDA HEYECANI DÜŞÜRDÜ
Hatem Ete ve Ruşen Çakır, Meclis'te 467 oyla kabul edilen silahsızlanma çerçeve yasasında Yeni Parti yönetiminin sergilediği tutumun tabanda yarattığı rahatsızlığa da dikkat çekti. Genel Başkan Özgür Özel’in "evet", parti milletvekillerinin çoğunluğunun ise "hayır" oyu vermesinin kafa karışıklığı yarattığını vurgulayan Ete:
"Ana muhalefet iddiasındaki bir merkezin böyle kritik konularda nötr kalma ya da bölünmüş görüntü verme lüksü yoktur. Hem evet hem hayır tutumu ne süreci destekleyenleri ne de karşı çıkanları tatmin etti. Liderlikle grubun ayrışması zafiyet olarak algılanır ve partiye fayda değil zarar getirir." uyarısında bulundu.
İKTİDAR BLOKU YÜZDE 40 EŞİĞİNE TAKILDI
Anket verilerine göre Cumhur İttifakı'nın oy oranlarındaki durağanlık devam ediyor. Kararsızlar dağıtılmadan önce AK Parti ve MHP’nin toplam oyu yüzde 29.1 seviyesinde kalırken; kararsızlar dağıtıldıktan sonra dahi Cumhur İttifakı yüzde 39.6 ile yüzde 40 eşiğinin altında kaldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kişisel beğeni ve onay oranının partisinden yüksek olduğunu belirten Ete, buna rağmen yüzde 50 barajı için bu desteğin yetersiz kaldığını söyledi. İktidarın yeni bir toplumsal rıza üretmek yerine muhalefeti ayrıştırma ve yıpratma stratejisine yaslandığını ifade eden Ete, inisiyatifin siyasetçilerden ziyade yargı ve idari mekanizmalara bırakılmasının tabandaki oy potansiyelini artırmadığını kaydetti.
MİLLİYETÇİ HAVUZDA İYİ PARTİ ATAĞI: MHP’Yİ GERİDE BIRAKTI
Anketin sürpriz sonuçlarından biri de milliyetçi partiler cephesinde yaşandı. İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti’nin toplam oy havuzunun yüzde 12-13 bandında sabit kaldığını belirten Ete, havuz içi dağılımda dengelerin değiştiğini aktardı:
İYİ Parti: Doğrudan tercihlerde yüzde 5 bandına otururken, kararsızlar dağıtıldığında yüzde 6.7 - 7 seviyesine ulaşarak yüzde 7'lik seçim barajı sınırına dayandı ve MHP'nin önüne geçti.
Zafer Partisi: İstikrarlı seyrini sürdürerek MHP oy oranını yakalama noktasına geldi.
Anahtar Parti: Önceki aylardaki yükseliş ivmesini kaybederek milliyetçi blok içinde üçüncü sıraya geriledi.
Ete, İYİ Parti'deki bu toparlanmayı hem CHP-Yeni Parti ayrışmasında kararsız kalan seküler-milliyetçi seçmenin yönelişine hem de partinin Meclis grubu ve kurumsal hafıza avantajına bağladı.
SİLAHSIZLANMA SÜRECİNE DESTEK YÜZDE 50'NİN ÜZERİNDE
Meclis'ten geçen yasal düzenleme sonrasında kamuoyunun çözüm ve silahsızlanma sürecine bakışı da mercek altına alındı:
Genel Destek: Sürece genel kamuoyu desteği yüzde 50'nin üzerinde kalmayı sürdürdü.
"PKK Silah Bırakır mı?": İnanışta kısmi bir toparlanma olsa da toplumun çoğunluğunda (yüzde 50'nin üzerinde) örgütün süreçten vazgeçeceğine dair güvensizlik devam ediyor.
Somut Adımlar: Konu somut başlıklara geldiğinde destek oranları kademeli olarak düşüyor. Kayyımların kaldırılmasına destek yüzde 50'ye yakın seyrederken; Selahattin Demirtaş'ın tahliyesine destek yüzde 40'lar civarında, Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşullarının iyileştirilmesine yönelik destek ise yüzde 10-20 aralığında ölçüldü.
Olası tahliyeler ve sınır ötesinden geri dönüşler başladığında kamuoyu tepkisinin sertleşebileceğini belirten Ete, iktidarın süreci kapalı kapılar ardından çıkarıp şeffaf ve proaktif bir iletişim stratejisiyle yönetmemesi halinde ciddi bir toplumsal teyakkuz riski doğabileceğini ifade etti.
CUMHURBAŞKANLIĞI YARIŞI: 'DİĞER' SEÇENEĞİNDE PATLAMA
Cumhurbaşkanlığı adaylığına yönelik açık uçlu soruda seçmen eğilimlerinde çarpıcı dalgalanmalar kaydedildi:
- Ekrem İmamoğlu: Tutukluluk sürecinin ve siyasi yasak ihtimalinin seçmen algısına yerleşmesi nedeniyle oy oranı gerilese de birinci sıradaki yerini korudu.
- Mansur Yavaş: Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşme ve CHP-Yeni Parti sürecindeki konumu sonrası popülaritesinde belirgin bir düşüş yaşayarak ikinci sırada yer aldı.
- Özgür Özel: Desteğini sınırlı düzeyde artırdı.
- "Diğer" Aday Arayışı: En dikkat çekici sıçrama bu kategoride yaşandı. Önceki araştırmada yüzde 5.2 olan "Diğer" seçeneği, Eylül anketinde yüzde 13.2'ye fırlayarak seçmenin yeni alternatif isim arayışında olduğunu gösterdi.
Muhalefetteki dağınıklığın seçmen psikolojisini etkilediğini belirten Hatem Ete, bu tablonun doğrudan "Seçimi Erdoğan kazanır" algısını güçlendirdiğini, "Muhalefet adayı kazanır" kanaatini ise zayıflattığını vurguladı.
GÜNDEMDEKİ FON SKANDALI AK PARTİ TABANINI ZORLUYOR
Son dönemde kamuoyunu sarsan fon soruşturması ve rüşvet iddialarının siyasal etkilerine de değinen Hatem Ete, ekonomik kriz ortamında bu tür iddiaların iktidar açısından ciddi bir hasar potansiyeli taşıdığını belirtti:
"Süren bir ekonomik kriz varken, iktidar çevrelerinden birilerinin zenginleştiği ve buna göz yumulduğu algısı pekişirse bunun faturası ağır olur. AK Parti tabanında hissedilir bir rahatsızlık var. Sorumluluk en nihayetinde iktidara ve Sayın Erdoğan'a atfedilir. İktidarın bu işin üstüne gerçekten gidip gitmeyeceği ya da bunu sadece parti içi bir tasfiye perdesi olarak mı kullanacağı önümüzdeki aylardaki oy hareketliliğini belirleyecektir."
