Ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç, Silivri’deki kapalı ceza infaz kurumu kompleksi içinde bulunan duruşma salonlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski danışmanlarından olan Özgenç, 13 Mayıs 2026’da Silivri’ye giderek mevcut ve yapımı süren duruşma salonları hakkında gözlem yaptığını açıkladı.
Özgenç, özellikle çok sayıda sanığın yargılandığı davalar için kullanılan ve yeni inşa edilen büyük duruşma salonlarının adil yargılama açısından ciddi sorunlar barındırdığını söyledi.
“YARGILANANIN GÖZÜNÜN İÇİNE BAKILABİLMELİ”
Prof. Dr. Özgenç, ceza yargılamasında hâkim, sanık ve tanık arasındaki fiziksel mesafenin önemine dikkat çekti.
Duruşmada yargılanan kişi ile tanıkların, yargılamayı yapan mahkeme heyeti tarafından doğrudan gözlemlenebilmesi gerektiğini belirten Özgenç, “Göz yalan söylemez. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için yargılananın ve tanığın gözünün içinin görülmesi, yargılama faaliyeti bakımından önemlidir” ifadelerini kullandı.
Özgenç’e göre çok büyük salonlarda kurulan yargılama düzeni, mahkemenin sanık ve tanıkla doğrudan temas kurmasını zorlaştırıyor.
“SANIK İLE MÜDAFİİ HEMEN VE GİZLİ ŞEKİLDE İLETİŞİM KURABİLMELİ”
Özgenç, adil yargılamanın bir diğer temel unsurunun da sanık ile avukatı arasındaki doğrudan ve gizli iletişim olduğunu vurguladı.
Sanığın, kendisine yöneltilen bir soruya cevap verip vermemesi gerektiğini avukatına hemen sorabilmesi gerektiğini belirten Özgenç, müdafiin de sorgu sırasında sanığı hukuka uygun biçimde yönlendirebilmesinin zorunlu olduğunu kaydetti.
Özgenç, bu nedenle sanık ile müdafii arasındaki mesafenin, başkalarının duyamayacağı şekilde hızlı ve doğrudan iletişim kurmaya elverişli olması gerektiğini ifade etti.
“SİLİVRİ’DEKİ SALONLAR ADİL YARGILAMAYLA BAĞDAŞMIYOR”
Prof. Dr. Özgenç, Silivri’deki duruşma salonlarının bu iki temel ilkeye uygun olmadığını savundu.
Özgenç, “Silivri’deki duruşma salonları, adil yargılamanın bu iki temel ilkesiyle bağdaşmayacak şekilde tasarlanmış ve inşa edilmiştir” değerlendirmesini yaptı.
YENİ SALON İÇİN SERT ELEŞTİRİ: “1200 KİŞİLİK CEZA DAVASI OLMAZ”
Özgenç’in en sert eleştirisi ise inşası tamamlanmak üzere olan yeni büyük duruşma salonuna yönelik oldu.
Yeni salonun, aynı davada 1200 kişinin aynı suçlama ya da suçlamalarla aynı anda yargılanabileceği şekilde tasarlandığını belirten Özgenç, böyle bir yargılamanın ceza muhakemesi ilkeleriyle bağdaşmayacağını söyledi.
Özgenç, “Bir ceza davasının 1200, 900 ve hatta 400 kişi sanığı olamaz. Bu kadar sayıda kişinin yargılandığı davada adil bir yargılama yapılamaz ve maddi gerçek ortaya çıkarılamaz” dedi.
“BİR AKIL TUTULMASININ YANSIMASI”
Prof. Dr. Özgenç, çok sanıklı davalar için hazırlanan dev duruşma salonunun tasarımını ve inşasını ağır sözlerle eleştirdi.
Özgenç, “Söz konusu duruşma salonunun tasarım ve inşasının, bir akıl tutulmasının yansıması olduğunu değerlendirmekteyim” ifadelerini kullandı.
13 Mayıs 2026 günü Silivri’ye giderek, kapalı ceza infaz kurumu kompleksinde mevcut ve yapılmakta olan duruşma salonları ile ilgili olarak mümkün olduğunca gözlemde bulundum.
— İzzet Özgenç (@izzetoezgenc) May 14, 2026
Duruşmada yargılananın, tanıkların yargılamayı yapan(lar)la arasında, gözünün içinin görülebileceği…
