Denizli'nin Buldan ilçesi Yenicekent bölgesinde meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki sığ odaklı depremin ardından uzman değerlendirmeleri gelmeye devam ediyor. Jeolog Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, kişisel yayın kanalı üzerinden yaptığı açıklamada, sarsıntının Ege Bölgesi'nin en aktif ve riskli fay zonlarından birinde gerçekleştiğini belirtti. Üşümezsoy'un değerlendirmelerinin odağında, bölgenin tektonik yapısının yanı sıra bu fay hattının Hristiyanlık tarihindeki yeri ve antik dönemdeki büyük depremlerin dini metinlere yansıması yer aldı.
MANİSA'DAN DENİZLİ'YE UZANAN RİSKLİ HAT
Sarsıntının meydana geldiği hattın Batı Anadolu'nun sismik açıdan en kritik kırıklarından biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Üşümezsoy, fayın coğrafi rotasını detaylandırdı. Hattın Manisa Spil Dağı eteklerinden başlayarak Turgutlu, Salihli, Alaşehir, Sarıgöl ve Buldan üzerinden Denizli ile Pamukkale'ye kadar uzandığını aktaran uzman isim, bu bölgenin sürekli sismik gerilim biriktirdiğini vurguladı. Batı Anadolu'nun saat yönünün tersine dönmesiyle oluşan tektonik hareketliliğin bu yırtılmaları yarattığını kaydeden Üşümezsoy, 1969 yılında aynı hat üzerinde, Alaşehir'de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki yıkıcı depremi hatırlatarak bölgedeki yüksek deprem riskine işaret etti.
KIYAMET TASVİRLERİNİN JEOLOJİK KÖKENİ
Açıklamalarında jeolojik verileri bölgenin antik tarihiyle birleştiren Üşümezsoy, fay hattının Hristiyanlık inancı açısından taşıdığı sıra dışı öneme dikkat çekti. İncil'in 'Vahiy' (Apokalips) bölümünde bahsedilen ve kıyamet sahnelerinin anlatıldığı Yedi Kutsal Kilise'nin (Bergama, Efes, İzmir, Salihli, Alaşehir, Laodikya) tam olarak bu aktif fay hattı üzerine inşa edildiğini belirten Üşümezsoy, tarihi metinlerdeki felaket tasvirlerinin sismik bir temeli olduğunu savundu. Prof. Dr. Üşümezsoy konuya ilişkin tespitini şu sözlerle aktardı:
"İncil'de yer altından çıkan güçlerin şehirleri bir gecede yok edeceği yönündeki kıyamet ve felaket inancı, aslında bu fay hattı üzerinde tarih boyunca yaşanan büyük ve yıkıcı depremlerin o dönemki toplumların zihninde bıraktığı sarsıcı izlerden kaynaklanmaktadır."

