Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarda İstanbul depremi riskinin sadece fay hattının üreteceği sarsıntı büyüklüğüyle (magnitüd) ölçülmesinin eksik bir yaklaşım olduğunu belirtti. Marmara Denizi'ndeki fayın aletsel dönemde ürettiği 1963 ve 2025 yıllarındaki 6+ büyüklüğündeki depremlerin gerçek kaynak potansiyelini yansıttığını ifade eden Bektaş; zemin yapısı, rezonans ve dalga odaklanması gibi faktörlerin İstanbul’daki yıkım etkisini 7+ büyüklüğündeki bir deprem seviyesine çıkarabileceğini vurguladı.
Prof. Dr. Osman Bektaş'tan ezber bozan Avcılar analizi: Yıkım 'zemin büyümesi'nden kaynaklı
Muğla açıklarında 4,1 büyüklüğünde deprem: Prof. Dr. Bektaş'tan 'deprem kümesi' uyarısı
"DEPREM BÜYÜKLÜĞÜ HASARA EŞİT DEĞİLDİR"
Deprem parametrelerinin karmaşıklığına değinen Prof. Dr. Bektaş, halk arasında yaygın olan "büyük deprem" algısının sadece fayın kırılma şiddetiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Bektaş, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
"Sonuç: Deprem büyüklüğü deprem hasarına eşit değildir. 1509, 1766 M7+ İstanbul tarihsel depremleri (Ambraseys, 20001) fayın gerçek, kaynak deprem büyüklüğünü vermez."
İSTANBUL DEPREMİ RİSKİNI
— Prof. Dr. Osman Bektaş (@profobektas) January 11, 2026
yalnızca fayın üreteceği büyüklükle açıklamak eksiktir.
Ana Marmara Fayı’nın aletsel dönemde ürettiği 1963 ve 2025 M6+ depremleri gerçek kaynak potansiyelini gösterirken, Silivri–İstanbul arasındaki genç doğu-batı uzanımlı havza bu depremleri büyütmekte;
İSTANBUL’UN ALTINDAKİ "GENÇ HAVZA" RİSKİ BÜYÜTÜYOR
Silivri ile İstanbul arasında uzanan genç, doğu-batı uzanımlı havzanın deprem dalgaları üzerinde bir çarpan etkisi yarattığına dikkat çeken Bektaş, bu jeolojik yapının sarsıntıları şiddetlendirdiğini belirtti. Bektaş’a göre, 2025 yılında yaşanan 6.2 büyüklüğündeki deprem ve geçmiş örnekler, bu havzanın deprem enerjisini nasıl büyüterek yüzeye ilettiğini kanıtlar nitelikte.
HASARI ARTIRAN ÜÇ KRİTİK FAKTÖR
Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul'da beklenen olası bir depremin yüzeyde neden çok daha şiddetli hissedileceğini üç ana başlıkta özetledi:
Zemin Büyütmesi: Yumuşak zeminlerin deprem dalgalarının genliğini artırması.
Rezonans: Bina salınım periyodu ile zemin salınım periyodunun çakışarak sallantıyı şiddetlendirmesi.
Dalga Odaklanması: Deprem dalgalarının havza yapısı içinde belirli bölgelerde toplanarak yıkım gücünü artırması.
Bu faktörler nedeniyle, fayın üreteceği enerji 6.5 veya 7 olsa dahi, İstanbul genelinde hissedilecek ve binalara yansıyacak olan hasar düzeyinin 7+ şiddetine ulaşabileceği uyarısı yapıldı.
